2017’de kültür-sanat alanında İstanbul’da neler oldu, neler yaşadık, nelere sevindik, nelere üzüldük, gelin birlikte hatırlayalım. İşte sergilerden festivallere, tiyatrodan müziğe 2017’den geriye kalanlar…

15. İstanbul Bienali: iyi bir komşu

Dünyaca ünlü sanatçı ikilisi Elmgreen & Dragset‘in küratörlüğünde, “iyi bir komşu” temasıyla düzenlenen 15. İstanbul Bienali, şüphesiz İstanbul’da yılın en çok ilgi çeken kültür ve sanat etkinliğiydi. Bu yıl İstanbul Modern, Özel Galata Rum İlköğretim Okulu, Pera Müzesi, ARK Kültür, Yoğunluk Sanatçı Atölyesi ve Küçük Mustafa Paşa Hamamı’nı mekan olarak seçen bienal, bu mekanlarda Türkiye ve dünyanın dört bir yanından sanatçıların ev, mahalle ve komşuluk temasına uygun işlerini izleyiciyle buluşturmakla kalmadı, şehrin sokaklarına da yayıldı. Bienalin bir incelemesi için Emre Eminoğlu’nun bu yazısına göz atabilir, bienalle ilgili daha fazla detayı ve seçtiğimiz 10 eseri hatırlamak için bu listemize tıklayabilirsiniz.

 

Contemporary Istanbul 2017 ve Selfie Çılgınlığı

Yılın en çok konuşulan bir diğer etkinliği ise kentin en büyük sana fuarıydı; 12. Contemporary Istanbul, bu yıl tarihini biraz geri çekerek kasımda değil, eylülde, tam sezonun açıldığı o yoğun dönemde gerçekleşti. Yoğunluk demişken, KİM? bölümümüzdeki röportajında sevgili magger arkadaşımız Irmak Özer’in de dediği gibi, anlam veremediğimiz bir yoğunluktan da bahsetmek şart; bu yıl Contemporary Istanbul, sergilenen eserlerden, katılan galeri ve sanatçılardan çok selfie’leri ve eser önlerinde oluşan selfie kuyruklarıyla konuşuldu ne yazık ki ve bizi de konu üzerine düşünmeye itti: “İnsanların sırf sosyal medyadan paylaşmak için bile sanatla ilgilenmesi de bir adımdır gibi geliyor. En azından fuar, bienal, diğer büyük etkinlikler takip ediliyor artık. Diğer taraftan da daha bu hafta sonu bienalin bir kısmını ve bir tasarım etkinliğini gezerken bu furyadan fenalık gelmedi değil.” Katılıyoruz Irmak!

theMagger olarak fuardan aklımızda kalanlardan biri de Esther Mahlangu tarafından boyanmış BMW Art Car 12 idi; Lisya Kalma’nın fuardan ve bu projeden izlenimlerini bu yazıda okuyabilirsiniz.

 

3 Büyüleyici Mekan, 3 Büyüleyici Sergi

2015’teki İstanbul Bienali’nin etkisi midir bilemiyoruz, bu yıla damgasını vuran bir diğer kültür ve sanat eğilimi, etkileyici sergilerin belki de kendilerinden daha etkileyici İstanbul köşklerini mesken tutmasıydı. Bunun ilk örneğini Sharjah Bienali‘nin İstanbul ayağı olarak gerçekleşen Bahar sergisi ile, bahar aylarında gördük. Sultanahmet’teki Abud Efendi Konağı ve konaktaki sergiyle ilgili detayları Rana Kelleci’nin yazısıyla hatırlayabilirsiniz. Yılın diğer iki etkileyici köşkünü sergisini gezmek içinse yeni sezon açılışını bekledik: Cihangir’deki Sadık Paşa Konağı, Pilot Galeri ve DAS Art Project işbirliğiyle kapılarını açtı ve Halil Altındere’nin Welcome to Homeland başlıklı sergisine ev sahipliği yaptı. Son olarak Koç Holding, 15. İstanbul Bienali’ne paralel olarak, bienal süresince Nakkaştepe’deki holding arazisinde bulunan tarihi Abdülmecid Efendi Köşkü‘nün kapılarını açtı. Ömer M. Koç Koleksiyonu’ndan, Patricia Piccinini’den Ron Mueck’e, Taner Ceylan’dan Elmgreen & Dragset’e birçok değerli sanatçıdan eserler Kapı Çalana Açılır başlığıyla sergilendi. Ne yazık ki sergiye düzenlenen gerici saldırı, ülkemizde kapıların belki de her çalana açılmaması gerektiğinin bir kanıtıydı.

