Bazı şeylerin tadı damağında kalmalı insanın…Mesela, gezip göremediği yerlerin arkasından hayıflanmalı, tekrar gitmek için planlar yapmalı. İşte ilk defa Ferzan Özpetek’in “Serseri Mayınlar” filminde tanıştığım Puglia ile ilgili izlenimlerim de aynen bu etkiyi yarattı bende. Önceleri Italya diye adlandırdığımız çizmenin bir topuğu olduğunun bile farkında olmayan ben, burayı gördükten sonra topuk farkının önemini iyice kavramış bulundum. Şimdi sizlere Puglia bölgesi ile ilgili seyahat izlenimlerimi anlatmaya çalışacağım.

IMG_1106

Puglia bölgesi ideal bir yaz destinasyonu olmasının yanında henüz yeni yeni keşfedildiği için henüz turist yoğunluğundan bunalmamış. Bu bölgeyi gezmek için en merkezi yer Bari şehri. Buradan tren ile Puglia bölgesindeki irili ufaklı tüm köy, kasaba ve şehirlere ulaşmak çok kolay: Polignano a Mare, Monopoli, Alberobello, Ostuni, Brindisi, Lecce, Otranto, Gallipoli ve Taranto… Biz de bunlardan Gallipoli ve Taranto hariç hepsine uğradık.

IMG_1095

 

Bari

IMG_1129

İzmir’e benzeyen sakin, güneşli, güzel bir şehir olan Bari, Napoli’den sonra güney İtalya’nın en büyük liman şehri. Tıpkı Kordon boyu gibi uzanan deniz kıyısındaki palmiyelerle çevrili ana caddesi ve karşısındaki Normanno Svevo kalesi , Teatro Pettruzelli, Palazzo del Governo tarihi yapılardan sadece birkaçı. Şehrin tam göbeğinde yer alan Eski Şehir bölgesi ise mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

bari 1

Eski şehir hem mimarisi hem de burada hala yaşamakta olan sakinleriyle ayrı bir dünya. Bir sokakta el yapımı orchiettelerini hazırlayan Barili kadınlar diğer bir sokakta balkonlardan sarkan çamaşırlar, bir başka köşede de aylaklık yapıp sohbet eden erkekler ile burası dışarıdaki modern şehirden çok farklı.

IMG_1118

IMG_1126

Buradaki St. Nicholas kilisesi bölgenin en önemli mimari yapısı. Efsaneye göre azizlerin, çocukların, gezginlerin ve yoksulların koruyucusu olarak bilinen St. Nicholas (Noel Baba) öldükten sonra mezarının yanına bu kilise inşa edilmiş.

IMG_1139

IMG_1165

IMG_1075

Bari şehrinin modern kısmını meydana getiren Corso Vittorio Emanuelle caddesi ise alışveriş mağazaları, cafe ve restoranlarıyla hoşça vakit geçirilebilecek yerlerden. Yemek konusuna gelince, İtalyanların Panini diye adlandırdığı sandviçleri hemen hemen her yerde bulabileceğiniz gibi, bunun yanında İtalyanların yerel birası Peroni’yi de denemenizi tavsiye ederim.

IMG_0735

Pizza konusuna gelecek olursak, Bari’nin en iyi pizzacısı olarak bilinen ‘Pizzeria Angelo Botta Restaurant’’ı es geçmemek gerekir bence. Burada envai çeşit pizza içinden zevkinize en uygun olanının yanında şarap olarak koyu ve meyvemsi bir kırmızı şarap olan Primitivo di Manduria’yı tavsiye ederim. Pizza sevmeyenler için de domates ve fesleğen soslarıyla sunulan, kulak memesine benzer bir şekli olan, Puglia bölgesinin en ünlü el yapımı makarnası, Orecchiette’yi nerdeyse tüm menülerde görebilirsiniz. Yemekten evvel aperatif olarak Güney İtalyalıların Paskalya kurabiyesi olarak adlandırdıkları ve her tarafta satılan ‘Tarelli’ krakerlerini denemenizi tavsiye ederim.

IMG_1037

IMG_1035

Bari’den sonra istikametimiz Bari ile Brindisi arasında kalan Itria Vadisi olarak adlandırılan bölge. Buralarda Masseira adı verilen irili ufaklı çiftlik evlerinin yanı sıra son derece şirin ve otantik pansiyonlara da rastlamanız mümkün. Yol boyunca doğal ve özenilmemiş bir bitki örtüsü üzerinde sebze meyve bahçeleri, huni şeklinde taştan yığma çatılarıyla ‘ Trulli’ evlerini görebilirsiniz.

