Bu aralar herkesten aynı cümleyi duyuyorum: “Uzun zamandır hafta içi çıkmıyorum, uzun zamandır Karaköy’e gitmiyorum…” Eleştiriyorum gibi durmasın, ben de aynı şekildeyim. Son senede yaşadığımız olaylar bizi resmen evlerimize hapsetti. Eskiden hafta içi en az bir gece çıkan bizler, “dur bu akşamı evde veya semtimin mekanlarında geçireyim” demeye başladık. Ancak, bir süredir şunu görüyorum; kendimizi kapatarak, senelerdir her hafta içi ve hafta sonu gittiğimiz Karaköy, Pera, Cihangir bölgelerine gitmeyerek şehirde olan biteni ciddi anlamda kaçırıyoruz.

Tam da bu sorunları konuşurken, duruma son vermek amacıyla geçen salı günü sevgili dostum Müge’yle Karaköy’de Goya’ya gittik. (Goya’ya ilk gidişim değildi; bu yaz Reina’daki şubesine gitmiştim ve yemeklerine bayılmıştım.) Neden Salı da, çarşamba değil derseniz cevabıma hazır olun! Salı akşamları 12’den sonra Goya’da Mirkelam çıkıyor. İşte biz de buna mest olduk ve Salı iş çıkışı uzun zamandır gitmediğimiz Karaköy’e kavuştuk.

WhatsApp Image 2016-12-03 at 09.47.20 (1)

Yaklaşık bir buçuk sene önce Karaköy’de açılan Goya, yüksek tavanı, loş ortamıyla çok şık bir atmosfere sahip. Masamıza oturup, menüler geldiğinde Müge’ye, bu yaz Reina’daki menüyü az biraz bildiğimden “Seçim işini bana bırak” dedim. Ortaya geçen sefer de yediğim steak tartar’ı söyledik. Yanında patates ve kıtır ekmekle servis edilen, içerisinde hafif trüf mantarı yağını hissettiren steak tartar gerçek anlamda başarılı. İstanbul’da steak tartar’ı restoranlarda deneyip, çoğunlukla hayal kırıklığına uğruyorum. Son zamanlarda yediğim en lezzetli tartarlar Emirgan’da bulunan Amanda Bravo ve Goya’da.

WhatsApp Image 2016-12-03 at 09.51.26

Genelde Japon restoranları olmayan mekanlarda sushi yemeye çekiniyorum; çok orta kalite bir sushi geliyor ortaya çünkü. Ancak, Goya’daki sushiler gayet lezzetli. Müge’yle 2 dakikada ortaya gelen 15 parça sushiyi bitirdik diyebilirim. Ortaya istediğimiz ördek roll da beklentimin üstündeydi; kesinlikle kuru değildi (ördekte genel sorun bu oluyor çünkü.) ve sarıldığı pancake çok ideal incelikteydi. Ördek sosu belki azıcık daha fazla olabilirdi. Tek önerim bu. :) Yine paylaşmak için söylediğimiz Karides Tempura’nın karideslerinin lezzeti ve sosu çok başarılıydı!

WhatsApp Image 2016-12-03 at 09.47.51

Goya’nın kokteyllerini de iki seferdir çok beğeniyorum; bu sefer adını unuttum ama içerisinde taze çilek suyu olan votkalı bir kokteyl içtim; hafta içi olmasaydı 3 tane daha içerdim; öyle söyleyeyim :) Kokteyl menüsünde en az 15 adet çeşit var ve hepsi birbirinden iyi duruyor. Güzel kokteyl içmek isteyenler, Goya’yı gidilecek mekanlar listesine eklesin.

Buratalı Kabak Tatlısı

Mirkelam’dan bahsetmeden önce gelelim müthiş tatlıya. Müge’yle yemek bitmeden önce tatlı yemeyeceğimizi, yeterince yemeğimizi konuşmuştuk. Tatlı menüsündeki kabak tatlısı aklımızı çeldi ve ortaya bir adet sipariş ettik. Kaymak veya dondurma yerine kabağın altına burata peyniri koyan Goya, benden o saniye itibariyle tam not aldı. Bu ikili daha fazla yakışamaz! Burata zaten çok kaliteliydi; kabak tatlısının şekeri normale göre biraz fazlaydı ama buratanın tadıyla kusursuz bir kombin olmuşlardı. Yolunuz Karaköy’e düştüğünde o anda toksanız bile; birer kadeh şarap eşliğinde Goya’nın kabak tatlısını mutlaka deneyin.

Ve saat 12 oldu!

GOYA (1)

İtiraf ediyorum; Mirkelam uzun zamandır radarımda olmayan bir sanatçıydı. Gençliğimde çok sevdiğim, sık sık dinlediğim biriydi ama sanki tüm şarkıları benim için o zamanlarda kalmış gibi hissediyordum. Sahneye çıkıp şarkılarını söylediğinde ise Müge’yle çok farklı hissettik; aslında o parçalar hala dilimizde. Mirkelam zamanında hepimizde çok sağlam bir yer edinmiş. Nasıl mı anladım; tüm şarkılarının sözlerini hatırlıyordum! Tavla, Unutulmaz, Hatıralar, Kokoreç, Aşkımsın… Bunlar gibi onlarca parça. Pozitif enerjisiyle Mirkelam, Goya gecemizi EN iyi şekilde sonlandırmamızı sağladı. Kendisi her zamanki çok tatlı; espriler yapıyor, şarkı söylüyor, seyircileriyle selfie çekiyor…

Kalabalık bir grupla bir salı gecesi Mirkelam’ı dinlemek de acayip eğlenceli olabilir. Aklınız bulunsun.

İstanbul’da ve Türkiye’de sürekli bir şeylerin değiştiği bu dönemde; kendimi hafta içi dışarı atmak, başarılı bir yemek yemek, Mirkelam’la gençliğime gitmek ve dans etmek bana çok iyi geldi. Kısaca… Goya Karaköy, tavsiyemdir!

Herkese sevgiler xx

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?