Güzelleşen havaların mutluluğuna kapıldığımız yaz aylarında, klimalı sinema salonlarında ya da açık hava sinemalarında büyük bütçeli süper kahraman ya da aksiyon filmleri izlemek en büyük eğlencelerimizden birine dönüşüyor. Özellikle bu mevsimde, neredeyse her hafta yeni bir dev prodüksiyon salonlara konuk oluyor, bizi sevdiğimiz kahramanlar ve karakterlerle buluşturuyor, sanatsal kaygıları bir yana bırakıp eğlenmeye bakmamızı öğütlüyor. İşte yazın gösterimde olacak devam filmleri…

İşte 27 Nisan’da Marvel Sinema Evreni’nin tüm süper-kahramanlarını tek bir filme dolduran heyecan verici Avengers: Infinity War’un açtığı yola eklenen ve eklenecek 2018 yazı blockbuster filmlerinden bir seçki…

Deadpool 2 | 18 Mayıs

Süper kahraman evrenlerinin en sivridilli, en küfürbaz, en haylaz karakteri Deadpool, Ryan Reynolds’ın yıllar süren çabaları sonucunda 2016’da kendi filmine kavuşmuştu. Çizgi romanların vazgeçilmezi olan mizahı yayınlandığı ilk yıllardan itibaren bambaşka bir boyuta taşımış olan bu karakterin tüm laf sokuşları, incitici ve/veya zekice esprileri, küfürleri ve umursamazlığı tam da hayranlarının hayalindeki gibi beyazperdeye yansımıştı. Yıkıcı, yakıcı ve yıpratıcı deneylere maruz kaldıktan sonra vücudu yaralarla kaplanmış ama yok edilemez ve acı duymaz bir süper-insana dönüşmüş olan Wade, namıdiğer Deadpool şu anda ikinci filmiyle vizyondaki yerini aldı bile. Filmin teaser’ında, Celine Dion romantik şarkısını seslendirirken onun etrafındaki seksi dansıyla ya da filmin her bir afişinde bile kahkahalara boğan Deadpool’un, ağzından çıkan her cümleyle güldürmek için geldiği kuşkusuz. Bu devam filminin konusunu merak edenler içinse Deadpool’un bu kez, süpergüçlere sahip bir çocuğu Cable adlı kötünün şerrinden korumak için bir araya gelen bir grup mutanta liderlik edeceğini söyleyebiliriz.

 

Solo: A Star Wars Story | 25 Mayıs

Yıllardır hasretini çektikten sonra 2015’te yeni bir üçlemenin ilk halkasıyla yeniden buluştuğumuz Star Wars evreni, o zamandan beri her yıl yeni bir filmle karşımıza çıkıyor. 2016’daki Rogue One: A Star Wars Story adlı yan hikayenin ardından, şimdi de en sevdiğimiz karakterlerden Han Solo’nun gençlik yıllarına gideceğimiz Solo: A Star Wars Story ile buluşmaya hazırlanıyoruz. Dört Star Wars filminde Harrison Ford’un canlandırdığı Han Solo, bu kez gençlik haliyle Alden Ehrenreich’in bedeninde can buluyor. Han Solo’nun çok çok uzak galaksilerde Millenium Falcon gemisiyle çıktığı ilk maceralar, kadim dostu ve ko-pilotu Chewbacca ile tanışması ve daha fazlası hafif retro bir görünümle ve Oscar ödüllü yönetmen Ron Howard’ın kamerasıyla heyecanlı bir buluşma için geliyor. Son günlerde “This Is America” klibiyle gündeme oturan Childish Gambino’nun solisti, aynı zamanda oyuncu, senarist ve yönetmen Donald Glover’ın filmin kadrosunda olduğunu da hatırlatalım.

 

Jurassic World: Fallen Kingdom | 8 Haziran

Gelin, birkaç saniyeliğine 90’lara dönelim: Sinema perdesinde John Williams’ın unutulmaz müziği eşliğinde, ilk kez dinozorlarla karşılaştığınız o anı hatırlıyor musunuz? Biliyoruz, o çocuksu şaşkınlık, o saf merak ve büyülenme duygusu, o günden beri her Jurassic Park devam filmiyle – aynı etkiyi yaratmasa, aynı kaliteyi tutturamasa da – sürdü; zamanında uğruna ansiklopedi sayfalarını karıştırdığınız, dergilerden maket iskelet parçaları topladığınız dinozorların çocukluk nostaljinizde daime özel bir yeri oldu. İşte 1993 – 2001 yılları arasında izlediğimiz ilk üçlemenin ardından, bu nostalji duygusundan beslenen ve o zamandan günümüze katbekat gelişen teknolojilerin nimetlerinden sonuna kadar faydalanan yeni bir seri 2015’te başlamıştı: Jurassic World. Orijinal Jurassic Park’ın bulunduğu adada yeniden açılan büyük ve çok daha güvenli (!) bir parkta yaşanan felaketten kaçışta başrolde dinozor eğitmeni Owen (Chris Pratt) ve park yöneticisi Claire’i (Bryce Dallas Howard) izlemiştik. Serinin yeni filmi Jurassic World: Fallen Kingdom’da, apar topar kaçılan adadaki yanardağ faaliyete geçince, Owen ve Claire dinozorların neslinin bir kez daha tükenmemesi için onları kurtarmak gibi çılgın bir fikre kapılıyor. Hikâyenin gerisi, bildiğiniz gibi bir kaçışa evriliyor. Ama zaten bu filmi izlemeniz için en büyük motivasyon yeni bir hikaye arayışı değil, çocukluğunuzdaki dinozorlarla yeniden buluşmanın heyecanı olmalı!

