Parfüm insanın konuşmayan, görünmeyen tanımlayıcısı, kişiliği hakkında en iyi bilgi veren eşyasıdır. Burun gibi daha az işleve sahip olduğu düşünülen bir duyunun en iyi uyarıcısı, tetikleyicisidir. Bir insanın seksiliği, güçlülüğüdür. Bana sorarsanız daha da ötesidir, birini ilk bakışta değil ilk koklayışta tanır insan, bu yüzden çoğunlukla “Scent is the first scene” derim, insanın ilk sahnesi olarak saydığım için.

Reklamlarına gelince bu parfümlerin, sanırım reklamcılığın zirvesi budur! Prodüksiyon, müzik seçimi, oyuncular ve maksimum 6 dakikada o kokunun her bir notasını anlatma çabasıyla parfümden daha da başarılı olmuş işte o harika mini filmcikler!

 

Miss Dior – Christian Dior

Canımız, Mathilda’mız Natalie Portman’ın başrolünde olduğu reklam filminde, ömrü boyunca “miss” olarak kalma yoluna baş koymuş özgür ruhlu bir kadının düğün günü nikahtan kaçışı anlatılıyor. The American‘dan hatırlayacağınız Anton Corbjin’in yönettiği reklam filminin müziği Janis Joplin’den Piece of My Heart. Kendini özgür ve sevimli hisseden kadınları hedef alan Miss Dior için Natalie’nin hep Mathilda kalan yüzü ve müzik “cuk” diye oturmamış mı?

Mon Paris – Yves Saint Laurent

Yves Saint Laurent’in yeni parfümü için hazırladığı, Kanadalı model Crista Cober’in oynadığı 1 dakikalık reklam filminde dişi enerjiden daha çok eril enerji yayan, aşırı güçlü ve özgüvenli görünen ve daha çok maskulen giyinen ama aşırı seksi bir kadının Paris sokaklarında bir erkeği “cebren ve hile ile” kendine aşık edişini izliyoruz. Reklam filminin müziği Jack White’tan Love Is Blindness; The Great Gatsby soundtrack’i olmasıyla birlikte yıllar sonra kulaklarımızın pasını silen aşırı duygusal şarkı yine daha maskülen bir enerji vermeye çalışılmış reklam filminin etkisini güçlendirmiş. Ben bu reklam filmini o kadar beğendim ki, koşarak gidip parfümü test ettim. Ne yazık ki onu reklam kadar beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Reklam nedeniyle güçlü bir parfüm olacağını beklerken, karşılaştığım çok daha soft bir koku oldu.

 

Jadore – Christian Dior

Dior’un klasikleşen kokularından olan Jadore için 2014 yılında Charlize Theron’un mükemmel performansıyla yer aldığı reklam, “konfor alanı” kovalamayan, hep daha iyisini zorlayan kadınlara hitap ediyor. Reklam filminin müziği London Grammar’ın efsanevi Hey Now’ı…. Reklamda Charlize Theron sözleriyle oldukça ilham vericiyken, göz dolduran güzelliğiyle de kıskandırmadı değil.

 

Dior Homme – Christian Dior

Jude Law ve aksanıyla kendimi kaybetmek istiyorum” diyorsanız bu reklamı kesinlikle izleyin. Oldukça güçlü, karizmatik ve en en önemlisi gizemli bir erkeğin -ben yanlış anlamadıysam- kendi partneriyle oynadığı bir aldatma oyunu anlatılıyor. Guy Ritchie’nin yönetmenliğini üstlendiği, Paris’te geçen reklam filmindeki görüntülerin her bir saniyesine aşık olacağınızı garanti ediyorum.

 

Chanel No5

Gisele Bundchen görebileceğiniz en mükemmel halde olsun; The Great Gatsby’den Romeo + Juliet’e , Australia’dan Moulin Rouge!’a başarılı yönetimiyle dikkat çeken Baz Luhrmann hem yönetsin hem de minik bir sahnede kameranın önüne geçsin; bir de müzik güzel olsun; parfüm reklamı bu çekici de olsun diyerek ütopik bir dünya kurun. Sonra açın bu reklamı izleyin. Reklam, bu ütopik dünyadan fazlasını verecek buna da emin olun: Tatlılıktan ölen bir kız çocuğu, mimar okuyucuların çok iyi anlayacağı ama bizim hayranlıkla baktığımız 3Dmax harikası görüntüler…

Not: Reklam filmine damgasını vuran mükemmel şarkı Lo Fang – You Are the One That I Want

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?