theMagger Spot ile şehrin güzelliklerini ‘yaşamakla kalmayanlar’ spot altında! İlk hafta konuklarımız ise sevilen magger Deniz Yılmaz, Pera Müzesi’nden Elif Koçak ve theMagger’dan Lisya Kalma… Onlara 1 Nisan şakalarını, heyecanla karşıladığımız baharın tadını nasıl çıkaracaklarını ve sürmekte olan İstanbul Film Festivali ve Dot’un yeni oyunu “Yüksek / Overspill” vesilesiyle son zamanlarda izledikleri en iyi film ve oyunları sorduk.

Deniz Yılmaz / Magger

Sana yapılmış en iyi 1 Nisan şakası neydi?

Açıkçası 1 Nisan şakası fobim olduğu için ve yakınlarım 1 Nisan şakalarından hoşlanmadığımı bildiği için bu soruya tam olarak yanıt veremeyeceğim. Fakat hiç unutamadığım bir anım var; orta okulda hocaya 1 Nisan şakası yapmak için, ders öncesi topluca sınıftan kaçıp okulumuzun kullanılmayan bir bölümüne saklanmıştık, çıkmak istediğimizde ise kapıyı açamadık. Yaklaşık 3 saat boyunca orada mahsur kaldık ve kurtarılmayı bekledik :) Yani şaka yapalım derken kendimiz kötü bir şakanın içine düşmüştük.

Sence İstanbul’da baharın keyfi en iyi hangi mekanlarda çıkar, buralarda ne yemeyi/içmeyi önerirsin?

İstanbul’da baharın keyfi en iyi,
*Asmaların yaprakları çıktıktan sonra Karabatak Karaköy’ün sokak kısmına oturup, hafif bir esinti eşliğinde “panini tost” yiyerek,

*Mayıs ayında boğazı erguvanlar sardığında Kanlıca Yakamoz restoranında “kalamar ve bira” keyfi yapıp, sonrasında motorla Emirgan’a geçerek,

*Güneşli bir pazar günü Yeniköy Kahvesi’nde kahvaltı yaparak ve “naneli limonatasından” içerek,

*Cihangir White Mill Cafe’nin bahçesinde “kızarmış çıtır tavuk” eşliğinde buz gibi bir bira içerek,

*Gecenin bir vakti Alex’in isimsiz kokteyl barı önünde, tanımadığım insanlarla sohbet ederek ve “Ginger Thing” adlı kokteylini içerek,

*Bebek sahilinde, Mini Dondurma’nın favorim olan “muzlu dondurmasından” yiyerek ve denizi izleyerek çıkar!

theMagger’dan Karabatak yazısı…

Şimdilik, bu sezon izlediğin en iyi tiyatro oyunu ve bu yıl izlediğin en iyi film hangisiydi?

Beni her zaman etkilemiş olan ve hiçbir oyununu kaçırmamaya çalıştığım Genco Erkal’ın “Kerem Gibi” isimli tek kişilik oyunu benim için unutulmazdı! Genco Erkal’ın muhteşem sahnesi ve insanın iliklerine kadar işleyen sesi bu oyunu sevmemdeki en büyük etkenler.
Benim için, bu senenin en iyi filmi ise Haneke’nin “Amour” filmiydi. Oyunculuklar ve Haneke’nin her filmde olduğu gibi, bu filminde de kullandığı sarsıcı detaylar çok etkileyiciydi.

theMagger’dan “Amour” izlenimleri…

En son alışverişlerinde, giymek için heyecanla baharın gelmesini beklediğin ne satın aldın ve nereden aldın?

Yargıcı‘dan almış olduğum baharlık bir uzun elbisem var, giymek için baharın gelmesini bekliyorum.

 

Elif Koçak / Pera Müzesi Pazarlama Programları Sorumlusu

Sana yapılmış en iyi 1 Nisan şakası neydi?

