Geçtiğimiz hafta 32. İstanbul Kitap Fuarı’nı ziyaret ettim, Paul Greengrass’ın son filmi “Captain Phillips”i izledim, İş Sanat’ın BİFO ve Özgür Aydın’ı buluşturan Açılış Konseri’ni ve Pink Martini’nin yeni albümü “Get Happy”i dinledim. Yaşamakla kalmadım, paylaşmak istedim:

32. istanbul kitap fuariBir Etkinlik: 32. İstanbul Kitap Fuarı

Her yıl şehirlerarası denilebilecek bir yolculuğa çıkmayı göze alıyor ve bir yıllık ihtiyacımı karşılayacak sayıda kitabı indirimli olarak alıyorum. Evet aylardan Kasım, Bulgaristan yönüne doğru boş bir çantayla yolculuğa çıkıp onu Kitap Fuarı’nda kitaplarla doldurma zamanı!

Dün tüm günümü feda ederek 32. İstanbul Kitap Fuarı’nı ziyaret ettim ve 19 kitapla geri döndüm. Listemde yer almasına rağmen yıl içinde bir ara almak üzere erteleyerek almadığım kitaplar olduğu gibi, standları incelerken dikkatimi çeken ve almaya karar verdiğim kitaplar da oldu her zamanki gibi. Gördüğünüz gibi şiirden öyküye, romandan edebiyat dışı eserlere ilginç bir ganimetim var:

Çalışanlarının ilgisi ve bilgisi, yayınlarının çeşitliliği ve orijinalliği nedeniyle Sel Yayıncılık, Siren Yayınları ve Domingo Yayınevi’ne karşı boş olmadığımı söylemek isterim. Seviyorum onları.

captain phillips

Bir Film: Captain Phillips

captain phillips

Bourne serisinin son iki filmi ve “United 93″de imzasını olan İngiliz yönetmen Paul Greengrass’ın yeni filmi “Captain Phillips” sezonun iddialı filmlerinden. En İyi Film, En İyi Yönetmen ve Tom Hanks için bir En İyi Erkek Oyuncu adaylığı dahil birçok Oscar kategorisi için yapılan tahminlerde adı geçiyor filmin.

“Captain Phillips”, 2009 yılında Somalili korsanlar tarafından kaçırılan Maersk şirketinin sahip olduğu Alabama gemisinin kaptanı Kaptan Phillips’in ve mürettebatının yaşadığı korku ve gerilim dolu anları konu alıyor. İngiliz olmasına rağmen Amerikan milliyetçisi Hollywood yapımlarında oldukça iddialı bir isim olmaya başladı Paul Greengrass, bu filmde öğrendiğimiz ilk şey bu oluyor. Fakat ne yazık ki teknik dallarda; daha önceki Greengrass filmlerinde göz kamaştırıcı boyutlara ulaşan kurguda da, görüntü yönetimi ve müzikte de başarıyı yakalamamış film. Tom Hanks’in çok konuşulan oyunculuğunun yalnızca filmin sonlarına doğru ortaya çıkışı beni hayalkırıklığına uğratırken, Brakhad Abdi başta olmak üzere Somalili korsanları canlandıran oyuncuların filmin asıl yıldızları olduğunu söyleyebilirim. Yine de “Captain Phillips” yılın iyi filmleri arasında yerini şimdiden garantiledi benim için. Baştan sona sizi koltukta dik tutmayı başaran ve izlemeyi kesinlikle hak eden bir yapım.

iş sanat açılış konseri

Bir Konser: İş Sanat 14. Sezon Açılış Konseri

İş Sanat’ın 14. sezonu, geçtiğimiz hafta sonu, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve piyanist Özgür Aydın ile yaptı açılışını. Bu aralar tesadüfen dört bir yanda denk gelerek her geçen gün yeni bir eserini keşfettiğim Brahms’ın re minör piyano konçertosu ve Berlioz’ün fantastik senfonisi vardı programda. Özgür Aydın ustalık gerektiren konçertoyu layığıyla çaldı. İkinci yarıda orkestranın seslendirdiği fantastik senfoniyi henüz dinlememiş olanların dinlemesini şiddetle tavsiye ederim. Klasik müzikteki “idefiks” (sabit fikir) teriminin en iyi şekilde tanımlandığı, hikayesi etkileyici ve eğlenceli bir eser kendisi. Biste de Fransız bestecilerden devam ederek Bizet’nin L’Arlésienne süitinin “Farandole” bölümüyle veda etti BİFO. Bir kez daha, BİFO’nun vurmalı grubunun dünyanın en iyilerinden olduğuna dair inancım arttı bu konserde. Bu açılışın ardından yıl boyunca harika solist ve orkestraları ağırlamaya devam edecek İş Sanat. Hilary Hahn’dan Maxim Vengerov’a, Joshua Bell’den Sol Gabetta’ya birçok heyecan verici isim var sezonda.

iş sanat - bifo

Bir Albüm: Get Happy, Pink Martini

pink martini - get happy

Henüz 2000′li yılların başlarında başta “Je ne veux pas travailles” olmak üzere “Sympatique” albümündeki tüm şarkılara hayran kalarak dinlemeye başladığım Pink Martini, yıllar içinde Türkiye’yi sık sık ziyaret eden ve her yeni albümleriyle farklı kültürleri, dilleri ve ezgileri keşfetmemi sağlayan vazgeçilmez bir grup haline geldi. 3 kez canlı izledim onları ve hiçbirinde (gerçekte kendilerini tekrarlamış olsalar bile) kendilerini tekrarlıyorlarmış hissiyatı yaratmadılar.

Pink Martini’nin yeni albümü “Get Happy”, geçtiğimiz aylardaki (izleyemediğim) son Türkiye konserlerinden hemen sonra raflarda şimdi. Almanca-İngilizce bir şarkıyla, “Ich Dich Liebe” ile başlıyor albüm, -ki en az “Amado mio” kadar görkemli bir giriş şarkısı olduğunu düşündüm ilk dinlediğim anda. Albümde hayranı olduğum Rufus Wainwright ile iki Phyllis Diller ile de bir düet yer alıyor. (Phyllis Diller’da daha önceki Jimmy Scott düeti “Tea for Two”daki huzuru buldum.) Birçok insan gibi benim de çok sevdiğim “Quizas Quizas Quizas” ve “Sway”in yorumları da pek güzel olmuş. Her konserlerinde söyledikleri “Üsküdar’a Gider İken”i de sonunda albümlerine koymuş olduklarını hatırlatayım.

Not: Her zamanki gibi bu Pink Martini albümünde de dinlemeye katlanamadığım iticilikte şarkılar yok değil: Özellikle bir Marvel ‘villain’i ses tonuyla söylenen, “ZUNZUNZUNZUNZUNZUNDOKO!” melodisinin kabuslarınıza girmesine neden olacak “Zundoko” şarkısından uzak durmanızı tavsiye ederim. Ama tabii zevkler, renkler…

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?