Hem hareketli, hem hayat dolu, hem tanıdık, hem de fazla yorulmadan güzel bir tatil geçirebileceğiniz bir şehir arayışındaysanız, en doğru adreslerden biri düşündüğünüzden çok daha yakında. Ege Denizi’nin kuzey kıyılarındaki Selanik, ister kısa bir hafta sonu tatili için, isterseniz haftalarca tadını çıkarabileceğiniz bir şehir. 57. Selanik Uluslararası Film Festivali nedeniyle uzun süreliğine bulunduğum bu şehirden aklımda kalanları ve önerilerimi paylaşmak istedim.

IMG_7509

Beyaz Kule

Yeni Başlayanlar İçin Selanik

Selanik ya da İngilizce ve Yunanca adlarıyla Thessaloniki / Θεσσαλονίκη, Yunanistan’ın Orta Makedonya bölgesinde, Ege Denizi’nin kıyısında yer alan bir liman kenti. Çoğumuzun henüz ilkokul yıllarında, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu yer olarak adını öğrendiği Selanik’in tanıdıklığının sadece bu bilgiden ibaret olmadığını adımınızı atar atmaz göreceksiniz. Havasıyla, deniziyle ve sahildeki apartmanlarıyla İzmir’i fazlasıyla andıran, ortak coğrafyamızdaki birçok yer gibi Roma, Bizans ve Osmanlı mirasını iç içe geçmiş bir şekilde barındıran bir şehir…

IMG_7514

Selanik’e çok da uzun olmayan bir otobüs yolculuğuyla ulaşabileceğiniz gibi, yaklaşık 1 saatlik bir uçuşla Makedonya Havalimanı’ndan giriş yapmayı da tercih edebilirsiniz. Havalimanından şehrin merkezine 30-40 dakikalık bir otobüs yolculuğuyla (78 numaralı otobüs ya da 78N numaralı gece otobüsü) ulaşabiliyorsunuz. Şehir merkezi denilen oldukça göreceli bölgenin sınırlarına gelecek olursak; ben olsam sahilde limandan Beyaz Kule‘ye, iç kısımda ise Ladadika bölgesinden Rotunda‘ya çizerdim bu sınırları; tam orta noktayı ise deniz kenarından Roma Forumu’na kadar uzanan Aristotelous Meydanı olarak alırdım. Özellikle şehirde geçireceğiniz vakit 2-3 günle sınırlıysa, bu bölgede içinde kalarak şehirden birçok yeri görmüş ve birçok şeyi deneyimlemiş olarak ayrılabilirsiniz.

IMG_7527

Aya Sofya

Selanik’te yerinizi, yolunuzu, yönünüzü bulabilmek için sürekli telefonunuza/haritanıza bakmak gerekmesin istiyorsanız öğrenmeniz gereken üç paralel ana cadde var: Birincisi Leof Nikis (ya da sahil yolu), ikincisi Tsimiski (‘the’ alışveriş caddesi) ve Egnatia. Unutmamanız gereken şey, oradan oraya giderken sadece ana caddeler üzerinden yürümemeniz, ara sokaklara mümkün olduğunca fazla girmeniz, girip kaybolmanız ve dönüp dolaşıp muhtemelen bu üç caddeden birine çıkacağınız için içinizin rahat olmasının yeterli olduğu. Özellikle Beyaz Kule – Tsimiski arasında, Aya Sofya – Tsimiski arasında, Rotunda – Aya Sofya arasında kalan sokakları arşınlarsanız, hiç tahmin etmeyeceğiniz güzellike mağaza ve kafeler, konsept restoranlar, barlar keşfedebilirsiniz.

rotunda

Rotunda

Herhangi bir turist rehberinde bulabileceğiniz tarihi bilgilerle, görülmesi gereken başlıca tarihi yapılarla, Atatürk’ün evinin nerede olduğuyla (Rotunda’ya yakın, oradan yürürsünüz) çok fazla lafı uzatmadan, ikinci başlığa geçmek istiyorum.