 

John Berger’in Işığında…

Yılın ikinci gününde, 2 Ocak 2017’de hayata veda eden ünlü yazar ve sanat eleştirmeni John Berger’in önemli eseri Görme Biçimleri, aynı zamanda ARTER’in üzerinde çalıştığı ve 2 Haziran’da kapılarını açacağı serginin adıydı. John Berger’in eserinden ve notlarından ilham alan bu sergi, farklı sanat dönemlerine ait, farklı medyumlardaki, fakat hepsi de görme biçimlerimizle ve sanata bakışımızla oynayan eserlere yer veriyordu. Çağla Meknuze, serginin başarısını bu yazısında anlatmıştı.

 

İyileştiren Bir Şey: !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali

Bu yıl 17. kez düzenlenen !f Bağımsız Filmler Festivali, bu ülkede yaşamayı çok güzel özetleyen, her şeye rağmen izleyicileri için “burada” olduklarını kanıtlayan reklam filmiyle gülümseterek merhaba dedi 2017’ye. “İyileştiren şeyler” temalı festivalin programında En İyi Film dahil 3 dalda Oscar ödüllü Moonlight başta olmak üzere birçok bağımsız film bir haftayı aşkın süre boyunca gündemden uzaklaşmamıza yardımcı oldu. theMagger olarak her zamanki gibi yakından takip ettiğimiz festivalde izleme fırsatı bulduğumuz ve ısrarla önerdiğimiz filmlerden bazılarıyla ilgili detaylı bilgiye Emre Eminoğlu’nun Author: The JT Leroy Story, Irmak Özer’in Franca: Chaos and Creation ve Marina Abramovic in Brazil: The Space In Between ve Tayis Karakütük’ün Aloys yazılarından ulaşabilirsiniz.

 

Kaldırın Kafaları: 36. İstanbul Film Festivali

Şehre baharı getiren İstanbul Film Festivali’nin teması “Kaldır Kafanı“, teknoloji çağının nimetleri konusunda fazlaca heyecanlı olan sinema izleyicisine tatlı dilli bir uyarı niteliğindeydi. Sinemanın ve film festivallerinin, uyumadığınız her an göz teması kurma ihtiyacı hissettiğimiz akıllı telefonlarımızdan, tabletlerimizden ve bilgisayar ekranlarımızdan kafamızı kaldırmamız için güzel bir mola fırsatı olduğunu hatırlatıyordu festival. Festivalin birbirinden zengin bölümlerinden seçtiğimiz birer filmi bu liste ile hatırlayabilir, dünya sinemasından 36. İstanbul Film Festivali‘ne konuk olmuş 10 film önerisi için bu listeyi tıklayabilirsiniz. Yıl olmuş 2018 ama bir de bir uyarı yapalım isterseniz, çünkü kalkmıyor, kaldırılmıyor o kafalar: Sinemada akıllı telefonlarınızın sesini kısmanın yeterli olmadığını, onları elinize alıp ekran ışığını yaktığınız her an salondaki onlarca/yüzlerce insanın film izleme zevkini elinden aldığınızı unutmayın.

 

Şarkılar Konuştu: 24. İstanbul Caz Festivali

24. İstanbul Caz Festivali, yazı güzelleştirenlerdendi. Bu yıl farklı dillerde şarkı sözlerini renkli afişlerine taşıyarak “Şarkılar Konuşur” diyen festivali theMagger’dan Mert Tanöz yakından takip etti. Festivali önerilerimizle bu listeden hatırlayabilir, Mert’in Terramodo ve Kerem Görsev konserlerinden izlenimlerini okuyabilirsiniz.

