Yeni sezonda sadece yeni oyunlara gitmekle olmaz. Geçen sezonun en iyi oyunlarını da görmek, neden daha önce gitmedim diye hayıflanmak ve biraz da kafanızı duvarlara vurmak gerek. Tıpkı benim Tiyatroperest’in Soğuyunca Acımaya Başlar oyununda yaptığım gibi…

sab3

Tiyatroperest’in en sevdiklerimizden Soğuyunca Acımaya Başlar, bize üç ayrı evrensel ilişki modelini Neil LaBute’un, Ölüler Diyarı, Bir Mutluluk Anı, Karmakarışık isimli üç kısa oyunuyla anlatıyor. Neil Labute’un zaten özelliğidir, günümüz insanını, sıradanlığını, bunun arkasına saklanan çarpıklıkları anlatması. Bu kez de bunları üçe bölerek, üç ayrı çiftle anlatmış. İlk bölüm kürtajla yapılan seçim işi, ikincisi vicdan azabının dayanılmaz ağırlığı, üçüncüsü ise aldatmanın acı bedeli üzerinde şekilleniyor. Hepsinin ortak özelliği var: yaşadıklarımızın ve yaşattıklarımızın sorumlusu biziz ve bunların bedelini ödeyecek olan da. İlk şoku atlattıktan, sonuçları deneyimlemenin telaşı geçtikten sonra geriye bir tek şey kalıyor ve evet, o kalan şey, nam-ı diğer vicdan da soğuyunca acı(t)maya başlıyor.

Oyundaki üç ayrı çifti izlerken ilişkileri de sorgulamadan edemiyor insan. İlişkiyi çözümlemek veya bir formüle oturtmak gibi bir şey olası bile değil. Zaten kadınlar Venüs’ten, erkekler de Mars’tan geldikten sonra ortak bir noktada buluşmak ne mümkün! Bir kadın olarak “ah şu erkekler, siz işte hep böylesiniz” diye söylenirken, bir erkek izleyicinin de “kadınlar, siz işte hep böylesiniz” diye söylenmesi kuvvetle ihtimal. Sadece biraz anlayış, biraz saygı olsa, bazı şeyler daha kolay olacak; en azından felaketimiz olup ağlamayacağız. İşte bu ağlamalar da hep soğuyunca acımaya başladığı için!

sab2İlişkilerin bir de evrensel boyutu da var. Oyundaki üç ayrı ilişki modeli, buradan oldukça uzak mekanlarda geçse de, çiftleri Kanyon’a, Pendik Tren İstasyonuna, Maslak’taki plazaların birine veya o çevredeki bir hastaneye yerleştirin, hiç eğreti durmayacak. Ya aynısı ya da çok benzerleri bir şekilde yaşanacak. Dünyanın hangi köşesinde olursa olsun, ilişkilerin anatomisi aynı kaldıkça mekan bir farklılık yaratmayacak. Oyun bana göre en çok bunun altını çiziyordu.

Oyunun bende kalanlarını anlattıktan sonra gelelim alkışlarıma. Lütfen herkes; yönetmeninden oyuncularına herkes bir kenara çekilsin ve oyunun tercümesini yapan Ekin Olçay Turan alkışların çoğunu toplasın. Oyunu izlemeyi ertelememin nedenlerinden biri de tercümesinin yapaylığı konusunda önyargıya sahip olmamdı. Oysa boşunaymış, oyun sanki Türk bir yazar tarafından yazılmış kadar temiz bir Türkçeye sahipmiş. İsimlerin, mekanların yeri yabancı olmasa, gerçekten Türk bir oyun derdim, kimse de beni yabancı bir oyun olduğuna ikna edemezdi.

slider-2000x1000-1

Oyunun başarısında ikinci pay yönetmen Şerif Erol’un. Kendisi hangi işe elini atsa hayranlığımla sonuçlanıyor, burada da bir değişiklik yok. Üç ayrı oyunu doğru dürüst bir dekor, ışık düzeni olmadan, hem bu kadar yalın hem bu kadar derin sahnelemesi, sahne geçişlerinin seri olmasına özen göstermesi hayranlığımın artış nedeni. Oyunun ismini de kendisi vermiş ve sayesinde hala isimle üç oyunun ilişkisini sorguluyorum. (Amacının da bu olduğunu biliyorum.)

sab6

Oyuncular Özlem Zeynep Dinsel ve Onur Özaydın’ı ve oyunculuklarını ayakta alkışlamak dışında başka ne yapılması gerekiyorsa yapmaya hazırım. Üç ayrı karakter, üç ayrı çift, enerjisi ve inandırıcılığı tavan yapmış üç ayrı oyunculuk… Bir karakterden sıyrılıp diğerine geçişleri kıyafetlerini değiştrme süreleri kadar kısaydı ve hepsinde de karakterin tüm özelliklerini kostümleri kadar iyi taşıdılar. Özellikle Zeynep Dinsel’in finaldeki performansı için şimdiden hazırlıklı olun (keşke başka bir ipucu verebilsem). Kendisinin, bu oyundaki performansı ile 16. Direklerarası Seyircileri Tiyatro Ödülleri‘nde “Yılın Küçük Salon Kadın Oyuncusu” ve Türkan Kahramankaptan Özel Ödülleri’nde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görülmesi ve Afife Jale Tiyatro Ödülleri‘nde ise “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” kategorisinde aday gösterilmesi başarısının en büyük şahitleri.

Gördüğünüz gibi, eğlenmek, düşünmek, iyi bir oyun izlemenin keyfini yaşamak için hedefiniz belli: Soğuyunca Acımaya Başlar. Siz bir izleyin, sonra öyle çok, öyle çok sevecek ve öyle çok eşe dosta önereceksiniz ki… O zaman, şimdiden iyi seyirler!

IMG_20161025_132541

Fotoğraflar: Tiyatroperest

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?