Ailece en unutamadığımız şakayı babam yaptı bize. İşi nedeniyle Azerbaycan’dayken 1 Nisan’da küçük bir telefon şakası için bizi aradı ve Karabağ sorunu nedeniyle ülkede bir karışıklık çıktığını, sınırların kapandığını Türkiye’ye dönmek için bir yol aradıklarını söyledi fakat tam şaka yaptığını söyleyecekken telefonlar kesildi. Hayatımızın en uzun 1 saati olmuştu ve tabii unutamadığımız ve ancak şimdi komik gelen bir şaka.

Sence İstanbul’da baharın keyfi en iyi hangi mekanlarda çıkar, buralarda ne yemeyi/içmeyi önerirsin?

Benim İstanbula baharın gelmesi ile ilk aklıma düşen şey açık havada kahvaltı oluyor. Bunun için de iki favori mekanım var. İlki Emirgan Sütiş. Sütiş’te menemen ve kıymalı kol böreği benim en sevdiklerim. Tam teşekküllü, geleneksel bir kahvaltı için Emirgan Sütiş’i öneririm. İkinci favorim de Ortaköy The House Cafe. Denize sıfır terası ile sakin ve yavaş bir Pazar sabahı için tercihim. The House Cafe’de ben güveçte kahvaltı tercih ediyorum ama gözlemesi ve omletleri de çok lezzetli.

Şimdilik, bu sezon izlediğin en iyi tiyatro oyunu ve bu yıl izlediğin en iyi film hangisiydi?

İkinci Kat’ta izlediğim Disosya beni en etkileyen oyun oldu. Alışık olduğumuz sahne düzeninin dışında bir oyun olması nedeniyle çok farklı bir tiyatro deneyimi oldu benim için. Oyunun konusu ve oyunculuklar etkileyiciydi. Kaybolan 1 saatini arayan Lisa’yı tekrar büyük bir keyifle izleyebilirim.

Sinema konusunda ne yazık ki çok aktif olamadığım bir yıldı bu yıl.  İzlediğim filmler içerisinde en hoşuma giden Muhteşem ve Kudretli Oz oldu. Sanırım hayatımda masalların mutlu sonlarına ihtiyaç duyduğum bir dönemdeyim.

En son alışverişlerinde, giymek için heyecanla baharın gelmesini beklediğin ne satın aldın ve nereden aldın?

Bu sezon için en hevesle satın aldığım parça Twist’ten aldığım sıfır kollu çiçek desenli bir elbise oldu. Baharı üzerimde taşımak çok keyifli olacak.

 

Lisya Kalma / theMagger Editörü

Sana yapılmış en iyi 1 Nisan şakası neydi?

Bu bir Nisan şakası mıydı tam hatırlamıyorum ama anlatacağım. Lisedeydik, ve yakınımdaki insanlar benim çok batıl inançlı olduğumu biliyorlardı. Hayatımda ilk defa arkadaşım Begüm ile “kurşun döktürmeye” karar verdik ve bu konuda tanınan önemli birinden randevu aldık. Ancak, sonraki hafta randevuya gitmedik, daha kötüsü vazgeçtiğimizi haber de vermedik. Begüm ile Candeniz (randevuyu alan sınıf arkadaşımız) birleşip; “üstün güçleri” olan bu kadının Begüm ile bana kendisine haber vermediğimiz için çok sinirlendiğini ve üzerimize negatif bir büyü yaptığını söylediler. Bu tarz şeylerden çok ama çok korkardım; o yüzden bana yapılmaması gereken bir şakaydı :) Lisenin din hocasına kadar gidip konuşmuştum… Begüm’ün de korkuyormuş gibi yapıp her adımda yanımda olması şakanın daha rahat devam etmesini sağlamıştı. Şu an aslında saçma geliyor ama bu olay olduğu zaman 18 yaşındaydım ve şakaya gerçekten de inanmıştım! :)

Sence İstanbul’da baharın keyfi en iyi hangi mekanlarda çıkar, buralarda ne yemeyi/içmeyi önerirsin?