 

Tiyatro Bağımsızlık Yaptı

Tiyatro cephesinde de dopdolu bir yıl geçirdiğimizi söylemek mümkün. Yılın öne çıkanlarından, Eda Geven’in izleyip theMagger’da yazdığı oyunlardan bazılarını bu yazılardan hatırlayabilirsiniz: Ev’vel Zaman, Dünyaya Gözlerimden Bak, Kaplan Sarılması, Pera’nın Zamanı... 2017’nin önemli değişikliklerinden biri ise İstanbul Tiyatro Festivali‘nden geldi; bu yıla kadar iki senede bir mayıs aylarında düzenlenen festival, bu yıldan başlayarak her yıl kasım ayında gerçekleşeceğini duyurdu ve 21. İstanbul Tiyatro Festivali, “Tiyatro bağımsızlık yapar!” diyerek iki hafta boyunca birçok uluslararası ve yerli tiyatronun oyunlarını izleyiciyle buluşturdu. Festivalin yaptığı değişikliğin, özellikle de ay seçiminin, bu yıl oyun sayısında ve niteliğinde değişikliğe neden olduğunu, bundan sonraki yıllarda da olmaya devam edeceğini savunanların sayısı az değildi. Festivalin öne çıkanlarını bu listede bulabilir, siz de bu konuda kendi kararınızı verebilirsiniz.

 

Aramızda Olanlar Hakkında Konuşmalıyız.

Yaz yine tüm renkleriyle gelmişti ve 25. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası yine dopdolu bir programla haziran ayını daha da güzelleştirmişti. Fakat yasaklar, şiddet, tahammülsüzlük, farklı yaşam biçimlerine saygısızlık gibi ülkemizden son birkaç yıldır eksik olmayan olumsuzluklar, bu güzelliklerin de önüne bariyerler koydu. Gökkuşağını yasaklamak isteyen, renkleri düşman gören bakış açısı, önce Onur Yürüyüşü‘ne daha önceki iki yılda da olduğu gibi engel oldu ve bu dopdolu haftaya buruk ve polis şiddetiyle yara almış bir finali layık gördü. Birkaç ay sonra Ankara’da her türlü LGBTİ+ etkinliğinin yasaklandığı duyuruldu, yılın son haftalarında ise bu yasaklar İstanbul’a sıçradı ve British Council ve Pera Film işbirliğiyle gerçekleşeceği duyurulan Kuir Kısalar film gösterimi yapılamadı. 2018’in yasaksız, azınlıkların, özgürlüklerin, farklı yaşam tarzlarının ve farklı düşüncelerin yasalarla korunduğu ve bu yasaların uygulandığı bir yıl olmasını diliyoruz. İzlememiz yasaklanan filmlerin hatrına, sizi Gökkuşağı Filmleri listemizdeki filmlere göz atmaya davet ediyoruz.

 

Güzel Gelişmeler, Yenilikler…

Tabii kültür-sanat alanında güzel gelişmeler olmadı, yenilikler yoktu da diyemeyiz. İstanbul’un kültür ve sanat yaşamına birçok yenilik katıldı 2017’de: Galerilerin Karaköy’e geri dönüşü bunlardan biriydi örneğin. Kadıköy Belediyesi’nin 2016’da kapılarını açan ama bizim ilk kez bu yıl ziyaret ettiğimiz Karikatür Evi ve yılın son haftalarında, sanat galerilerinin zorluklarla mücadele ettiği ve bazılarının kapılarını kapattığı bir dönemde yeni açılan sanat alanı, Antonina Sanat Galerisi de… Son olarak, sevgili dostlarımız Rave Mag‘in, basılı dergilerin bir bir yayından kalktığı bu dönemde dijital platformlarının yanında basılı bir dergi olarak da karşımıza çıkmaya karar vermesi de bu yıl en çok sevindiklerimiz arasında.

 

Kültür-sanat dolu bir 2018 dileğiyle…

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?