 

Ocean’s 8 | 15 Haziran

2001 – 2007 yılları arasında üç filmden oluşan Ocean’s soygun filmleri serisi, Hollywood’da ne kadar ünlü aktör varsa hepsini bir araya toplamış, bizleri üç zekice soygun ve türlü entrikayla eğlenceli, heyecan verici ve esprili üç yolculuğa çıkarmıştı. Şimdiyse Hollywood’da devir kadınların devri… Yıllarca hikayelerini anlatma fırsatı bulamayan, gücü elinde tutan erkeklerin fiziksel ve psikolojik tacizlerine maruz kalan kadınlar #MeToo hareketiyle bu düzene dur demeye ve sektördeki değişim için birçok adım atmaya başlamışken, büyük bütçeki yapımlarda da kadınların da erkekler kadar görünür olduğu ve onlarla eşit gelir elde ettiği projelerin sayısı da artmaya başladı. Bunlardan biri, belki de şimdilik en eğlencelisi ise Ocean’s 8. Debbie Ocean, ilk üç filmin kurnaz ve zeki soyguncusu Danny Ocean’ın (George Clooney) kız kardeşi ve New York’un en önemli etkinliklerinden ve zenginlik geçitlerinden Met Gala’da büyük bir soyguna imza atmak için kendi ekibini topluyor – ki bu ekipte kimler var kimler: Sandra Bullock, Cate Blanchett, Anne Hathaway, Mindy Kaling, Sarah Paulson, Awkwafina, Rihanna ve Helena Bonham Carter! Hollywood’un en yetenekli kadınlarını bir arada görmek için sabırsızlanmamak elde değil.

 

Ant-Man and the Wasp | 6 Temmuz

Geçtiğimiz ay Avengers: Infinity War’u izlemeyen kalmamıştır diye düşünüyoruz; filmde sevilen bir süper kahramanın yer almadığını fark etmeyen de… Her ne kadar filmde Ant-Man’in yer almaması için geçerli sayılabilecek bir bahane bulunmuş olsa da, asıl nedenin filmin prodüksiyon tarihlerinin Ant-Man and the Wasp filmiyle çakışması olduğunu tahmin etmek zor değil. Ant-Man’in sinemadaki hikayesi, kaybeden bir soyguncu olan Scott Lang’in yollarının Dr. Hank Pym’le kesişmesiyle, 2015’teki Ant-Man filmiyle başlamıştı. Kahramanın boyutunu katlarca küçültürken gücünü tersi oranda arttıran özel kostüm Scott Lang’i Ant-Man’e dönüştürmüş, kahramanımız dünyayı kurtaracak bir soyguna minik boyutuyla imza atmıştı. Çok yakında izleyeceğimiz yeni filmde ise Ant-Man’e (Paul Rudd) aynı kostümden giyerek The Wasp’e dönüşen Hope van Dyne (Evangeline Lilly) eşlik edecek. Ant-Man’in bir yandan bir aile babası olma çabalarını, bir yandan da Marvel evreninin ardı arkası kesilmeyen kötü karakterlerinden birine, Ghost’a (Hannah John-Kamen) karşı savaşırken izleyeceğiz. İlk filmin başarılı senaryosuna imza atan ekip değişse de, filmin şakacı ve geveze atmosferine hayat veren yönetmen Peyton Reed’in varlığını koruması, heyecanınızın artması için yeterli sebep…

 

Mission: Impossible – Fallout | 27 Temmuz

1960’lar, 1980’ler, 1990’lar, 2000’ler, 2010’lar… Akla kazınan tema müziğiyle özdeşleşen Mission: Impossible serisinin televizyonda heyecan yaratan aksiyonu, 1996 yılında Tom Cruise’un başrolde yer aldığı bir filmle sinemaya taşınmıştı. O gün bugündür ne serinin sonu geliyor, ne Tom Cruise yaşlanıyor ne de tehlikeli ve imkansız sahnelerin gerçekleşmesi karşısındaki şaşkınlığımız azalıyor. 2000’lerde I – II – III diye sıralanan Mission: Impossible filmleri, 2010’larda ise Ghost Protocol, Rogue Nation uzantılarıyla sinemalara uğradı, şimdi de Fallout ile geri dönüyor. Her zaman olduğu gibi temponun bir an bile düşmeyeceği, entrikaların dinmeyeceği heyecan verici bu filmde Ethan Hunt ve ekibi, ters giden bir görevin ardından zamana karşı yarışacak. Fizik kurallarına karşı gelen sahnelerle, o tanıdık müzikle ve Tom Cruise’un karizmasıyla baş başa kalmak için 2 ayımız kaldı!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN