Geçtiğimiz haftalarda Woody Allen’ın son filmi “Blue Jasmine”i ve İngiliz dizisi “Black Mirror”ı izledim, Christopher Isherwood’un “Tek Başına Bir Adam” romanını okudum ve Filmekimi’nde izlediğim 22 filmi gözden geçirdim. Yaşamakla kalmadım, paylaşmak istedim:

blue jasmine

Bir Film: Blue Jasmine

blue jasmine poster

Woody Allen, 20. ve 21. yüzyılın en üretken yönetmenlerinden biri olarak her yıl bir filmle karşımıza çıkmaya, üstelik bu filmlerinde tamamı ünlü isimlerden oluşan bir oyuncu kadrosuna yer vermeye devam ediyor. Her zaman olmasa da çoğu zaman ‘bir yıl iyi, bir yıl vasat’ şeklinde bir aritmetiği var son yıllarda Woody Allen sinemasının: Çok sevdiğim “Match Point”, “Whatever Works” ve “Midnight in Paris”in ardından “Blue Jasmine” de tek sayılı bir yılda gösterimde… Kocası hapse girdikten sonra parıltılı yaşamına ait her şeyi kaybeden ve San Francisco’daki kardeşinin yanına sığınan New York’lu nevrotik bir kadın karakteri merkezine oturtan film, onu çok ve sık konuşturan bir senaryoya sahip. Oyuncu kadrosunda Alec Baldwin‘den Sally Hawkins‘e, Michael Stuhlbarg‘dan Peter Sarsgaard‘a, Louis C.K.‘den Bobby Cannavale‘ye sinema ve televizyon dünyasının yetenekli oyuncuları yer alıyor. Fakat tabii ki filmin alametifarikası Cate Blanchett. Blanchett, neredeyse bir an bile yüzüne bakmayı bırakmayan kameranın karşısında duygudan duyguya atlıyor, psikolojik bir felaketin somut halini alıyor. Şimdiden yılın En İyi Kadın Oyuncu ödülleri için favoriler arasında gösteriliyor oyuncu. Woody Allen ise çoktan yeni filmi “Magic in the Moonlight”ın çekimlerini bitirmiş bile…

black mirror

Bir Dizi: Black Mirror

black mirror posterUzun tatili fırsat bilerek, uzun zamandır birçok kişiden duyduğum bir minidiziyi izleme fırsatı buldum. “Neden ülkemizde böyle diziler çekilmiyor!” diye sorgulatan o dizilerden İngiliz yapımı “Black Mirror“. İki sezonu da birer saatlik 3′er bölümden oluşan dizinin her bölümü yakın gelecekte geçen, teknoloji ile toplumun almaya başladığı hale eleştirel yaklaşan distopik hikayeler anlatıyor. Her bölümde farklı bir dünyayla ve farklı oyuncularla karşılaşıyoruz. Dizinin bir bölümünde aldığı bir tehditin şartlarını yerine getirip getirmemesi konusunda sosyal medyadan baskı gören bir başbakan, bir bölümünde psikopat katillerden kaçarken kimsenin yardım etmeyip cep telefonu ile fotoğrafını çektiği bir genç kadın, bir bölümde tüm hayatlarını kayıt altında yaşayan bir toplum var… Sosyal medya, teknoloji ve bu konulardaki gelişmelerin sosyolojik etkileri konusunda çok sağlam gözlemlere dayalı altı hikaye de birbirinden çarpıcı. Robert Downey Jr.’ın okyanusun diğer kıyısından dizinin etkisini fark edip “The Entire History of You” bölümünün haklarını satın aldığını* ve bu bölümü sinemaya uyarlamaya niyeti olduğunu da ekleyeyim.