Polignano a Mare

IMG_0371

IMG_0342

İlk durağımız şirin mi şirin bir sahil kasabası olan Polignano a Mare. Sert kayalıklar üzerine yapılmış beyaz binalar, binaların arasından ortaya çıkan çakıl taşlarıyla dolu bir koy ve turkuaz rengi bir deniz… Dev dalgaların kıyıya vurduğu manzarayı izlerken kulağıma biraz ileride bir sokak çalgıcısının söylediği İtalyanca bir şarkı geliyor. Ziyaretçilerin evlerin kapılarında kısacık şiirler yazdığı şairler sokağından geçerken ruhumu ısıtan bu müthiş İtalyan kasabası için “İşte burası tam aradığım yer” diyorum. Dönüş yolunda bir kafede oturup soluklanırken Aperol Spritz eşliğinde bölgenin ünlü zeytinlerini tatmayı da unutmuyorum.

IMG_0418

polignano 3

Alberobello

IMG_0541

IMG_0516

Ve Alberobello’ya doğru yol alıyoruz.UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Alberobello kasabası huni şeklindeki taş çatılı evleriyle sizi adeta ‘Şirinler’ köyüne konuk ediyor. Kökeni 16 yy.’a dayanan Trulli adı verilen bu evleri insanlar kralın koyduğu ağır vergilerden kaçmak amacıyla bu şekilde inşa etmişler. Söylentiye göre o zamanlar çatısı olan her evden vergi alınıyormuş ve vergi ödemek istemeyen fakir halk da vergi memurları geldiğinde çatının ipini çekerek çatıyı yıkıyorlar ve vergi memurları gittiğinde tekrar inşa ediyorlarmış. Her bir çatının üzerinde görebileceğiniz semboller batıl inançlara göre o evde yaşayanları koruyormuş. Elimizde buranın ünlü bir kirazı olan ‘Ferrovia’ kirazımızı yiyerek tren istasyonuna doğru yol alarak bir sonraki kasabamıza varıyoruz.

IMG_0586

 

Otsuni

IMG_1071

IMG_0807

Hem tipik mimarisi hem de doğal güzellikleriyle insanın hafızasına kazınan diğer bir kasaba ise Otsuni. Bembeyaz taşlardan yapılmış bu kasaba da, ara sokakları ve meydanları ile güzellik bakımından diğer kasabalar ile yarışıyor. Burada zamanımız kısa da olsa, güzel bir kafeye oturup gelato’muzu (İtalyan dondurması) yemeyi ihmal etmiyoruz.

otsuni 2

 

Lecce

IMG_0884

IMG_0858

Ve en beğendiğim, sokaklarında kendimi kaybedercesine yürüyerek büyük keyif aldığım şehri en sona bıraktım. Seneler önce Ferzan Özpetek’in ‘Mine Vaganti’ (Serseri Mayınlar) fiminin çekildiği yer. Güneyin Floransa’sı olarak bilinen bu yer, Barok mimarisi ve sarı taştan yapılmış binalarıyla sizi adeta büyülüyor. Eski şehirin içine girdiğinizde her bir dönemeçte sizi muteşem çarpıcı binalar, meydanlar ve kiliseler bekliyor. Gençleriyle dolup taşan meydanlardan en büyüğü St. Oronzo Meydanı. Buradaki Roma Amfitiyatrosu gerçek bir tarihi eser. Duomo meydanı, Piazza Vittorio Emanuele de şehrin kültürünü yansıtan diğer meydanlarından bazıları. Lecce’ye bayılıyorum ve buraya bir daha gelmek için ünlü katedrallerden birinde mum yakıp dua ediyorum.

IMG_0890

 

Otranto

IMG_1012

IMG_1024

Lecce’den sonra beni pek bir şey açmaz derken kendimi oldukça ihtişamlı bir kaleyle çevrili bir liman şehrinde buluyorum. Fatih Sultan Mehmet tarafından 1480 yılında 13 aylığına Osmanlı tarafından ele geçirilmiş olan bu şehirde Müslüman olmayı reddeden 800 kişi öldürülmüş. Öldürülen İtalyanların kemiklerinin halen Otranto Kalesinde sergileniyor olması da işin üzücü bir boyutu. Otranto’da sahil kenarında biraz gezinerek el yapımı makarna, zeytinyağı ve hediyelik eşyalarımı alarak dönüş yoluna geçiyorum.

IMG_1029

Puglia’ya veda ederken, buraya tekrar geleceğim günü şimdiden iple çekiyorum.

Evet, ben galiba tadı damağımda kalan şeyleri çok seviyorum…

Kaynaklar:

http://www.sabah.com.tr/turizm/2015/05/03/puglia-hakkinda-bilmeniz-gereken-15-sey

https://jabiroo.com.tr/kalbim-pugliada-kaldi-5212/blog/gezi

https://gezimanya.com/GeziNotlari/adriyatik-denizinde-gemi-yolculugu-bari-ve-alberobello-3-bolum

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?