IMG_7551

Selanik’te Sanatın Peşinde

Selanik’teki müzelerin çoğunluğu tarihi ve arkeolojik müzelerden oluşuyor olsa da, çağdaş sanatla ilgilenenler de şehirden eli boş ayrılmak zorunda değil. Şehrin iki farklı noktasında ziyaret edebileceğiniz State Museum of Contemporary Art, Macedonian Museum of Contemporary Art ve fotoğrafla ilgilenenlere özel Museum of Photography gibi seçenekler mevcut. Macedonian Museum of Contemporary Art, şehrin müzeler bölgesi olarak adlandırabileceğimiz, yeni inşa edilmiş, oldukça iyi bir mimariye sahip belediye binasının da yer aldığı bölgede bulunuyor. Koleskiyonunda yalnızca Yunanistan’ın değil, dünyanın önde gelen sanatçılarının işlerini bulmak mümkün. Fakat sorun, bu zengin koleksiyonun (tahmin ediyorum ki maddi imkansızlıklar nedeniyle) gerçekten kötü ve özensiz bir şekilde sergileniyor olması. Diğer yandan film festivali mekanlarının büyük çoğunluğunun bulunduğu, eski depolardan dönüştürülmüş ve kamusal bir kültür, sanat ve yaşam merkezi haline gelmiş rıhtımdaki binalardan birinde yer alan, State Museum of Contemporary Art’a bağlı sanat alanı Contemporary Art Center of Thessaloniki, Selanik’i her iki ziyaretimde de beni oldukça tatmin etti. (Müzenin asıl binasının şehrin biraz dışarısında olduğunu ve bu nedenle planlarıma dahil edemediğimi belirteyim.)

IMG_7503

Umbrellas, George Zongolopoulos

Birçok Selanik fotoğrafında, gezi yazısında ya da rehberinde karşılaşmış olabileceğiniz, George Zongolopoulos imzalı yerleştirme, sahilden denize uzanan Şemsiyeler Selanik’in en güzel eserlerinden biri. Şehri gezerken zamanınızın bir kısmını sahilde keyifli bir yürüyüşe ayırmak kaçınılmaz olduğundan, Beyaz Kule’nin biraz ilerisinde yer alan bu eseri de mutlaka göreceksiniz. Zongolopoulos’un aynı tarzdaki bir diğer yerleştirmesi de Macedonian Museum of Contemporary Art’ın hemen girişinde yer alıyor.

IMG_7541

Şehri bu kadar güzel yansıtan bir çağdaş sanat eseri bir yana, söz konusu galeriler olduğunda Selanik’te aradığınızı bulamayabilirsiniz. Dünyanın birçok büyük kentinde olduğunun aksine, Selanik’teki hemen hemen hiçbir çağdaş sanat galerisinin kapısı sokağa açılmıyor. Zilini çalarak apartmanların üst katlarına çıkmanızı gerektiren (tabelaların Latin alfabesinde olmadığını hatırlıyorsunuz değil mi?), websiteleri güncel olmayan, açık olması gerektiği saatte kapalı olan galerileri kovalayacak kadar vaktiniz varsa önden buyurun; ben bir noktada “Belki de Selanik çağdaş sanat için doğru yer değildir.” diyerek vazgeçtim. Fakat bu söylediklerim sizi kesinlikle şehirden soğutmasın, iyi bir müze ziyaret etmek istiyorsanız, karşılıklı duran Arkeoloji Müzesi ve Bizans Müzesi‘ni ziyaret etmeye çekinmeyin.

IMG_7869

Ve tabii sokak sanatı… Selanik sokaklarının duvarları başarılı graffitilerle, murallarla dolu. Hatta şehirde sokak sanatına özel olarak düzenlenen bir festival dahi var. (Ahmet Rüstem Ekici’nin Selanik Sokak Sanatı Festivali’nden Notlar yazısını okuyabilirsiniz.) Yukarıda fotoğraflarını görebileceğiniz iki mural, şehrin merkezinden çok uzaklaşmadan görebilecekleriniz arasında. İlkini Rotunda’dan üniversiteye doğru yürürseniz, ikincisini ise Ladadika’daki restoranlar bölgesine giderseniz (ki gitmemeniz imkansız) göreceksiniz.

