Geçtiğimiz hafta 10. radyo boğaziçi Müzik Ödülleri törenine katıldım, Emel Kurhan’ın .artSümer’deki sergisini ziyaret ettim, Melis Danişmend’in yeni albümünü aldım ve genç keman sanatçısı Elvin Hoxha Ganiyev’i bir kez daha dinledim. Yaşamakla kalmadım, paylaşmak istedim:

Bir Etkinlik: 10. radyo boğaziçi Müzik Ödülleri Töreni

Türkiye’nin ilk üniversite radyosu olma özelliği taşıyan radyo boğaziçi, müzik ödüllerini bu yıl 10. kez dağıttı. Birçok ödül töreninde bulunmayan kategorileriyle dikkat çekiyor radyo boğaziçi Müzik Ödülleri: En İyi Caz Müzik Sanatçısı, En İyi Hiphop/Rap Müzik Sanatçısı, En İyi Müzik Blogu… Kategorileri, her tür müziği dahil edişi ve adaylarının kalitesi ile olduğu kadar, 16 Mayıs Perşembe akşamı BÜMED bahçesinde gerçekleşen törenin organizasyonel başarısı da behsedilmeye değer…

Öncelikle Türkiye’de gerçekleşen, sinema, müzik ya da televizyon fark etmez, izlediğimiz hemen hemen tüm ödül törenlerindeki sıkıcı konuşmalardan, törene kimin katılıp katılmadığından habersiz sunuculardan ve giriş-çıkışlardaki düzensizlkten eser olmayan bir ödül törenine imza atmış radyo boğaziçi ekibi. Üstelik ödül verdikleri, birbirinden ünlü sanatçıların hepsinin desteğini almayı, onları törene getirmeyi başarmışlar. Can Bonomo‘dan Sıla‘ya, Harun Tekin‘den Hayko Cepkin‘e, Murat Dalkılıç‘dan Mustafa Ceceli‘ye farklı müzik türlerinin öne çıkan birçok ismi o gece oradaydı. Hatta Bedük, Mustafa Ceceli ve Begüm Tarako canlı performanslar sergiledi. Umarım radyo boğaziçi ödüllerini aynı kalite ve başarıyla dağıtmaya uzun yıllar devam eder.

Bir Sergi: Emel Kurhan – “Fantastik” @artSümer

Emel Kurhan‘ın “Fantastik” adlı üçüncü solo sergisi, 25 Mayıs’a kadar Karaköy’deki .artSümer‘de sürüyor. Sanatçının sergide yer alan 13 eserinin çoğunda kanaviçe, pleksiglas ve neon öne çıkıyor.

Uzaktan rengarenk ve şirin görünen eserleri detaylı olarak incelediğinizde o güzelliğin ardında gizlenmiş şiddet ve/veya yalnızlığın farkına varıyorsunuz. Sergide yer alan eserlerde pleksiglas ve neon gibi ‘soğuk’ malzeme ve tekniklerin nakış ve kanaviçe gibi el işlerinin sıcaklığıyla birleştiğinde ortaya çıkardığı görüntü de detaylarda saklanan bu olumsuzlukları destekliyor.

Bir Albüm: Melis Danişmend – “Biraz Gülmek İstiyordum”

Önce Spitney Beers, sonra Üçnoktabir ile tanıdığımız Melis Danişmend, ilk solo albümünü çıkardığında şarkıları büyülemişti beni. adidas all originals party’de sahne aldığı yıl, sahne performansından da oldukça memnun kalmıştım. Melis Danişmend’in ilk albümü, adının “daha az renk” olmasından anlaşılacağı gibi biraz depresif, biraz karamsardı. Dinlediğiniz sesin saflığına ve masumiyetine rağmen biraz da öfkeli: “Öfkeden delirdim…” diye başlıyor, yalnızlığı “Kettle’da sular kaynattım / Boğazımdan içeri akıttım / Öyle bir acı sensizlik” diye tanımlayarak devam ediyordu. Danişmend, bu yılın başında çıkardığı ikinci albümüne ise “Biraz Gülmek İstiyordum” demiş ve müziğin sesini biraz daha yükseltmiş. Piyano ve gitarın yanına davulu katınca sesine çok yakışan o hüzünden vazgeçmemiş ama…  Çıkalı aylar geçmiş olsa da henüz yeni aldığım albümü en az ilki kadar beğendim kısacası.

Bir Genç Solist: Elvin Hoxha Ganiyev

Klasik müziğin en güzel yanlarından biri, yüzyıllar öncesinden gelen aynı notaları bambaşka bir şekilde yorumlayan yeni sanatçıların her zaman karşınıza çıkabilmesi. Genç solistleri takip ederek geleceğin büyük yeteneklerini kariyerlerinin en başından itibaren tanımaksa beni her zaman heyecanlandırıyor. Elvin Hoxha Ganiyev‘in adını ilk kez üç yıl önce 38. İstanbul Müzik Festivali programında görmüştüm. 13 yaşında bir keman sanatçısı, Türkiye’nin en önemli klasik müzik festivalini açıyordu. Ertesi yıl, o zaman ilk kez düzenlenen Andante Klasik Müzik Ödülleri’nde Yılın Çıkış Yapan Genç Sanatçısı ödülünü kazandı. Birbiri ardına gelen dünya birincilikleri, festival haberleri derken Elvin Hoxha Ganiyev’i sonunda geçtiğimiz Kasım ayında, “Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler” konserinde BİFO eşliğinde Sibelius’un keman konçertosunu yorumlarken dinledim:

Elvin Hoxha Ganiyev, 20 Mayıs Pazartesi gecesi de Süreyya Operası‘nın Genç Virtüözler konserinde, bir diğer genç solist, piyanist Cemil Yener Gökbudak ile paylaştı sahneyi. Özellikle Paganini’nin Caprice’i ile büyüleyen Elvin Hoxha Ganiyev’in birkaç yıl içinde hangi orkestra ve şeflerle, nasıl büyük konserler vereceğini düşündükçe sabırsızlanıyorum. Çok geç kalmayın ve mutlaka kendisini dinleyin bir şekilde.

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?