Bende gelenektir, her tiyatro sezonunun açılışını iyi bir oyunla yapmak. Bu yıl da durum değişmedi çünkü BO Sahne’de en yeni oyunları “Pişman Olmazsın!” ve usta oyunculuklarıyla Gülen Karaman’la Özdemir Çiftçioğlu vardı.

BO Sahne, bize tiyatronun mevsimi olmaz diyen, dolayısıyla perdesini hiç kapatmayanlardan… Oyunları hazırsa, özel bir gün veya tarihin olmasına gerek duymadan oyuncuları sahnede yerini alıyor demektir. Misal: ağustos ayında sahnelemeye başladıkları Pişman Olmazsın!, gerek oyunculuğu gerekse derin köşeleriyle etki dolu bu oyun, her anlamda izleyenlere pişman olmazsın dedirtiyor. Sadece tek bir pişmanlık yaşadım; o da bu kadar geç izlemiş olmam.

po3

Oyunumuzun iki kahramanı var, dul anne olarak iki çocuğunu büyüten ve sonrasında artık ikinci baharını yaşamaya çalışan esas kadın ve kendi dünyasında sıkışıp kalmış gazeteci esas adam. Bu ikisinin yolları adamın evinde bir şekilde kesişiyor, tanışma faslı başlıyor ve oyun yavaş yavaş bizi alıp götürüyor. Yanlış anlaşılmaya dayanan girişi izlerken benim gibi ‘eyvah, bu fazla klasik değil mi?’ diye düşünebilirsiniz, sadece biraz sabırlı olun. Oyun derinlere doğru ilerlemeye işte bu eyvah bölümünden sonra başlıyor. İki ayrı dünya, iki ayrı insan bir bakıyoruz ki, geçmiş defterlerin sayfalarını teker teker çeviriyor. Bir sayfa kadına, bir sayfa erkeğe ait. Paslaşmalarında bir sekte yok, sadece bazı yerler fazla yavaş ilerliyor. Biraz hızlı çevirseler ne iyi olur diye içimden geçirmedim değil. Defterin kapağını kapatacaklarını ve sonrasında da ne yapacaklarını az buçuk kestiriyoruz ama merakla izlemekten de kendimizi alamıyoruz. Oyunun sonu önceden belli gibi ama yine de umut verici ve cesaretlendirici.

Pişman Olmazsın!,  şu çok iyi bildiğimiz ama bir o kadar da hiç bilemediğimiz ilişkiler konusuna dayanıyor: “Hayal kırıklıklarıyla dolu şu dünyada umuttan yapılma kanatlarımızı takıp cesaretle uçmak gerek. Önyargıları delip geçmek, bir dene bakalım da ondan sonra görüşelim’i görmek ve hanemize iyi ki’leri eklemek gerek. Travmasız bir insan var mı ki’nin cevabı belli. Benimki seninkine, seninki de onunkine uymaz. Yaşam böyle bir şey, önemli olan bunlarla nasıl başa çıktığın ve sonrasında neler yaptığın. Zaten kaç günlük ömrümüz var bilinmez, bari o güne kadar da hayatı çok kurcalama. Mümkünse değil mutlaka aşkı yaşa. Hiçbir şey için ne geç kaldın ne de çok senden geçti. Sadece iyi yaşa, asla vazgeçmeyerek ve oyunun en beğendiğim cümlesinde belirtildiği gibi “ölümü hak et!”  İşte oyun benim için bu düşünceler ve mırıldanmalarla geçti.

pisman olmazsin bo sahne

Konusu ve içeriğinden sonra izlediğime pişman olmadığım diğer unsur tabii ki oyunculuktu. Tüm diğer güzel yanlarını bir kenara bırakın, sırf oyunculuk bile bana fazlasıyla keyif verdi. Zaten vermemesi de mümkün değil çünkü söz konusu oyuncular Gülen Karaman ve Özdemir Çiftçioğlu. Özellikle Özdemir Çiftçioğlu böylesine travmatik bir karakteri bu kadar güzel mi canlandırır… Gülen Karaman karaktere, karakter de Gülen Karaman’a çok yakışmış, bir de kırmızı ruju!

Oyunu beğenmemde tek pay bunlardan ibaret değil. Oyun bir hikayeyi anlatıyorsa o hikayeyi yaratan Ata Cengiz Seçkin, bunu iyi bir tiyatro metnine dönüştüren, özellikle de diyaloglardaki o güzel edebi alıntılardan (en çok da Orhan Veli’ninkilerden) bizleri mahrum bırakmayan ve oyunu yöneten Özdemir Çiftçioğlu, yardımcı yönetmenliği üstlenen Ümit İlban, gazetecinin o hiç açılmayan sandık misali evinin dekorunu tasarlayan Pedro Jose Martinez, ışıklarıyla sahneye hayat veren Onur Alagöz, “izlediğime pişman olmadığım” diğer unsurların kahramanları. Sadece bazı diyaloglar ve geçişler biraz yavaştı. Belki benim sona ulaşmamdaki aceleciliğimden öyle geliyordu. Varsın yavaş olsun, bu kadar güzel özelliklerin yanında bu yavaşlığın pek lafı olmaz zaten.

po2

BO Sahne, sezonu zaten kapamadığı gibi her gününü bir oyunla doldurma telaşı içinde. O nedenle sıkı takipçisi olmak ve her açıdan adı üstünde “izlersen pişman olmazsın” mesajıyla yüklü bu oyunu da ilk fırsatta görmek gerek. Şimdiden iyi eğlenceler!

IMG_20160928_120803

Fotoğraflar: BO Sahne

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?