Mevsimlerden yazsa, tatilimiz gelmişse, memleket sınırları dışına çıkıp sakin bir plajda kızgın kumlardan serin sulara atlamak istiyorsak adresimiz bir Yunan adası olmalı. Hele ki Bodrum’daysak, insan kalabalığından sıyrılıp nezih plajlarda istediğimiz kadar güneşin ve denizin keyfini çıkaralım, bol bol yiyelim içelim ama ödediğimiz fiyata şaşırmayalım diyorsak, Kos çok yakınımızda!

k7

Bodrum’un karşı komşusu Kos, bize yakın olduğu kadar tatil anlayışı da bir o kadar uzak bir ada. Bunu görmek içinse adayı günübirlik değil de en az iki gün kalarak anlamak ve yaşamak lazım. Adımınızı attığınızda sadece çarşısından ibaret sanmayın burayı. Plajları, geniş ve yeşil sokakları, mavi denizi ve güleryüzlü hizmetiyle, düşündüğünüzden çok daha keyifli bir deneyim vaat ediyor. Nasıl mı?

Plajlardan Plaj Beğenin: Kos’un Plajları

Kos adasını anlatmak için tek bir kelime yeter: Plaj! Adaya ayak basınca sağa doğru 10 dakika yürüyün, bir plaj çıkar; sola doğru 10 dakika yürüyün yine bir plaj çıkar. Aslında burada her yol bir plaja çıkar. Sırf plajlarında günübirlik güneşlenmek için bile gelinir buraya. Plajların en güzel tarafı ise sakin olması, herkesin tek derdinin deniz-güneş olması. Plajın kapısında belirirken kimse sizin dibinizde bitip “’haydi öde parayı” demiyor. Siz yerleşiyorsunuz, güneşlenmeye başlıyorsunuz, ilgili kişi sakince geliyor ve güler yüzle ödeme yapmanızı istiyor. Her plajın da ayrı bir tesisi var, yemek-içmek zorunda değilsiniz, yerseniz de birçoğunda şezlong parası ayrıca ödemiyorsunuz. Hangi plajlar tercih edilmeli diye sorarsanız, ilk durağınız Fokas Beach olmalı. Bana göre adanın en güzel, en nezih ve en keyifli plajı burası. Tekrar yolum Kos’a düşerse, her gün buraya geleceğim kesin. Bambu şemsiyeleri, harika tesisi ve kendi halinde deniziyle tatil yaptığınızı anlıyorsunuz. Üstelik merkeze yakın ve otobüslerle ulaşım rahat. Sonrasında diğer iki durağımız Tiglaki Beach ve Marmari Beach oldu. Burası açık deniz olduğu için dalgalıydı ancak şezlongların rahatlığını da başka hiçbir plajda bulamadık.

k2

Son olarak da herkes gibi adanın bir diğer ucundaki Paradise Beach’e gittik. Burayı görmeden, denizinde yüzmeden Kos’a geldim demeyin. Adı üstünde gerçekten cennet gibi bir koy burası. Deniz mavi atlas kumaş gibi sessizce önünüze seriliyor. Şezlonglar, şemsiyeler sınırsız, seçin, beğenin ve yerleşin. Sonra da istediğiniz kadar buranın keyfini çıkarın. Ne de olsa cennetten bir gün çalıyorsunuz, doya doya yaşayın. Tesisi de, restoranı da bir o kadar başarılı, zaten aksi düşünülemez çünkü cennettesiniz.

k6

Çok fazla zamanınız yoksa bol bol yüzmek istiyorsanız, adanın merkeze yakın başka plajlarını da tercih edebilirsiniz. Kalenin ilerisinden başlayıp marinaya kadar olan tüm plajlar da Bodrum’u manzarası eşliğinde sizi hayal kırıklığına uğratmıyor.

Yediğiniz, İçtiğiniz Sizin Olsun: Kos’ta Yeme-İçme

Her Yunan adasında olduğu gibi burada mutfak, deniz ürünleri üzerine kurulu. Yunan salatası zaten siparişinizin ilk maddesini oluşturuyor. Sonra da gelsin kalamar-karides tava, gitsin sardalya ızgara, ahtapot kızartma. Ne seçerseniz seçin her birine 10 puan vereceğiniz kuvvetle ihtimal.

En iyi restoran ise Nick The Fisherman. Limanın sağından ilerleyip yolun sonuna geldiğinizde sola dönün, 100 metre ileride göreceksiniz. Boş yer bulursanız şanslısınız. Menünüzde mutlaka ahtapot köfte ve peynir dolgulu kalamar olmalı, aslında her şeyden olmalı. Böyle lezzetler her zaman karşımıza çıkmaz çünkü.

k3

Balıktan sıkıldıysanız ve daha doyurucu bir şeyler arıyorsanız, o zaman sizi merkeze alalım. Bu kadar çok restoran böyle küçük bir alana nasıl sığmış anlamadım. Birbirinden farklı mutfaklar da var, sadece tek bir mutfağı sunan da. Hepsi de cıvıl cıvıl özellikle de tarihi bölgenin civarına konuşlananları. Bir hafta kalsanız ve günde üç öğün farklı mekanlara gitseniz yine de bitiremezsiniz. Makarna ve pizza yemek isterseniz, De Haven’i önermem gerek çünkü ben uzun süredir bu kadar lezzetli pesto soslu makarna ve vejetaryen pizza yememiştim.

Merkezden uzaklaşıp biraz denize nazır sakin bir akşam yemeği yemek için de kaleyi arkanıza denizi de solunuza alarak ilerleyin. Buradaki restoranların kalitesine ve şık atmosferine hayran kalacaksınız. Hepsi oldukça davetkar, Stadium onlardan biri mesela. Eğer yemek yemek istemiyorsanız, serinlemek için adanın en ünlü dondurmacısına uğrayın, kalenin biraz ilerisinde yer alıyor, önündeki sıradan tanırsınız zaten.

k5

Gece hayatını da es geçmemek gerek. Bizim barlar sokağından da küçük bir sokaktan yükselen müziğin ve canlılığın sonu yok. Takılmak istemeyebilirsiniz ama daha çok 20′li yaşların başındaki gençlerin durağı olan bu sokaktan geçmek bile iyi gelecek.

k10

İçki konusuna gelince tabi ki mevzu uzo ve gerisi de teferruat olacak. Balığın yanında tokuşturmak gerek. Yunan biraları Mythos ve FIX de yine yemeğinizle iyi gider. Ayrıca dikkatimizi çeken bir şey oldu, Kos’ta su değil Bacardi Breezer içiyorlar. Her market, her büfe kasa kasa bunlarla dolu, herkes geçerken bir tane alıyor. Biz de onlara uyduk ve aynısını yaptık, sabah-öğlen-akşam özlediğimiz bu serin tadın her rengini denedik. Tabi yetinmeyip bavulun yarısını da bu içkilerle donattık. Kokteyl açısından da çeşit çok. Benim gibi yaz akşamları mojitosuz olmaz diyorsanız mutlaka Restaurant Al Dante’ye uğrayın. Marinanın yakınında yer alan bu İtalyan restoranı, servis ve yemeklerde çok başarılı değil ancak mojito konusunda iddialılar diyebilirim. Üstelik denizin yanıbaşında, kumların üstünde içiyorsunuz. Genel olarak Türkiye’ye kıyasla burada içki oldukça ucuz. Sadece içki içmek için buraya geçenlerin olduğunu söylüyorlar.

Biraz Tarih Biraz da Keşif Olsun:

k8 Kos’ta Görülecek Yerler

Kos, turistik olduğu kadar tarihi bir ada. Eski Yunan uygarlığının kalıntıları da var, Hipokrat’ın yaşam ağacı da. Osmanlılar döneminden kalma Defterdar ve Loziya camilerini de unutmamalı. Tüm tarih, adanın merkezinde toplanmış. Hipokrat Meydanı’ndan gezmeye başlıyorsunuz. Tarihi kalıntıların olduğu bölge gündüz geziliyor, kale de öyle. Son olarak da Hipokrat ağacının altında bir fotoğraf molası vermeyi unutmayın.

k9

Akşam olmaya yakın adanın arka caddelerini keşfe çıkın. Evlerin güzelliğine, caddelerin genişliğine ve yeşilliğine bayılacaksınız. Önümüzdeki yaz için Bodrum yerine Kos’tan ev tutmayı düşünebilirsiniz. Akşam yemekten sonra da çarşıyı gezin. Sokaklar, küçüklü büyüklü dükkanlar, dükkanlardan taşan kıyafetler,  hediyelik eşyalarla cıvıl cıvıl bir tur olacak.

Adada gezdiniz, yediniz, içtiniz sıra geldi diğer adalara yelken açmaya. Simi ve Kalymnos belirli günlerde gezebileceğiniz iki ada. İsterseniz üç ada turu yapabilir, programa göre Kalymnos, Pserimos ve Plati’de kısa yüzme ve gezme molası verebilirsiniz. Bu turları düzenleyen tekneler çok kalabalık olduğu için tercih etmedik. Simi adasına giden feribotların günleri uymadığından Kalymnos’a gittik.

k4

Kos’un canlılığından sonra Kalymnos bizi pek heyecanlandırmadı. Kısıtlı bir süre orada olduğumuzdan plajlarına gitmeyip merkezde zaman geçirdik. Ada, sünger avcılığıyla ünlü ve her boyutta süngerlerden bulmak mümkün. Alışveriş ve hediyelik için sünger dükkanlarına uğrayın mutlaka. Kalymnos’un sessiz ve boş sokaklarında sıcak izin verdiği ölçüde yürüyebilirsiniz. Yemek için de Psiris Tavern’i tercih edebilirsiniz, hizmetinden ve menüsünden memnun kalacaksınız. Bunların dışında eğer yüzmek için zamanınız yoksa başka yapacağınız pek bir şey kalmıyor açıkçası. Kalymnos’a gitmek yerine Kos’ta araba kiralayıp yeni plajları keşfetmeyi tercih edebilirsiniz.

Birkaç Önemli Not:

_Kos’a ulaşım için en hızlı alternatif katamaranlar, yol sadece 20 dakika sürüyor . Yeşil Marmaris firmasının her gün gidiş-dönüş seferi bulunuyor. Biletleri önceden veya internet üzerinden almanız tavsiye olunur.

_Kos içinde ulaşımda ilk seçenek otobüsler. Birçok plaja ve adanın farklı bölgelerine otobüslerle ulaşabiliyorsunuz. En iyi ulaşım aracı ise araba kiralamak. Bunun için Hertz gibi büyük firmaları tercih edin. Otomatik vitesli arabalar sadece bu firmalarda var. Diğer yerel firmalara başvurup otomatik vitesli istediğinizde size uzay mekiği istiyormuş muamelesi yaparlar. Kos’ta araba kullanmak rahat ve trafik de yok denecek kadar az. Sadece çok fazla bisikletli ve motorsikletli var. Dikkatli olmak lazım.

K1

_Konaklama için merkeze 10 dakikalık yürüme mesafesindeki  Yiorgos Oteli tercih ettik. Konumu ve temizliği fena değildi. Merkezin kalabalığından uzak olması, rahat dinlenebilmenize imkan veriyor. Düşünebilirsiniz.

_Adada iletişim açısından hiç sorun çekmeyeceksiniz. Zaten herkes az da olsa Türkçe biliyor ve size birkaç kelimeyle de yardımcı oluyor. Adada Yunanlardan ziyade Türkler çoğunlukta olduğundan Türkçeyi sökmeleri yakındır. Ayrıca, diğer birkaç Yunan adasının aksine herkes İngilizceyi gayet akıcı konuşuyor.

Kısaca Kos, plajıyla, deniziyle, ucuz içkisi, ekonomik tatil anlayışı ve lezzetli mutfağıyla tatil listenizde mutlaka olması gerekiyor. Hayat burada güzel, gelip bizzat yaşamak lazım!

Fotoğrafar: Eda Geven, denizisyanda.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x
Newsletter'a üye olmadınız mı?