IMG_7882

Bir başka alternatifse çok az yürüyüş gerektiriyor; liman bölgesinde sahil boyunca uzanan duvarlar birçok farklı sokak sanatı örneğiyle bezeli. Gün geçtikçe daha da zenginleşeceğine eminim.

IMG_7885

Selanik’ten Mekan Önerileri: Atıştırmalık ve Kahve

Selanik’te yemek ve içmek söz konusu olduğunda, söz konusu Ege kıyısında bir Yunan şehri olduğundan aklınıza öncelikle tavernalar, türlü mezelerle donatılmış sofralar ve uzo gelecektir. Fakat en az Ege mutfağının ve kültürünün izlerini taşıyan -ve muhtemelen daha çok akşam yemekleri için tercih edeceğiniz- bu konudaki önerilere geçmeden önce başka bir konuya değinmek şart. Selanik’in her yanı, günün herhangi bir saatinde vereceğiniz molalarda karnınızı ve gözünüzü doyuracak kafeler, pastaneler ve fırınlarla dolu. Özellikle ana caddeler üzerindeki küçük fırın ve pastaneler vitrine dizdikleri sandviçler, börekler, çörekler, tatlılar ve tabii 1€ civarındaki fiyat etiketleriyle sizi her önlerinden geçtiğinizde kışkırtacak. Diğer yandan sokak satıcılarının tezgahlarından simit (bizdekinden biraz daha ince ve sert olmakla beraber), çatal, börek ve hatta boyoz gibi tanıdık lezzetleri de denemeniz şart.

IMG_7861

Sabah kahvaltısı, öğlen yemeği, hızlıca atıştırma ya da tatlı ve kahve molası için uğrayabileceğiniz bu mekanlar arasında en popüleri Blé. Burası aslında bir pastane zinciri ve en popüler şubesi Agias Sofias caddesi üzerinde. Çeşit çeşit pasta, hamurişi, çikolata ve geleneksel tatlının dışında zeytinyağlı, salata, pizza, sandviç ve börek çeşitleri bulabileceğiniz standları bulunan ve self-servis hizmet veren bu şube özellikle öğle yemeği saatlerinde dolup taşıyor. Hem sandviçleri hem de tatlıları en az Blé kadar lezzetli, fakat çok daha sakin bir mekan arayışındaysanız ise önerim Albeta* olacak. Burası da her önünden geçtiğinizde içeriden gelen kokularla sizi içeri çağıran bir pastane ve eğer benim yaptığım gibi film festivali için şehirde bulunuyorsanız, salonlara yakınlığı nedeniyle de sık sık uğrayacağınız bir kapı olacağı kesin gibi. Albeta*’nın komşusu GrEATings ise daha yeni, biraz daha pahalı ve daha farklı bir konsepte sahip bir mekan. Birçok farklı konsepti bir arada barındıran GrEATings’in alt katında self-servis bir sandviç-tatlı-kahve standı, bir bar ve eviniz için yerel lezzetler satın alabileceğiniz bir mini-market, üst katında ise bir restoran bulunuyor.

IMG_7329

Albeta*

Aristotelous Meydanı ve Tsimiski’nin kesiştiği iki noktada da çok popüler iki pastane bulunuyor. Benim olmazsa olmaz dediğim, yine ünlü bir zincir olan Terkenlis (Τερκενλής). İçeriye girdiğinizde seçim yapmakta çok zorlanacağınız kesin, o yüzden yalnız değilseniz, tek kişilik pasta ve tartlarından birkaç farklı çeşit alıp bölüşmeniz en iyisi olacaktır. Hayatımda yediğim en iyi limon merengli tartlardan birini buradan aldığımı ekleyeyim. (Oturacak yer yok, tatlınızı paket olarak alıp meydanda ya da sahilde oturarak yiyebilirsiniz.)

IMG_7397

Casa Madre

Kaldığınız oteldeki kahvaltıdan memnun değilseniz ve türlü pastane ve fırınlardan beslenmekten sıkılıp güzel bir kahvaltı arıyorsanız çok özel bir adres bulmakta zorlanabilirsiniz. Ben, Foursquare’in nimetlerinden faydalanarak aradığıma en uygun kahvaltıyı Casa Madre‘de buldum. Aslında günün ilerleyen saatlerinde kalabalıklaşan bir kafe-bar olmasına rağmen, menüsünde çeşit çeşit yumurta vardı ve kahveleri gayet başarılıydı.

