Kimileri özenle tüm filmleri inceleyip kendisi için en doğru olan filmi bulmaya çalışır, kimileri sinema salonunun gişesinde anlık kararlar verir, kimisi de vizyondaki hemen hemen tüm filmleri izlemeye çalışır… Hangi gruba dahil olursanız olun, yolunuz sinemadan geçecekse, eninde sonunda cevabını öğreneceğiniz sorudur: “Bu hafta vizyonda ne var?”

32. İstanbul Film Festivali bu hafta da devam ediyor. Şimdilik, festivalin ilk 7 gününde izlediğim 15 filmden favorimin François Ozon’un “Dans la maison”u olduğunu söylemekle yetineyim. Zira yazımızın konusu her hafta olduğu gibi vizyon filmleri… Üstelik Festival telaşına rağmen vizyon da oldukça kalabalık: Seçenekler arasına 7 yeni film ekleniyor.

Haftanın Filmi: Broken (Koşulsuz Sevgi)

Aylar önce Filmekimi’nde izleme fırsatı bulduğumuz “Broken”ın vizyon şansı da yakalamış olması beni çok mutlu etti. Hatta Film Festivali zamanı olmasa, tekrardan oturup izlemek isterdim. Birçoklarına sorduğunuzda yılın en iyi ilk filminin “Beasts of the Southern Wild” olduğunu söyleyeceklerdir. Bense bu kategorideki tercihimi düşünmeden “Broken”dan yana kullanabilirim. Rufus Norris, ilk filminde bir Kuzey Londra sokağına çevirmiş kamerasını ve olabildiğince gerçekçi, olabildiğince gerilimli bir hikaye anlatmış. Filmin hikayesi de, görüntüleri de, sesleri de mükemmel kurgulanmış. Film, günümüz toplumunun sebepsiz yere suçlanma paranoyasını, bu paranoyanın nedenlerini değil belki ama, sonuçlarını anlatmış. Kimin kurban, kimin zanlı olduğu konusunu araştırırken üç ailenin kapılarından içeri girerek yazmış hikayesini ve hikayeyi daha etkileyici kılmak için her türlü teknik imkanı kullanmış. Cillian Murphy ve Tim Roth‘unkiler bir yana, çocuk oyuncuların hepsinin birbirinden gerçekçi performansları da takdire değer. “Broken”, yalnızca Cinemaximum İstinye Park’ta gösteriliyor.

Haftanın Fantastiği: Warm Bodies (Sıcak Kalpler)

Kariyerine çok küçük yaşta başlayan ve birçoğumuzun 12 yaşındayken “About A Boy”daki küçük çocuk olarak tanıdığı Nicholas Hoult, “Skins” dizisi ve “A Single Man” filmi ile yeteneğini kanıtladıktan sonra kendini aksiyona ve fanteziye verdi. Birkaç yıl önceki “X-Men: First Class”ın ardından kendisini bu yıl hem “Jack the Giant Slayer”da hem de “Warm Bodies”de izliyoruz. Film, bir zombi ve bir insanın aşkını konu alırken, Hoult da zombi R’yi canlandırıyor filmde. “Warm Bodies”i merak etmemin ve bir tıvaylayt-çakması olmadığından umutlanmamın en büyük nedeni ise yönetmen koltuğunda “Wackness” ve “50/50″ gibi başarılı bağımsızların yönetmeni Jonathan Levine‘ın oturuyor olması.

Haftanın Duygusalı: Now Is Good (Aşk, Şimdi!)

“Kanser genç kız/genç çocuk, ölmeden önce aşkı ve cinselliği tatmak ister.” Son iki yılda bile bu cümleyle özetlenebilecek filmlerin sayısı bir hayli fazlayken, yeni bir tanesiyle karşı karşıyayız: “Now Is Good”. Kardeşinin kendisinden daha iyi bir oyuncu olduğu anlaşıldığından beri yüzüne pek bakmak istemediğim Dakota Fanning, “War Horse”un genç yıldızı Jeremy Irvine ile paylaşıyor başrolleri. Haftanın sevgiliyle izlenecek filmi bu anlayacağınız. Aşık ikiliye, İngiliz bağımsız sinemasının iki önemli ismi Paddy Concidine ve Olivia Williams eşlik ediyor.

