Her yıl koca bir yaz festival aşkıyla yanıp tutuştuktan sonra, sonbaharla birlikte Filmekimi de gelir. Son festivalin üzerinden 5 ay geçmişken -ki söz konusu yaz 2013 yazı gibi bir yazsa bu süre çok daha uzun gelebilir- ilaç gibi gelir o 9 gün. Artık sinema ve ödül sezonunu açmanın, sinema salonlarında süper kahramanlar dışında bir şey izlemenin zamanı geldiğine göre, 38 filmlik Filmekimi programından birkaç öneride bulunmak istedim:

Filmekimi’nin Olmazsa Olmazları:

filmekimi - la vie d'adéle

Herhangi birine Filmekimi’nin programını gösterdiğinizde size gitmenizi mutlaka söyleyeceği birkaç film var programda: Altın Palmiyeli, 178 dakikalık “La vie d’Adéle” (Blue Is the Warmest Colour / Mavi En Sıcak Renktir) herkes gibi benim de programıma dahil ettiğim ilk film. Bunu Asghar Farhadi’nin “Le passé“si (The Past / Geçmiş), Jim Jarmusch imzalı “Only Lovers Left Alive” (Sadece Aşıklar Hayatta Kalır) ve Altın Lale’nin ticari gösterim karşıtı galibi Onur Ünlü imzalı “Sen Aydınlatırsın Geceyi“…

Filmekimi’nin Ödüllüleri:

filmekimi - inside llewyn davis

Yukarıda sıraladığım dört filmin yanı sıra, kazandığı çok önemli ödüller nedeniyle görülmesi gereken filmler var listemde. Bunlardan ilki Cannes Film Festivali’nin Büyük Ödül’ünü kazanan Coen Kardeşler imzalı “Inside Llewyn Davis“. Müzik, 1960′lar, gitar, Greenwich Village, country müzik, Coen Kardeşler, Oscar Isaac, Justin Timberlake, Carey Mulligan… Bu anahtar sözcüklerden biri bile dikkatinizi çektiyse, ödül sezonu boyunca sık sık karşılaşacağınız bu filmi kaçırmayın derim.

filmekimi - fruitvale station

Amerikan bağımsız sinemasının son harikası olduğu söylenen, bağımsızların kalesi olarak adlandırılan Sundance Film Festivali’nin bu yılki galibi “Fruitvale Station” (Son Durak), ödül sezonu boyunca sıkça adını duyacağımız bir başka film. Ryan Coogler’ın yazıp yönettiği film, 2008′i 2009′a bağlayan gece yarısı ABD’de yaşanmış gerçek bir trajediden yola çıkılarak çevrilmiş. Polisler tarafından soğukkanlılıkla vurularak öldürülen Oscar Grant’in hikayesini anlatan filmde Michael B. Jordan ve Oscarlı aktris Octavia Spencer rol alıyor.

filmekimi - gloria

Başrol oyuncusu Paulina García’ya Berlin Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Şili yapımı “Gloria” (Filmin daha önce 32. İstanbul Film Festivali’nde gösterileceği açıklanmış, fakat daha sonra dağıtım ve gösterim tarihleri ertlenmişti.) ve Cannes Film Festivali’nin En İyi Senaryo ödülünü kazanan Meksika filmi “Heli” de görülmesi gereken filmler arasında. Filmlerden ilki 50′li yaşlardaki bir kadının yeniden hayatını yaşamaya karar verişini anlatıyor, diğeri ise Meksika’nın uyuşturucu çetelerine yoğunlaşıyor.

Filmekimi’nin Ödülsüzleri:

Başlığa bakmayın… Ödülsüz olmalarına rağmen yönetmen ya da oyuncularıyla dikkati üzerlerine çeken ve benim de oldukça merak ettiğim filmler de var programda.

filmekimi - as i lay dying

Yetenekli, yakışıklı, komik ve sempatik oyuncu James Franco, bir yönetmen olarak da sağlam adımlarla ilerliyor bildiğiniz gibi. Franco’nun William Faulkner’ın romanından uyarladığı “As I Lay Dying” (Döşeğimde Ölürken), Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yarışmıştı. Addie Bundren’ın vasiyetini yerine getirmek için tabutunu taşıyan bir ailenin zorlu yolculuğunu anlatan filmi, James Franco’nun yönetmenlik yeteneğini görmek isteyenler izlemeli.

filmekimi - jeune & jolie

Fransa’nın üretken yönetmeni François Ozon, Nisan ayında 32. İstanbul Film Festivali’nde izlediğimiz “Dans la maison”un ardından, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan “Jeune & Jolie“si (Young & Beuatiful / Genç ve Güzel) ile de Filmekimi’ne konuk oluyor. Bir genç kız üzerinden beden, ergenlik, cinsellik ve aile kavramlarını sorgulayan yönetmen bir kez daha tartışma yaratan bir filmle karşımızda olacak.

