Kimileri özenle tüm filmleri inceleyip kendisi için en doğru olan filmi bulmaya çalışır, kimileri sinema salonunun gişesinde anlık kararlar verir, kimisi de vizyondaki hemen hemen tüm filmleri izlemeye çalışır… Hangi gruba dahil olursanız olun, yolunuz sinemadan geçecekse, eninde sonunda cevabını öğreneceğiniz sorudur: “Bu hafta vizyonda ne var?”

Okullar tatil olduğu gün karnelerin dağıtılacağı ne kadar kesinse, vizyona 1′den fazla animasyonun girmesi de o kadar kesin olmaya başladı son yıllarda. İşte bu Karne Günü’nde de değişen bir şey yok. Yılın son derece sıradan iki animasyonu, sadece ‘çocuklar çizgi film izlesin diye’ vizyonda. İşte 2013 Ocak’ının son haftasının vizyon filmleri…

Haftanın Filmi: No

Şilili yönetmen Pablo Larraín‘in, Şili‘nin politik geçmişi üzerine çektiği üçlemenin son filmi “No” (2012).  Yönetmenle ve üçlemesiyle ülkemizdeki festivallerde gösterim şansı yakalayan “Tony Manero” (2008) ve “Post Mortem” (2010) sayesinde tanışmış olabilirsiniz. Filmlerin doğrudan bir bağlantısı olmadığı için “No”yu izlemeniz için hiçbir engel yok. Ekim ayında Filmekimi kapsamında izlediğimiz filmin başrolünde ‘hangi filmde rol alsa izlenir’ oyunculardan Gael García Bernal var. En İyi Yabancı Film kategorisinde Oscar adayı olan “No”, ülkesi Şili’ye tarihteki ilk adaylığını getirdi.

Film, Latin Amerika tarihinde önemli bir yeri olan Şilili diktatör Pinochet’nin bir referandum sonucu devrilme sürecini konu alıyor. Fakat filmin yalnızca politik bir yapım olduğunu söylemek imkansız. Referandum öncesinde televizyondan “Evet” ya da “Hayır” propagandası yapılması için ayrılan süreyi en iyi kullanmak için ülkenin en iyi reklamcıları ile çalışan siyasi partiler sayesinde film tamamen 80′li yılların reklam dünyasına götürüyor bizleri. Zaten Gael García Bernal’in canlandırdığı René Saavedra da bir reklamcı. Yılın en iyi filmlerinden olduğunu düşündüğüm “No”, ne yazık ki yalnızca İstanbul’da Beyoğlu Sineması‘nda gösteriliyor.

Haftanın Aksiyonu: Parker

“The Devil’s Advocate”ın (Şeytanın Avukatı) yönetmeni Taylor Hackford, hemen hemen hiçbir ülkede vizyon şansı yakalayamayan “Love Ranch” adlı filmini saymazsak, 2004′te Jamie Foxx’ın Ray Charles’ı canlandırdığı “Ray”den beri ortalarda gözükmüyordu. Yönetmen, bu yıl bir soygun filmi ile karşımızda: “Parker”, profesyonel bir hırsız ve güzel bir emlakçı kadının işbirliğini konu alıyor. Başrollerde elinde silah görmesek tanıyamayacağımız Jason Statham ve emlakçı rolünde oluşu Türkiye seyircisine son zamanlardaki reklamlardan dolayı oldukça ironik gelecek Jennifer Lopez var. Filmin, çok satan bir roman serisinin son kitabı “Flashfire”dan uyarlandığını da hatırlatayım.

Haftanın Animasyonları: Zarafa ve Marco Macaco (Kahraman Maymun)

Giriş paragrafında söz ettiğim, “Çocuklar tatilde!” animasyonlarından “Zarafa” Fransız, “Marco Macaco” ise Danimarka yapımı. “Zarafa“, Maki adlı bir çocuk ve zürafası arasındaki dostluğu anlatıyor. Çöl prensi tarafından Fransa’ya götürülmesi emredilen zürafayı doğduğu topraklara (Sudan) geri getirmeye çalışan Maki’nin macerası Afrika çöllerinden karlı Alpler’e uzanıyor.”Marco Macaco” ise plaj polisliği yapan bir maymunun, sahilde açılan kumarhanenin sahibi Carlo’ya karşı, sevdiği maymun Lulu’nun kalbini kazanmak için verdiği mücadele üzerine. Animasyon arayanlar için bir alternatif de 2 hafta önce vizyona giren Dreamworks yapımı “Rise of the Guardians” (Efsane Beşli).

Haftanın Yerlisi: G.D.O. KaraKedi

Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar’ın ardından, Şafak Sezer de vizyonda. Bugüne dek “Kolpaçino” ve “Kutsal Damacana” gibi serilerle küçümsenemeyecek seyirci rakamlarına ulaşan komedyenin yine de en büyük iki rakibi karşısında fazla şansı yok gibi.

Haftanın Etkinliği: Yönetmenlerle Buluşma 1: Reha Erdem

Farkında mısınız bilmem, eğer “No”yu Filmekimi’nde izlemişseniz, fazla cazip seçeneğiniz yok bu hafta. İş tam bu noktada devreye İstanbul Modern’in yeni film gösterim programı giriyor: İstanbul Modern Sinema, “Yönetmenlerle Buluşma” serisine, günümüz Türkiye sinemasının en önemli isimlerinden Reha Erdem ile başlıyor. Program yönetmenin uzak ve yakın geçmişte imza attığı kısa filmlerinin yanı sıra tüm filmografisine yer veriyor. Kişisel favorimi sorarsanız,  “Korkuyorum Anne” derim. Reha Erdem’in yeni filmi “Jin”in ilk gösteriminin programı dün açıklanan !f Bağımsız Filmler Festivali‘nde gösterileceğini de hatırlatayım. Yaklaşmakta olan festival için programınızı yapmadan önce !f önerilerime de göz atmayı unutmayın.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?