Bu programın hayalini ilk kurduğumdan ve birinci adım olarak uçak biletlerimizi aldığımızdan beri inanılmaz heyecanlıydım. Çünkü sevgili eşim Tuna’yla ilk defa, senelerdir merak ettiğim Tayland’a gidiyorduk. 4 gün Chiang Mai, 4 gün Phuket, 1 gün de Bangkok’u gezecektik…

Tayland turumuzun ilk durağı sevgili Sinem Uslu’nun tavsiyesiyle Chiang Mai oldu. Chiang Mai diye bir şehrin varlığından öncesinde haberim yoktu ama şunu söyleyebilirim iyi ki gittik ve iyi ki Phuket dışında farklı, daha klasik bir Tayland şehri gördük.

Chiang mai

Doi Inthanon National Park

Google’a Chiang Mai yazınca karşınıza inanılmaz bir görüntü çıkıyor. Burası Doi Inthanon National Park. Doş Inthanon, Tayland’ın en yüksek dağı. Chiang Mai’den arabayla yol 2 saate yakın sürüyor. Yol üzerinde uğrayabileceğiniz şelaleler, yukarıda fotoğrafını gördüğünüz National Park’taki müthiş görüntü ve Tayland’ın en yüksek noktasında olduğunuzu bilmek bu uzun yolu gittiğinize değiyor. Şehrin merkezinde hava ne kadar sıcak olursa olsun, buraya giderken yanınıza sweatshirt almayı ihmal etmeyin. Yükseğe çıktığınızdan havanın sıcaklığı en az 10 derece düşüyor. Trekking sevenler, doğayla iç içe olmayı arzulayanlar için burası çok doğru bir rota.

doi

Gelelim şehrin merkezine… Chiang Mai, google’a ilk yazdığınızda çıkan kusursuz parklardan ibaret değil. Burası tipik bir Asya şehri; kısa evler, Bangkok kadar olmasa da kokan sokaklar, yol üzerinde tavuk satan seyyar satıcılar var şehrin tümünde. Ancak,  Tayland’ın yalnızca Bangkok, Phuket ve Ko Samui’den oluşmadığını görmek isteyen binlerce turist buraya geliyor. Şehirdeki turistler şehre farklı bir hava katıyor.

Chiang Mai’de şehrin tam ortasından uzun bir nehir geçiyor, biz nehrin sağ tarafında Sala Lanna adlı bir otelde kaldık. Sala Lanna’nın doğru lokasyonu sayesinde şehirde her tarafa yürüyerek rahatça ulaştık. Otelin rooftop’ında çok keyifli bir bar ve havuz var. Tüm gün gezdikten ve yorulduktan sonra akşamüstünde şehri izleyerek havuza girmek çok keyifli oluyor.

IMG_1959

Chiang Mai’de de, tüm Asya şehirlerindeki gibi Night Bazaar’lar çok popüler. Hediyelik eşya almak, bolca pazarlık moduna girmek, şehrin lokallerini görmek için Night Bazaar’a gitmek doğru bir şeçim. Night Bazaar bölgesinde Ploen Rudee Night Market bulunuyor, buraya gitmenizi kesinlikle öneririm. Akşamları pazarın ortasındaki konser bölümünde gruplar çıkıp şarkı söylüyor. Biz burada ortaya sushi alıp, biralarımızla saatlerce çıkan grupları dinledik. İnanılmaz keyifliydi. Ploen Rudee Night Market pazar günleri kapalı, çünkü pazarları Chiang Mai’de Sunday Night Market var. Pazar akşamı Tha Pae Gate’ten girdiğinizde burada bir şeylerin olduğunu fark edeceksiniz, çünkü sizi inanılmaz bir kalabalık bekleyecek. Mini Buddah’lar, mumlar, sabunlar, tablolar gibi binlerce çeşit hediyelik eşya, yemek standları, Taylandlı sokak sanatçıları görebileceğiniz Sunday Market’e uğramayı unutmayın. Pazar akşamı buradan sonra yemek yemeye AIKU Sushi bar diye bir mekana gittik, bir terasta Chiang Mai’nin hareketli sokaklarını seyrederken lezzetli bir sushi yemek isterseniz burayı tercih edebilirsiniz.

Chiang Mai’deki bir akşam yemeğimizi Tripadvisor’da karşılaştığım ve her yorumunun 5 yıldız aldığı David’s Kitchen’da yedik. Londra’dan 20+ sene önce Tayland’a taşınan, ilk geldiğinde Monklara İngilizce dersi vererek para kazanan David’in kurduğu bir ‘fine dining’ restoranı burası. David’s Kitchen’da inanılmaz bir balkabağı çorbası içtik, ardından ıstakozlu fettucini yedik. Servis, lezzet, ortam her şey 10/10′du. Thai food fazla geldi derseniz, şık geçirmek istediğiniz bir geceyi kesinlikle buraya ayırın derim. Alacağınız mükemmel servise inanamayacaksınız.