IMG_7370

O zaman gelelim kahve konusuna…  Eğer bir kahve delisiyseniz, size bir kötü bir de iyi haberim var. Şehrin en hip bölgelerinde dahi İstanbul’da her geçen gün sayısı 5′er 10′ar artan “kahvecileri” göremeyeceğiniz için şehrin üçüncü dalga kahve çılgınlığıyla henüz tanışmadığını düşünebilirsiniz. Hatta okuyacağınız birçok Selanik önerileri yazısında ve listesinde karşınıza çıkacak (ve aşağıdaki fotoğrafını mutlaka bir yerlerde görmüş olduğunuzu tahmin ettiğim) tek kahveci i heart‘ın kapandığını görünce yıkılabilirsiniz. Fakat bu sizi birçok noktada görebileceğiniz Coffee Island, Mikel Coffee Company ve Starbucks şubelerine yönlendirmesin. Çünkü iyi haber şu ki, birçok kafede ve pastanede, farklı tekniklerle demlenmiş birçok kahve çeşidini kolaylıkla bulabiliyorsunuz.

selanik-tribeca-frappe

Tribeca

Tabii bir de şöyle bir gerçek var, frappe Selanik’te icat edilmiş bir içecek… 1950′lerde kazayla keşfedilen frappe, basitçe bol köpük ve buzlu hazır kahveden oluşuyor. Frappe içmenin keyfi tabii ki yaz aylarında daha çok çıkıyordur, sahil boyunca sıralanmış kafe ve barlarda denize bakarak yudumlamanın da…

IMG_7874

Ladadika

Selanik’ten Mekan Önerileri: Yemek ve İçki

Bir turist olarak, her ne kadar İstanbul’daki bir meyhanede de çok benzer bir sofraya oturabileceğinizi bilseniz de, mezeler ve uzodan oluşan, belki ana yemek olarak et ya da balıkla devam edecek bir akşam yemeğini planınıza eklemek isteyeceğinizi tahmin ediyorum. Bunu en iyi şekilde yaşayabileceğiniz yerlere ouzeri adı veriliyor, uzo içilen yer yani. Ladadika bölgesi ouzeri ve restoran konusunda en çok seçeneğiniz olan bölge olsa da, eski adı Francomahalla (Frenk Mahallesi) olan ve Ladadika’dan biraz daha içeride kalan bölgede yer alan Agora Ouzeri / Αγορά Ουζερί (Agora Meyhanesi) en meşhur olanı. Böyle bir akşam yemeğinde akla ilk gelenler yoğurtlu, domatesli ve sebzeli mezeler, zeytinyağlılar, kabak çiçeği dolması, çeşitli sebze ve peynir kızartmaları, başta karides olmak üzere farklı malzemelerle tercih edebileceğiniz saganaki’ler…

Tek başınıza seyahat ediyorsanız, ne yazık ki bir soğuk ve bir sıcak mezeyle yetinmek zorunda kalabileceğinizi unutmayın; çünkü porsiyonlar genelde büyük ve doyurucu. Bilmeniz gereken bir diğer şey, birçok mekanın ikram konusunda oldukça cömert davranıyor olması. Öğle ya da akşam yemeği için oturduğum istisnasız her yerde hesabı istediğimde ikram olarak ufak bir porsiyon tatlı da beraberinde geldi. Çoğu da sadece olsun diye yapılmış gelişigüzel tatlılar olmaktan çok daha fazlasıydı. (bkz. ayva tatlısı!)

IMG_7341

Rodi & Meli / Ρόδι & Μέλι

Klasik meyhane deneyiminin biraz dışına çıkmak istiyor ve yine de yerel malzemelerle hazırlanmış lokal lezzetler tatmak istiyorsanız size üç önerim olacak: Bir hafta içi gecesi Ladadika’da her yer bomboşken daha dolu olduğunu görüp tesadüfen oturduğum Rodi & Meli / Ρόδι & Μέλι (Nar ve Bal anlamına geliyor) gerçekten çok iyi bir restoran. Ben bir kadeh beyaz şarap eşliğinde çok lezzetli bir zeytinyağlı enginar ve ızgara ciğer yedim; menü bunlar gibi zeytinyağlılar ve et yemekleri ağırlıklı; şarap menüleri de zengin.