İstanbul’da baharın keyfi birçok mekanda çıkar… Özellikle bahçesi ve manzaralı balkonu olan yerler daha da keyifli oluyor. Etiler/Bebeköy’deki Backyard, kahvaltı veya brunch için mükemmel bir seçenek. Köpeğinizle saatlerce Backyard’da kendi bahçeniz gibi oynayabilirsiniz. Yine oralardan gidersek, Bebek Mangerie’de rosé şaraplı ve taze meyveli Sangria & Yeniköy Gazebo’da soğuk bir kahve içmek baharın keyfini yaşamak için birebir. Kuruçeşme’de Aşşk’ı seviyorum; taze meyveli milföy Aşşk-ı Memnu vazgeçilmez bir klasik.

Beyoğlu taraflarına gelirsek… Şirin bahçesiyle Zencefil, akşamları Cihangir’de White Mill’in bahçesi, rakı-balık için Demeti’nin küçük balkonu harika. Enfes bir İstanbul manzarası için Galata’daki George Otel’deki Le Fumoir de çok keyifli Çukurcuma’daysanız Holy Café’nin dışarısındaki masalara oturmadan baharın keyfi çıkmaz.

Biraz uzaklaşmak isterseniz, baharda vapura binip Burgazada’daki Kalpazankaya‘ya rakı-balık yapmaya, güneşin batışını seyrederken lezzetli mezeler yemeye gidebilirsiniz.

Şimdilik, bu sezon izlediğin en iyi tiyatro oyunu ve bu yıl izlediğin en iyi film hangisiydi?

Bu sezon en son Dot’ta Sarı Ay’ı seyrettim. Oyunun “Fiziksel Tiyatro” tarzını çok sevdim, hatta geçtiğimiz günlerde theMagger’da yazdım. Herkese tavsiye ederim! Son zamanlarda çok film seyrettim; şu an hatırladığım en çok severek izlediğim film Ezra Miller, Logan Lerman ve Emma Watson’ın oynadığı “The Perks of Being a Wallflower”, Argo’yu da beğenmiştim ama bu kadar ödülü alacak kadar iyi miydi, bilmiyorum. “Silver Linings Playbook” da çok güzeldi! Jennifer Lawrence’ın en iyi  kadın oyuncu Oscar’ını alması beni çok sevindirdi. 3 gün önce bu sene Filmekimi’nde gelen Little Miss Sunshine’ın yönetmeninden “Ruby Sparks”ı izledim; filmin kurgusu ve enerjisi çok hoşuma gitti. Sırada “Before Midnight” var, heyecanlıyım!

theMagger’dan “Sarı Ay” izlenimleri…

En son alışverişlerinde, giymek için heyecanla baharın gelmesini beklediğin ne satın aldın ve nereden aldın?

Tam bahar havasına giremedim; en son ne aldığımı değil de yakında neler alacağımı söyleyeyim en iyisi… Öncelikle kendime vintage bir güneş gözlüğü alacağım; son keşfettiğim Tekten Optik ilk duraklarımdan biri olacak. Her baharda yeni bir güneş gözlüğü alarak bu keyfi kendime yaşatırım. Çanta tasarım markası Çuval’ın koleksiyonundan renkli bir çanta alacağım, orası da kesin. Baharda trençkot ve blazer çok giyen biriyim; Beyoğlu’ndaki Retro gibi vintage dükkanlarda çok güzel çok güzel blazerlar çıkıyor aklınızda olsun! Baharla beraber takıp takıştırmak da ayrı zevkli oluyor; Sim Pera’da satılan renkli pleksi bileklikler alışveriş listemin başlarında yer alıyorlar! Son olarak loafer’ları çok beğendiğimden Tod’s’un renkli bir loafer’ını almayı düşünüyorum; pembesi vardı şimdi sıra lila veya fıstık yeşilinde.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Çok keyifli olmuş mini röportajlar, Spot’un devamını da bekliyoruz :)

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x
Newsletter'a üye olmadınız mı?