Thai Yemek Kursu!

IMG_1938

Chiang Mai’de neredeyse tüm günümüzü verdiğimiz ve ‘iyi ki yaptık’ dediğimiz aktivitelerden biri de Thai Farm Cooking School oldu. Buraya gitmeden önce okuduğum bloglardaki herkes Thai yemek kursuna mutlaka gitmeniz gerekiyor diyordu. Thai Farm Cooking School sabah 8 sularında bizi otelden aldı ve önce yakınlarda bir sabah pazarına götürdü. Orada Thai yemeklerinin püf noktalarını öğrendikten sonra okulun tek katlı binasının bulunduğu organik bir tarlaya gittik. 5 saat boyunca birbirinden leziz yemekler yapıp sonra onları afiyetle yedik. O gün Thai yemeğine doyduk diyebilirim. Chiang Mai tatilinizde kesinlikle bir gününüzü buraya ayırın. Dünyanın farklı yerlerinden gelen insanlarla beraber sohbet edip yemek yapmak, Thai mutfağını daha yakından tanımak, kullanılan her malzemenin organik olduğu bir tarla günü geçirmek çok tatlı bir deneyimdi. Aşağıdaki iki fotoğrafta yaptığım yemekleri görebilirsiniz :)

thai food2

 Leziz Thai Çorbaları!

thai food

Sticky Rice with Mango!

Chiang Mai’de uğramanız gereken diğer duraklar ise şöyle: Chiang Mai’de ne yapılır

Woo Tea House & Art Gallery

Hayatımda gördüğüm en güzel cafelerden biriydi Woo Cafe. Dekoru, içerisinde satılan tasarım ürünler, sıcak çayları, soğuk çayları, tatlıları… Burayı keşfettikten sonra bir gün daha gittik. Chiang Mai’nin Avrupa’yla kesişen vazgeçilmez bir noktası olmuş burası.

IMG_1922

Dada Cafe ve etrafı

dada-kafe

Ratmakka Rd.’da bulunan Dada Cafe’nin etrafı Chiang Mai’nin “hippie” kısmı. Birçok expat ile karşılaşabileceğiniz bu sokaktaki çoğu cafe vegan. Leziz smoothie’ler içip, tofulu Thai çorbalarını deneyebileceğiniz bu mekanlara uğramayı ihmal etmeyin.

Chiang Mai hakkındaki diğer önerilerim:

_Biz bir gün şöforlü araba kiralayıp, yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Wat Phra That Doi Suthep adlı temple’a gittik. Güzeldi ama yalnızca şehrin içerisindeki tapınakları görseniz yeterli olur fikrindeyim. Örneğin, Wat Chedi Luang şehrin tam ortasında.

_Chiang Mai Zoo’ya gitmeseniz de olur. Onun yerine kesinlikle fil parkına gidin. Bizim Chiang Mai’de vaktimiz kalmadığı için Phuket’te gittik; ama Chiang Mai’deki etik bir fil parkı ve fiyatı Phuket’tekine göre daha uygun fiyatlı. Sitesini de ilginizi çeker diye buraya bırakıyorum: www.elephantnaturepark.org/

Chiang Mai Long Neck

_Chiang Mai’nin 3 saat uzaklığında bir Karen Long Neck köyü var; vaktiniz olursa araştırıp oraya gitmenizi öneririm. Biz Long Neck’leri görmek için şehrin yakınındaki Baan Tong Luang yapay köyüne gittik; Long Neckleri görmek onlarla tanışmak enteresandı. Ancak buranın turistik amaçla yapıldığını hatırlatmamda fayda var.

_Turistik bir aktivite ama yorulduğunuz zaman hep tuk tuk’a binin. Chiang Mai’yi tuk tuk’la gezmek çok keyifli oluyor.

_Chiang Mai’de gittiğiniz gece marketlerinde, guesthouse’larda, yemek kursunda ve cafelerde onlarca backpacker’la karşılaşacaksınız. Onlarla tanışmanın keyfini çıkarın.

_Asya’da Mango yemeyi unutmayın. Burada yediğimiz mangoların 10 katı lezzetinde! Thai restoranlarından birinde “mangolu sticky rice” tatlısını deneyin.

 

Tayland’a gitme planlarınız varsa bu tipik ve bir o kadar güzel Asya şehrini rotanıza muhakkak ekleyin. Bir sonraki yazım Phuket ve Bangkok ile ilgili olacak. :)

Sevgiler xx

 

Doi Inthanon Görsel: Lonely Planet

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Tayland’a bu yazıdan önce gittiğime üzüldüm şahsen

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?