16-26 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin biletleri bugün satışa çıktı. Merakla beklediğiniz, tüm dünyada göz önünde olan, aday ve ödül listelerinde bol bol adını gördüğünüz o hit filmlerin zaten farkındasınızdır ve biletlerinizi çoktan almışsınızdır. Bu yazının konusuysa, keşfedilmeyi bekleyen, benim de oldukça merak ettiğim diğerleri…

Christine | Antonio Campos

RTOA9788.jpg

Yıllar önce Antonio Campos‘un ilk filmi Afterschool‘u yine !f’te izlemiş, hayran kalmıştım. Campos, gençliğin, şiddetin ve ölümün kesiştiği noktanın etrafında gezinerek, psikolojinizi uzun süre etkisi altına alacak bu başarılı ilk filmin ardından yaratıcı bir gerilim olan Simon Killer‘ı çekmişti. Yönetmen yeni filminde, kısa ama etkili filmografisinin psikolojik olarak zorlayıcı ve şiddete meyilli haletiruhiyesinden vazgeçmeden yaşanmış bir olaya odaklanıyor ve yaşamış bir insanı anlatıyor. Christine, 1970′lerde televizyon muhabirliği yapan Christine Chubbuck‘tan alıyor adını. Film, hırslı ve başarılı bu kadının yükseldikçe göz ardı etmek zorunda kaldığı değerleri sonucu bozulan psikolojisi sonucu vardığı noktayla şok edecek gibi duruyor. Tarih en büyük spoiler‘dır malum, olacaklardan habersizseniz, gerçek Christine’in adını aratmayın.

 

Welcome to Norway | Rune Denstad Langlo

if - welcome to norway

Çok sevdiğim Kuzey Avrupa sinemasını ve Kuzey Avrupa mizahını günümüz dünyasının gündemi en çok meşgul eden konularından biriyle kesiştiren Welcome to Norway, iflas etmekte olan bir otel işletmecisinin devletten yardım alabilmek için otelini bir mülteci kampına dönüştürmeye karar vermesini anlatıyor. Filmin yönetmeni Rune Denstad Langlo‘yu absürd ve esprili bir yol hikayesi olan Nord ile hatırlayabilirsiniz. Afrika ve Orta Doğu’nun farklı köşelerinden Norveç’in karlı coğrafyasına gelen onlarca mültecinin Norveçli bir aileyle nasıl bir arada yaşayacağını merak etmemek elde değil.

Author: The JT LeRoy Story | Jeff Feuerzeig

if - author

Sizi bilmem ama yıllardır benim en sevdiğim !f bölümü Oyun. Bu yıl da ters köşeye yatıran, şaşkınlık içerisinde bırakan, oldukça yaratıcı filmler var bu bölümde. En merak ettiğimse Jeff Feuerzeig imzalı belgesel, Author: The JT Leroy Story. Sarah adlı romanı Gus Van Sant’ın başyapıtı Elephant‘a evrilen, The Heart Is Deceitful Above All Things‘i Asia Argento tarafından aynı adla sinemaya uyarlanan yazar JT Leroy, tüm bunlar olurken kendini 20′lerinin başlarında, HIV-pozitif, trans erkek bir olarak tanıtıyor, Winona Ryder’dan Courtney Hunt’a ünlü isimlerle boy gösteriyordu. Fakat gerçek çok farklıydı ve 2006′da ortaya çıktı: JT LeRoy, San Fransisco’lu ev hanımı Laura Albert‘in yarattığı bir personaydı ve LeRoy kılığındaki kişi eşinin kız kardeşiydi. Ün ve sansasyon adına kurgulanmış bu aldatmacanın belgeseli, tam Oyun’luk.

King Cobra | Justin Kelly

if - king cobra

İnsanlar ikiye ayrılır; porno izleyenler ve porno izlemediği yalanını söyleyenler. !f’in en sevdiğim bölümlerinden bir diğeri, LGBTİ harflerine ve gökkuşağının renklerine ayrılmış bölümü Gökkuşağı’nda bu yıl en dikkat çeken, en heyecan verici film de ergenlik yıllarımda adını sıkça duyduğum bir porno yıldızının biyografisi, King Cobra. Bu gerçek hikaye, sıradan bir genç adamın ünlü porno yıldızı Brent Corrigan’a nasıl dönüştüğünü, aldatmaca, istismar ve haksızlıklara karşı nasıl ayakta durduğunu ve rakip iki porno şirketi arasında nasıl kapışıldığını konu alıyor. Filmin ardındaki isim, ilk filmi I Am Michael‘da muhafazakar ve tövbekar, beyni yıkanmış bir adama dönüşen aktivist bir eşcinselin gerçek hikayesini anlatmış olan Justin Kelly. Kelly’nin ilk filminde başrolü emanet ettiği James Franco, King Cobra‘nın da oyuncu kadrosunda yer alıyor. 

Prevenge | Alice Lowe

if - prevenge

Yanlış görmediniz, İngiliz mizahının yükselen isimlerinden Alice Lowe‘nin yazdığı, yönettiği ve gerçekten hamileyken başroldeki hamile kadını canlandırdığı Prevenge, gerçekten de Karanlık & Köşeli bölümünde yer alıyor. Çünkü ne kadar güçlü bir mizaha sahip olursa olsun, bu filmde kan ve cinayetten geçilmiyor. Karnındaki bebeğin kendisiyle konuştuğunu ve çeşitli cinayetler işlemesini istediğini düşünen bir müstakbel annenin işlediği cinayetleri izleyeceğimiz bu karanlık komedide asıl trajikomik olan kimsenin karnı burnunda hamile bir kadından şüphelenmemesi. 

if - transfiguration

The Transfiguration

!f 2017′de izleyeceğim 28 filmin tamamına buradan göz atabilirsiniz. Fakat bunlar dışında daha önceden izlemiş olduğum üç filmi de şiddetle öneririm: Bugüne kadar izlemiş olabileceğiniz tüm vampir filmlerine bir güzelleme niteliğinde ama hepsinden farklı bir vampir portresi çizen The Transfiguration (Michael O’Shea), ağzı-bozuk ve her türlü politik doğruluktan ziyadesiyle uzak, yetişkinler-için animasyon Sausage Party (Greg Tiernan & Conrad Vernon) ve Brezilya’da çokça tartışma ve bolca olay yaratan, ülkenin kentsel dönüşüm politikalarına hareket çeken ve başrolünde güçlü bir kadının yer aldığı Aquarius (Kleber Mendonça Filho).

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?