Pera Müzesi ve theMagger işbirliğiyle hazırlanan yazılar, 3 Ekim’e kadar süren “Şimdi Saraybosna!: Bosna-Hersek Sineması” programı ile devam ediyor!

Belvedere3

Dünyada bitmek bilmeyen gerilimler, savaşlar ve katliamlar insan doğasındaki şiddet ve vahşeti ortaya çıkaradursun, çok yakın bir geçmişte tüm bunlara çok yakından tanık olmuş ve yaralarını halen sarmaya devam eden bir ülkenin birçok sanat dalındaki izdüşümlerini ağırlıyor Pera Müzesi. Devam eden Günümüz İmgeleri: Saraybosna Güzel Sanatlar Akademisi’nden Yapıtlar sergisi bir yana, Pera Film’in Şimdi Saraybosna! başlıklı gösterim programı da Bosna-Hersek’te yaşananları ve günümüzdeki izlerini konu alan beş filme yer veriyor.

aufm02_zoom

Yugoslavya’nın parçalanmasının ardından birçok etnik grubun kendi bağımsız devletlerini kurmak için verdiği mücadelenin en çok zarar verdiği halk Boşnaklar olmuş. Bosna ve Hersek Sosyalist Cumhuriyeti’nin çoğunluğunu oluşturan Müslüman Boşnaklar’ın bir yandan Sırp birlikleri, bir yandan da daha sonradan onlara katılan Hırvat birlikleri tarafından uğradığı katliam derin yaralar açmış. En bilineni Srebrenica katliamı olmak üzere, birçok şehirde, kasabada ve köyde evleri yakılan, evlerinden alınarak öldürülen, tecavüze uğrayan on binlerce sivil bu topraklara kurban gitmiş. İşte, Şimdi Saraybosna! programı da bu acı verici günlerin izlerini geride bırakmaya, yaralarını sarmaya çalışan insanların hikayelerini anlatan iki filmle başladı: Halimin put (Halime’nin Yolu) ve Belvedere.

Belvedere9

Halimin put ve Belvedere’nin en önemli ortak noktası, her ikisinin de odağında yer alan karakterin oğlunu ve eşini Bosna-Hersek Savaşı sırasındaki etnik temizlikte kaybeden ve bu katliamdan on beş yıl sonra sabırla ayakta durmaya çalışan güçlü kadınlar oluşu. Halime ve Rüveyda, yıllar geçmesine rağmen oğullarının ve eşlerinin kemiklerini bulamamış, onları usulünce gömemişler; belki de en çok bu nedenle geçmişi geride bırakmakta zorlanıyorlar. Tek başlarına yaşamlarını sürdürebilecek kadar güçlüler olmasına, ama işi bir kısır döngüye sürükleyen, her ikisinin de aynı güçle ayakta kalmasını sağlayan şeyin bu arayış ve amaç olması. Halima’nın amacına ulaşmasına çok az kalmış fakat bir sırrı var; bu nedenle oğlunun kemiklerine ulaşması için gereken DNA örneğini vermeyi reddediyor. Rüveyda’nın ise amacına ulaşması için sadece umudu var, fakat paramparça olsalar da birlikte yaşamayı sürdüren kardeşlerine bakmak, onların umutsuzluklarıyla başa çıkmak zorunda.

59. Festival igranog filma u Puli 2012 (PFF2012) - Halimin put

Bosna-Hersek savaşının izlerini taşıyan iki karakterin üzerinden acı, matem ve özlem duygularına yoğunlaşan bu iki film, savaşın evrensel kötülüğüne ve yıkıcılığına dikkat çekiyor. İster umutla, sabırla amacına ulaşmaya çalışan, ister umut etmek için dahi engellerle ve zorluklarla mücadele etmesi gereken bir insan olsun, savaşın yıllar süren izlerini inceliyor. İnsanların yalnızca etnik kökenleri ya da inançları nedeniyle evlerinden alınarak ıssız bir arazide vahşice öldürüldüğü, evlerinden edildiği, psikolojik ya da fiziksel şiddete maruz kaldığı, acılarla boğuşmaya terk edildiği hikayelerden belki de en çok şiddetin hüküm sürdüğü bu coğrafyada yaşayan bizlerin ders alması gerekiyor.

Şimdi Saraybosna! programındaki filmlerden Halime’nin Yolu’nu 3 Ekim Cumartesi 15:00 seansında Pera Müzesi’nde izleyebilirsiniz.

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?