IMG_7412

Paparouna / Παπαρούνα

İkinci önerim yine Ladadika’da bulunan Paparouna / Παπαρούνα. Burası geleneksel lezzetlere farklı dünya mutfaklarından dokunuşlar katan, aynı zamanda gecenin ilerleyen saatlerinde canlı müzik dinleyebileceğiniz, dekorasyonu kafa karıştırsa da çok kaliteli ve aklınızı başınızdan alacak bir restoran. Ben asma yapraklı, levrekli risotto denedim ve çok memnun kaldım. Yemeğin öncesinde espresso fincanı içinde ikram olarak gelen zencefilli mercimek çorbası da, yemeğin sonrasında ikram olarak gelen çilek soslu çikolatalı kurabiye tabanlı cheesecake de aynı lezzet ve başarıdaydı.

IMG_7353

Massalia / Μασσαλία

Üçüncü önerimse şehrin diğer ucundan, Tsimiski’ye çıkan sokaklardan birinde yer alan Massalia / Μασσαλία. Ben Massalia’ya bir cumartesi günü öğle yemeği için gittim ve sipariş ettiğim iki başlangıçla (kabak mücver ve patlıcan salatası) tıkabasa doydum. Ana yemekler konusunda da ağız sulandırıcı gözüken bir menüsü vardı; üstelik içerideki kalabalık masanın toplanan sofrasından anladığım kadarıyla hafta sonu kahvaltısı için de ideal bir yer. Ama belki de en güzel yanı, sessiz ve sakin bir sokakta yer alması ve güneşin sokağın karşısındaki graffiti dolu duvara ve minik kiliseye vurması.

IMG_7561

IMG_7406

Brothers in Law

Seyahatlerinizde şehrin en iyi burgerini aramayı da bir gelenek haline getirdiyseniz ya da Ege lezzetlerinin dışına çıkmak isterseniz, burgerci önerilerimiz de mevcut… Denediklerim arasında en iyisi, sokaklarına bayıldığım Tsimiski-Aya Sofya arasında kalan hip bölgede yer alan Brothers In Law. Adı ciddi ciddi ‘kayınçolar burger’ olsa da, köftesi de sosları da etkileyici, burgerleri çok lezzetli bir mekan burası. Signature Burgers ve Premium Burgers listesi üç sayfa boyunca uzayıp gidiyor. “The Return of the Cowboy”, “Red Riding Hood”, “Corleone”, “The Casanova” ve “Big Bang” gibi isimleri olan burgerleri (premium olanlar dışında) 90 gramlık ya da 180 gramlık olarak tercih edebiliyorsunuz. Diğer bir alternatifse, buram buram Amerikan kokan, içeride oyunların, bir jukebox’ın ve çeşit çeşit biranın da bulunduğu Pax Homemade Burgers.

IMG_7875

Gece hayatı konusunda fazla önerim olamayacak, fakat Ladadika ve Valaoritou arasında yürürseniz onlarca bar, kokteyl bar, gece kulübü ve gay club içinde aradığınızı bulacağınızdan eminim. Daha sakin bir gece için içki ve sohbet arıyorsanız Tsimiski‘nin ara sokaklarındaki kafe-barları ya da sahil boyunca uzanan mekanlarda (örneğin TriBeca) denizi seyrederek içkinizi yudumlamayı tercih edebilirsiniz. Tabii bir yerden biranızı alıp sahilde veya rıhtımda arkadaşlarınızla oturmak da harika bir seçenek.