Haftanın Festivalden Kalanı: Passion (Öldüren Tutku)

“Broken” gibi, Filmekimi’nde izleme şansı bulduğumuz bir filmdi “Passion”. Brian de Palma‘nın yönetmenliğinde, kariyerleri gittikçe iyi bir yöne giden iki kadın oyuncuyu buluşturuyor film: Rachel McAdams ve Noomi Rapace. Entrika, aşk, tutku, suçlama, rekabet, cinayet… Venedik Film Festivali’nde de yarışan bu filmi Filmekimi’nde izlemiş olanlardan değilim, okuduğum eleştiriler de fazla bir şey kaçırdığımı söylemiyor. Yine de güzel kadınları merkezine alan entrika dolu bir film izlemek istiyorsanız buyurun derim.

Haftanın Korkusu: The Collection (Koleksiyoncu 2)

2009 yapımı “The Collector”ın devam filmi olan “The Collection”, yoluna aynı yönetmenle, Marcus Dunstan ile devam ediyor.

Haftanın Animasyonu: Snezhnaya Koroleva (Karlar Kraliçesi)

Sadece 3 boyutlu gözlük sattıracak diye, adı sanı duyulmamış animasyonların ülkemizde vizyona girdiğinden bahsetmiş miydim? Bu hafta konuğumuz Rusya! Sonsuza dek sürecek bir kış ve kötü kalpli Karlar Kraliçesi’nden dünyayı kurtarmaya çalışan Gerda adındaki bir küçük kızın macerasını konu alıyor film.

Haftanın Yerlisi: El-CİN

Türkiye’de korku filmi çekmek için bilmeniz gereken sır üç harfli! Filmde 5 üniversiteli gencin, Şile’de kaçırılan bir genç kızla ilgili yaşadıkları doğaüstü olaylar konu alınıyor. Filmin yönetmeni Türk sinemasının cin uzmanı ([email protected] serisi ve Semum’dan hatırlayabilirsiniz) Hasan Karacadağ.

Haftanın Etkinliği: 32. İstanbul Film Festivali

Festival devam ediyor! Üstelik bu hafta, Türk Sineması bölümleri ile Ulusal, Uluslararası ve İnsan Hakları Yarışmaları filmleri de görücüye çıkıyor. Eğer ilk hafta City’s’den çıkamayanlardansanız, en azından bu hafta uğramanız gereken yer Atlas Sineması ve Beyoğlu Sineması. (Halen uğrayabiliyorken!) Ne de olsa yarışma filmlerinin kalbinin attığı yer bu iki salon. İstanbul Bienali teması ile paralel bölüm “Ben Kentli Vatandaş Değil miyim? Barbarlık, Sivil Uyanış ve Şehir” gösterimleri de bu hafta Pera Müzesi salonunda yapılacak. Haftanın Akbank Galaları ise şöyle: “Before Sunrise” ve “Before Sunset” hayranlarının merakla beklediği “Before Midnight“, Costa-Gavras’tan “Le capital“, Susanne Bier’den “Dan skaldede frisør“, yılın en iyi bağımsızlarından “Perks of Being a Wallflower“, Berlin Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülüne layık görülen “Prince Avalanche” ve Neil Jordan’ın “Interview with the Vampire”dan yıllar sonra vampir hikayelerine geri dönüşü “Byzantium“.

Festivalin dışında muhteşem bir gösterim programı da İstanbul Modern‘de başladı: Güç Belgeselde! 4-14 Nisan tarihleri arasında yapılacak belgesel gösterimleri arasında özellikle kaçırmamanız gereken, !f Bağımsız Filmler Festivali’nin gözdesi “The Act of Killing” (Öldürme Eylemi). Belgesel, 11 Nisan Perşembe günü saat 14:00′da gösterilecek.

Tabii geçtiğimiz haftanın filmleri de halen vizyonda, iyi seyirler!

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?