filmekimi - enough said

Enough Said“i (Başka Söze Gerek Yok) ise oyuncuları nedeniyle izlemelisiniz. Geçtiğimiz yaz kaybettiğimiz ünlü oyuncu James Gandolfini’nin yanı sıra Julia Louis-Dreyfus, Toni Collette ve Catherine Keener’ın rol aldığı bağımsız film, iyi bir komedi izlemeyi vaat ediyor. Filmde, bir partide tanışan Eva ve Albert’ın ilişkisi Eva’ya Albert hakkında bilmesi gerekenleri anlatan eski eşi ile sınanıyor.

Filmekimi’nin Saklı Hazineleri:

Birbirinden ünlü yönetmenlerin imzasını taşıyan, birbirinden ünlü oyuncuların rol aldığı ve birbirinden önemli ödüller kazanan filmlerin arasında gözünüzden kaçabilecek filmler de yok değil listede:

filmekimi - dabba

Hindistan yapımı “Dabba” (The Lunchbox / Sefertası), her gün yüzbinlerce sefertasının evlerden alınarak işyerlerine dağıtıldığı Mumbai’da geçiyor. İlgisiz kocasını heyecanlandırmak için yeni tarifler deneyen bir ev kadınının yemeklerinin yanlış bir teslimat sonucu emekliliğini bekleyen bir adama ulaşması aralarındaki ilişkinin başlangıcı oluyor.

filmekimi -cand se lasa seara peste bucuresti sau metabolism

Când se lasa seara peste Bucuresti sau metabolism” (When Evening Falls on Bucharest or Metabolism / Bükreş’e Gece Çöktüğünde ya da Metabolizma), 2006′da “Bükreş’in Doğusu” ile beni oldukça güldüren, 2009′da “Politist, adjectiv” filmiyle Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünü kazanan Corneliu Porumboiu’nun üçüncü filmi. Romanya Yeni Dalga sinemasını seviyorsanız bu filmi mutlaka listenize ekleyin.

filmekimi - grdzeli nateli dgeebi

Son olarak, bir Gürcistan filmi… (Muhtemelen benim gibi sizin de izleyeceğiniz ilk Gürcü yapımı olacaktır.) 90′ların başında, yeni bağımsız Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te geçen “Grzeli Nateli Dgeebi” (In Bloom / Hayatın Baharı), savaş ve çetelerin huzur bırakmadığı bir kentte iki genç kızın dostluğunu ve hayat mücadelesini anlatıyor. Büyüme hikayelerini sevenlere önerebileceğim film, Gürcistan’ın bu yılki Oscar aday adayı.

28 Eylül’de yoğun bir hafta başlıyor, herkese iyi seyirler!

Filmekimi önerileri almaya devam etmek için theMagger’ın Filmekimi’nde bilet almanız gereken 10 film listesine göz atabilirsiniz…

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Yeni sezonu hic bu kadar heyecanla beklememistim sanirim, Filmekimi iyi bir baslangic olacak!

  2. When Evening Falls on Bucharest or Metabolism / Bükreş’e Gece Çöktüğünde ya da Metabolizma),
    Bu filmin yapımcısının ya da yönetmenin kiminle nası bi ilişkisi var bilmiyorum ama bu kadar kötü bir filmi tıklım tıklım salon izleyicisinin önüne getiren, bütün salona küfrettiren ve herkesin 2 saatini çalan kişilere burdan saygılar!! sunuyorum.

    • Açıkçası (evet bazı planlarda sıkılsam, endoskopi sahnesini gereksiz bulsam da) ben çok beğendim filmi. Harika metaforlarla “araç”ın “amaç”a dönüşmesi üzerine kusursuz bir senaryoya sahip film. Size hiçbir şey katmadıysa, tavsiyem daha fazla sıkılmamak için önümüzdeki festivallerde uzuuun planlarıyla ünlü Romanya Yeni Dalgası’ndan uzak durmanız.

      Bu arada yönetmen önceki iki filmi birçok festivalde sayısız ödül kazanmış Corneliu Porumboiu, Romanya sinemasının en iyilerinden biri. Böyle bir durumda kimseyle ilişkisi olmasına gerek duymadan yeni filmlerini de bu festivallere pazarlayabilme ve salonu doldurma gücüne sahip. Ben adını gördüğümde filmin konusunu okumaya bile gerek duymadan kattım listeme ve pişman değilim.

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?