Kimileri özenle tüm filmleri inceleyip kendisi için en doğru olan filmi bulmaya çalışır, kimileri sinema salonunun gişesinde anlık kararlar verir, kimisi de vizyondaki hemen hemen tüm filmleri izlemeye çalışır… Hangi gruba dahil olursanız olun, yolunuz sinemadan geçecekse, eninde sonunda cevabını öğreneceğiniz sorudur: “Bu hafta vizyonda ne var?”

Geçtiğimiz haftanın boşluğunun ardından bu hafta vizyonda 9 yeni film yerini alıyor ve aralarında seçim yapmak pek kolay olmayacak gibi. 32. İstanbul Film Festivali’nden (hatta Filmekimi’nden) arda kalan filmlerin yanında iddialı yerli yapımlarla dolu bir haftayla karşı karşıyayız. Yine de içlerinde beni en çok heyecanlandıran filmde Steven Soderbergh’in imzası var:

Haftanın Filmi: Side Effects (Acı Reçete)

Çağımızın en üretken yönetmenlerinden Steven Soderbergh, 2000 yılında hem “Traffic” hem de “Erin Brockovich” ile aday olduğu En İyi Yönetmen Oscar’ını kucaklayıp adını duyurduğundan beri gerek tür, gerek yıllık sayı gerekse başarı açısından oldukça değişen bir skalada filmlere imza atıyor. En son “Contagion”, “Haywire” ve “Magic Mike”ını izlediğimiz Soderbergh, 2013′te yine ünlü oyuncuları bir araya topladığı bir film olan “Side Effects” ile karşımızda.

Rooney Mara, Channing Tatum, Jude Law ve Catherine Zeta-Jones‘u bir araya getiren “Side Effects”, psikyatristi tarafından yazılan bir reçetedeki ilacın yan etkileri yüzünden başına gelenler inanılmaz boyutlara ulaşan bir genç kadın olan Emily Taylor’ı merkezine alıyor. İlaç, Emily’nin olduğu kadar kocasının ve psikiyatristinin de başına bela oluyor. Rooney Mara’nın “Girl with the Dragon Tattoo”nun Hollywood versiyonunda izlediğimiz halinden eser kalmamış gözüküyor. İyi filmleri çok iyi, kötü filmleri ise çok kötü olan bir yönetmenin yeni filminin hangi kategoriye dahil olduğunu çok merak ediyorum açıkçası.

Haftanın Festivalden Kalanları: Stoker (Lanetli Kan), Great Expectations (Büyük Umutlar) ve Djeca (Çocuklar)

32. İstanbul Film Festivali‘nin Akbank Galaları bölümünde gösterilen “Stoker”, “Oldboy” ile ünü tüm dünyaya yayılmış Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook‘un ilk Hollywood filmi olma özelliğini taşıyor. Hitchcockvari bir gerilim olan “Stoker”, babasının ölümünün ardından psikolojik sorunları olan annesi ve yakışıklı amcası ile farklı ilişkileri olan bir kızın yas dönemini konu alıyor. Filmde Nicole Kidman, Mia Wasikowska ve Matthew Goode rol alırken, senaryonun ardındaki isim de oldukça dikkat çekici: “Prison Break” dizisinin yıldızı Wenthworth Miller. Filmin festivaldeki 3 gösteriminin biletleri kısa sürede tükenmiş ve “Stoker” ek seans konulan 4 filmden biri olmuştu.

Haftanın festivallerin ardından vizyona konuk olan diğer iki filmi ise “Great Expectations” ve “Djeca”. 32. İstanbul Film Festivali’nin Edebiyattan Beyazperdeye bölümünde gösterilen Charles Dickens uyarlaması “Great Expectations“ta Pip’i “War Horse” ile yıldızı parlayan Jeremy Irvine, Estella’yı ise dönem film ve dizilerinin tanıdık yüzlerinden Holliday Grainger canlandırıyor. Romanın efsanevi yan karakterleri Magwitch’te Ralph Fiennes‘ı, Miss Havisham’da ise Helena Bonham Carter‘ı izleyeceğiz. Mike Newell imzalı filmin 1998 tarihli modern “Great Expectations” uyarlaması kadar başarılı olup olmadığını merakla bekliyorum. Geçtiğimiz yıl Bosna-Hersek’in En İyi Yabancı Filmi Oscar yarışı için seçtiği “Djeca” ise Filmekimi 2012‘de gösterildikten uzun bir süre sonra vizyonda yer alıyor. Filmde kardeşi Nedim’i yetimhaneden çıkaran ve onunla daha iyi bir yaşam sürmeye çalışan Rahime’nin mücadelesini izliyoruz.

Haftanın Aksiyonu: Dead Man Down (İntikam Benim)

Haftanın aksiyonu, Danimarkalı bir yönetmenden… “Drømmen” ve “To Verdener” gibi önemli Danimarka filmlerine imza attıktan sonra İsveç’te çektiği “Ejderha Dövmeli Kız” uyarlamasıyla ünlenen Niels Arden Oplev, bu filmde beraber çalıştığı Noomi Rapace‘ı da yanına alarak bir Hollywood aksiyonu çekmiş. New York’ta geçen suç ve intikam hikayesinde Colin Farrell başrol oynuyor. Farrell ve Rapace dışında Terrence Howard, Dominic Cooper ve Isabelle Huppert gibi oyuncular da filmin kadrosunda yer alıyor.

Haftanın Yerlileri: Kuma, Yük, Hile Yolu ve Qüfür

Haftanın ‘yerlileri’ demiş olsam da, listedeki dört filmden ilki olan “Kuma“, bir Avusturya yapımı. Umut Dağ‘ın yönettiği film, Michael Haneke filmlerinin yapımcılarından olması ile pazarlanıyor şu günlerde. Ersin Kana‘nın “Hile Yolu“, Dink cinayetini konu alıyor. Dört filmin arasındaki tek komedi “Qüfür” ise entrikalarla dolu bir dergahı merkezine alıyor. Benim tercihim ise Erden Kıral‘ın yönettiği “Yük” olacak. Yurt içi ve yurt dışı festival gösterimlerinin ardından vizyonda izleyeceğimiz “Yük”te Tülin Özen, Nadir Sarıbacak ve Tansu Biçer gibi çok iyi oyuncular ve Türkiye’nin en iyi görüntü yönetmenlerinden olduğunu düşündüğüm Feza Çaldıran‘ın görüntüleri var.

Haftanın Etkinliği: Antonioni: Sessizliğin Gürültüsü

Pera Film ve İtalyan Kültür Merkezi işbirliğiyle 27 Nisan Cumartesi günü başlayacak yeni gösterim programı, Michelangelo Antonioni‘nin yedi uzun metraj filmine ve kısa filmlerinden oluşan bir seçkiye yer veriyor. Programın ilk iki gösterimi bu hafta sonu, 1982 yapımı “Identificazione di una donna” (Bir Kadının Tanımlanması, 27 Nisan Cumartesi, saat 15:00) ve 1981 yapımı “Il mistero di Oberwald” (Oberwald’ın Gizemi, 28 Nisan Pazar, saat 15:00) ile gerçekleşecek. 2007′de kaybettiğimiz ve sinema tarihinin en önemli yönetmenleri arasında sayılan Antonioni’nin filmografisini hatırlamak ya da eksiklerinizi tamamlamak için Mayıs ayı boyunca Pera Müzesi’nde devam edecek programı kaçırmayın.

Bu kadar seçenek arasından kendinize uygun bir film bulamamanız pek mümkün gözükmese de, geçtiğimiz haftanın filmleri de halen vizyonda tabii. İyi seyirler!

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?