Kimileri özenle tüm filmleri inceleyip kendisi için en doğru olan filmi bulmaya çalışır, kimileri sinema salonunun gişesinde anlık kararlar verir, kimisi de vizyondaki hemen hemen tüm filmleri izlemeye çalışır… Hangi gruba dahil olursanız olun, yolunuz sinemadan geçecekse, eninde sonunda cevabını öğreneceğiniz sorudur: “Bu hafta vizyonda ne var?”

32. İstanbul Film Festivali’nin son üç günü ile başlayan bu hafta, vizyondaki mevsimsel değişimin de başlangıcı… Ekim ayına kadar Hollywood yapımı büyük aksiyonlarla, fantastik filmlerle, romantik komedilerle ve bunların yanında festivallerde beğenilip vizyonda da şansı olabileceğine inanılan yerli ve yabancı yapımlarla karşılaşacağız. İşte bu haftanın filmleri:

Haftanın Filmi: Oblivion

“Star Trek: Into Darkness”tan “Iron Man 3″e, “Man of Steel”den “World War Z”ye aksiyon dolu bir bahar ve yazın açılışını Tom Cruise ve Morgan Freeman‘ın başrollerinde yer aldığı “Oblivion” yapacak diyebiliriz. “TRON: Legacy” ile olumlu eleştiriler alan yönetmen Joseph Kosinski‘nin yönettiği filmde iki ünlü aktörün yanı sıra eski Bond kızlarından, en son “To the Wonder”da izlediğimiz Olga Kurylenko da rol alıyor.

Bu Haziran’da vizyona girecek olan “After Earth” ile benzer bir gelecekte geçiyor “Oblivion”: Yaşamın kalmadığı, terk edilmiş bir Dünya gezegeninde… Gezegende yaşayan bir canlı olup olmadığını araştırmakla görevli bir askerin geçmişle yüzleşmek zorunda kalmasını konu alan film IMAX seçeneği ile de izleyiciye sunuluyor.

Haftanın Festivalden Kalanı: Paperboy (Gazeteci Çocuk)

Şubat ayında !f Bağımsız Filmler Festivali‘nde izleme fırsatı bulduğumuz Lee Daniels‘ın “Precious”ın ardından çektiği ikinci film “Paperboy”. Filmde 1960′ların Florida’sında gazeteci bir aile, ilginç cinsel dürtüleri sonucu saplantılı bir aşkla bağlı olduğu katilin suçsuz olduğuna inanan ve yapılacak bir gazete haberi ile onu kurtarabileceğini düşünen bir kadın ve Florida’nın bataklıkları var. Irkçılığın ve yılanların kol gezdiği bir film… Nicole Kidman‘ın muhteşem performansı bir yana, nefret edenlerin neden nefret ettiğini çok iyi anlasam da bayılanların neden bayıldığını bir türlü anlayamadığım, nötr yaklaştığım bir film oldu. Oyuncu kadrosunda Nicole Kidman’ın dışında Zac Efron, John Cusack ve Matthew McConaughey de yer alıyor. Cannes’daki ilk gösteriminden bu yana birçok tartışmaya neden olmuş filmi, ister bu tartışmalara katılmak için, ister Nicole Kidman’ın o performansına tanık olmak için olsun, izlemelisiniz.

Haftanın Yerlisi: Zerre

Bir başka !f Bağımsız Filmler Festivali filmi… Geçtiğimiz Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi İlk Film ve En İyi Yönetmen ödüllerinin sahibi olan “Zerre”, Tarlabaşı’nda yıkılmak üzere olan bir apartman dairesinde annesi ve kızı ile yaşayan, karınlarını zor doyururken bir de sigortasız çalıştığı işinden atılan Zeynep’in yaşam mücadelesini anlatıyor. Başı ya da sonu olan bir hikaye yerine, kahramanının hikayesinden bir kesit sunmayı tercih eden yönetmenin sinemasının yanında başrol oyuncusu Jale Arıkan‘ın mükemmel performansı da konuşulmaya değer.

Haftanın Parodisi: Scary Movie 5 (Korkunç Bir Film 5)

2000 yılında “… Movie” kalıbını içeren filmlerin öncüsü olarak hayatımıza giren ilk “Scary Movie”nin 13 yıl sonrasında 5. “Scary Movie” karşımızda. Serinin gittikçe kötüleşmesinin nedeni bizim büyümemiz mi yoksa 6 yıl içinde 4 film çekilmiş olduğundan dolayı yaşanan malzeme sıkıntısı mı bilemiyorum. Fakat son filmin ardından 7 yıl geçmiş olması, filmde parodisi yapılan filmlerin sayısında yani malzemede sayısız seçenek olduğu anlamına geliyor. “Paranormal Activity” serisinden, “Silent Hill” ve “Cabin in the Woods” gibi yapımlara, “Piranha” ve “Snakes on the Plane” gibi hayvanlı korku filmlerinden bu yıl izlediğimiz “Mama”ya kadar oldukça fazla seçenek… Hatta afişteki oyuncak ayıdan anlayacağımız üzere komedi unsuru olarak kullanılan referanslar yalnızca korku filmleriyle sınırlı değil…

Haftanın Animasyonu: Croods (Crood’lar)

DreamWorks Animation Studios‘un bu yılki iddialı yapımlarından birisi “Croods” (diğeri ise “Turbo” olacak). Filmin yönetmenlerinden biri, daha önce DreamWorks’ün “How to Train Your Dragon” ve “Lilo & Stitch” animasyonlarında imzası olan Chris Sanders. Hikayemiz tarih öncesi çağlarda geçiyor. Mağaraları yok olan bir aile, kendilerine yeni bir yuva bulmak için macera dolu bir yolculuğa çıkıyorlar. Pixar bu yıl en iyi animasyonlarından biri olan “Monsters Inc.”in iddialı prequel’i “Monsters University” ile yarışa dahil olacağı için, DreamWorks’ün elinde ne olduğunu oldukça merak ediyorum açıkçası.

Haftanın Diğer Yerlisi: Atatürk’ün Fedaisi Topal Osman

Son zamanlarda neredeyse her hafta tarihi ya da epik bir yerli yapımla karşı karşıya kalıyoruz. Kurtuluş Savaşı yıllarında geçen hikayenin merkezinde, filmin adından da anlaşılacağı gibi Balkan Savaşları sırasında bir bacağını kaybeden fakat buna rağmen birçok cephede savaşmaya devam ederek Mustafa Kemal tarafından Muhafız Alayı komutanlığına kadar yükseltilen Topal Osman yer alıyor.

Haftanın Etkinliği: 32. İstanbul Film Festivali

Festival’de son üç gün! Pazar günü yarışma sonuçlarının açıklanması ve kapanış töreninden önce halen izlemediğimiz filmler var. Akbank Galaları bölümünün son galaları Chan-wook Park’ın Nicole Kidman ve Mia Wasikowska’lı filmi “Stoker” ve güümüzün online dünyasındaki offline ilişkilerin arayışındaki insanları konu alan “Disconnect” bunlardan ikisi. Benim programımda ise Uluslararası Yarışma’dan “A Late Quartet“, sinemada izlemek için inatla aylarca beklediğim “Perks of Being a Wallflower” ve en sevdiğim yönetmenlerden Susanne Bier’in “Den skaldede frisør“u var. Şimdilik yalnızca üç film üzerine notlarımı yazdığım festival filmleri ile ilgili yazılarım bu hafta devam edecek.

Tabii geçtiğimiz haftanın filmleri de halen vizyonda, herkese iyi seyirler!

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?