IMG_7543

Tabya

Son olarak size tam olarak nasıl tanımlayacağımı bilmediğim Tabya‘dan bahsedeceğim. Üniversite ve Rotunda arasında bulunan iki katlı eski bir binada bulunan Tabya’nın bahçesinin etrafı da tarihi bir surla çevrili. Hem bir kahveci hem bir bar hem de bir sanat mekanı burası… Güneşli bir bahçesi, genç ve hip misafirleri, içerideki odacıklarında kitaplar, plaklar, sanat eserleri ve illüstrasyonlarla dolu duvarlar, zevkli seçilmiş mobilyalar var. Gündüzleri ufak atıştırmalıklar ve kahve için ziyaret edebileceğiniz gibi geceleri de kokteyllerini tatmak ve müziğin tadını çıkarmak için uğrayabilirsiniz.

IMG_7863

Ve Daha Fazlası…

_ Konaklama konusunda sıkıntı yaşamayacağınız kesin; otel seçenekleri dışında, Airbnb’nin de yaygın olarak kullanıldığı bir şehir. Kendinizi ödüllendirmek istiyor ve denize nazır, lüks bir otelde konaklamak istiyorsanız Daios Luxury Living Hotel‘e bir bakın. Bütçeniz kısıtlıysa, dünyada gittikçe popülerleşen luxury hostel kavramının güzel bir örneği olarak The Caravan Bed & Breakfast‘a mutlaka göz atın.

_ Selanik’te koca bir hafta geçirmiş olmama rağmen aklımın kaldığı bir mekan var, Sempriko / Σέμπρικo. Bulmakta zorlanacağınız bir konumu olsa da konseptine de menüsüne de hayran kalmama rağmen ne yazık ki oturup bir şeyler yeme/içme fırsatım olmadı. Bir dahaki sefere koşarak gideceğim ilk yer burası olacak.

_ Seyahat ettiğiniz süre salı gününe denk geliyorsa, Thessaloniki Food Festival öncülüğünde düzenlenen Tuesdays Night Out programı aklınızda olsun. Şehrin farklı köşelerine yayılmış, her salı gecesi 10€’luk tadım menüleri sunan bir restoran listesi mevcut. Liste sürekli değişiyor, güncel halini buradan kontrol etmeyi unutmayın.

_ Alışveriş yapmak istiyorsanız aklınıza gelecek her türlü ürünü ve mağazayı Tsimiski üzerinde bulmanız mümkün. Uluslararası birçok markanın yanı sıra Notos Galleris, Attica ve Cosmos gibi büyük department store da bu cadde üzerinde bulunuyor.

_ Sneaker meraklısıysanız, Selanik sizi şaşırtacak ve sevindirecek. Tsimiski’nin Arkeoloji Müzesi’ne doğru giderkenki sonunda ve Tsimiski ile Aya Sofya arasında kalan (daha önce söylediğim gibi çok güzel kafelerin de bulunduğu) sokaklarda birçok sneaker mağazasına rastlayacaksınız. Ünlü markaların sokaklarda görmeye alıştığınız modelleri dışında özel koleksiyonlarını da bulmak mümkün.

_ Eğer sokak sanatı peşinden koşup limanın duvarları boyunca yürüdüyseniz, hem bir kahve içip soluklanmak hem de biraz ucuz alışveriş peşinde koşmak için, çok az daha ileri giderek oldukça büyük bir outlet center olan One Salonika‘ya uğrayın.

_ Benim gibi bir sinema delisiyseniz ve gittiğiniz her ülkeden DVD topluyorsanız, İngilizce altyazısı olan Yunanistan yapımı filmler bulmakta zorlanabilirsiniz. Uzun bir arayışın sonunda Tsimiski üzerindeki department store‘lardan Notos Galleries’in içinde yer alan teknoloji/kitap/müzik/dvd mağazası Public‘te buldum. (DVD’nin arkasındaki altyazılar arasında ΑΓΓΛΙΚΆ / Αγγλικά (İngilizce) yazması gerekiyor.)

_ 57. Selanik Uluslararası Film Festivali ve festivalde izlediğim filmler hakkında yazdığım yazıyı da buradan okuyabilirsiniz.

işbirliğiyle / in collaboration with

logos

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. dolu dolu içi dolu güzel bir paylaşım.. .. yeni yıl planlarında mutlaka değerlendirmek gerek..

    Tebrikler.

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x
Newsletter'a üye olmadınız mı?