Bir Roman: Tek Başına Bir Adam, Christopher Isherwood

tek basina bir adamÜnlü modacı Tom Ford‘un ilk yönetmenlik denemesi olan 2009 yapımı “A Single Man“i hatırlarsınız. Başrolünde Colin Firth‘ün oynadığı (ve bu rolüyle ilk Oscar adaylığını elde ettiği) ona Julianne Moore, Matthew Goode ve Nicholas Hoult’un eşlik ettiği film, bir ilk filme göre oldukça başarılı, bir modacının imzasını taşıdığından olsa gerek estetik anlamda kusursuzdu. İşte “A Single Man”in uyarlandığı ve onunla aynı adı taşıyan Christopher Isherwood romanını (ne yazık ki) filmi izledikten yıllar sonra okudum. Los Angeles’ta yaşayan eşcinsel bir İngiliz edebiyat profesörünün bir gününü anlatıyor roman (ve film). Sabahtan geceyarısına kadar her adımını izlediğimiz George’un dünyayı, öğrencilerini, komşularını, dostlarını, erkekleri (ve kadınları), toplumu, siyaseti, kapitalizmi nasıl algıladığını öğreniyoruz her cümlede. Aynı bedende sevdiğini kaybetmiş bir adamın hayata tutunma çabası ve dünyadan beklentilerini kaybetmiş bir adamın dünyaya bakışının çatışmasını görüyoruz. Film ve roman arasındaki bariz farklılıkların kesinlikle gereksiz olduğunu düşünmedim romanı okur ve filmi hatırlarken. Tom Ford’un filminde, Isherwood’un sözcüklere dökme avantajını kullanarak anlattığı duyguları fazladan karakterler ya da fazladan sahneler aracılığıyla izlemişiz sadece. Isherwood’un 1964 yılında yazdığı “Tek Başına Bir Adam”, dönemin ABD’sini çok iyi yansıtan, diğer yandan karakteri ve onun hislerinin zamansız bri durumu anlattığı bir roman. İzleyin de, okuyun da…

filmekimi - le passe

Bir Liste: Filmekimi the10

Filmekimi’nin üzerinden neredeyse bir ay geçmiş olmasına rağmen halen hakkında yazacak bir şeyler bulabiliyorum. Daha önce 22 filmlik seçkimde en beğendiğim üç film hakkında uzun uzun yazmıştım. Gelenekselleşmiş the10 listeme yer vererek ve son birkaç not ekleyerek Filmekimi faslını kapatayım istedim.

the10 Filmekimi 2013 Listem: 1. Le passé 2. Gloria 3. Locke 4. Broken Circle Breakdown 5. La vie d’Adéle 6. Când se lasa seara peste Bucuresti sau metabolism 7. Inside Llewyn Davis 8. Dabba 9. Enough Said 10. Líbánky

filmekimi - dabba

– Asya ve Uzakdoğu filmlerine olan önyargımı bilen bilir. Fakat Hindistan yapımı “Dabba“, Filmekimi programı açıklanıp da filmleri inceler incelemez ilgimi çekmişti. Sımsıcak bir hikayesi var filmin. İyi yazılmış bir yan karakteri canlandıran Nawazuddin Siddiqui’nin oyunculuğu da dikkat çekici.

– Arjantin’in Oscar aday adayı “Wakolda“, Nazi Almanyası’nın Güney Amerika’daki izlerini anlatıyor. Aynı dinamiklerle anlatılan İkinci Dünya Savaşı hikayelerini izlemekten hala bıkmadıysanız, en azından coğrafi anlamda bir yenilik vaat ediyor film.

– “Yılın bağımsızı” yakıştırmaları yapılan, Sundance galibi “Fruitvale Station” bende hayalkırıklığı yarattı. Şok edici, çarpıcı, etkileyici gerçek ve ülkemiz gündemiyle paralellikler taşıyan bir olayı anlatıyor olması bir filmi iyi yapmıyor ne yazık ki.

Filmekimi filmleriyle ilgili detaylı incelemeleri Emre Eminoğlu’nun “Le passé“, “Gloria” ve “Locke“; Deniz Yılmaz’ın “La vie d’Adéle” yazılarında bulabilirsiniz.

* Robert Downey Jr to turn episode of Charlie Brooker’s Black Mirror into film, Ben Child, 12/2/2013, The Guardian
http://www.theguardian.com/film/2013/feb/12/robert-downey-jr-black-mirror

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?