Adatepe: Taş Evler ve Adaçayı Kokusuyla Dolu Köy

İliada destanında “Gargaros”olarak adı geçen bölgede yer alan eski bir Rum köyü: Adatepe. Adatepe’ye Akliman’daki evimizden ayrılıp İstanbul’a dönerken uğradık. Dönüş yolunda gezerek eve varmayı çok seviyorum ve itiraf etmeliyim ki Adatepe’ye bu denli hayran olacağımı tahmin etmiyordum. Bugün size biraz bu umulmadık keşfimden söz etmek istiyorum.

Yaklaşık bir buçuk saat sonunda Adatepe’ye vardık. Arabamızı köyün girişinde bırakıp yürümeyi tercih ettik çünkü Ege denizini kucaklayan bu köy aynı zamanda oksijen yüksekliğiyle de biliniyor. Durum böyle olunca bu fırsatı kaçırmak istemedik. Köye vardığınızda içinizi inanılmaz bir huzur kaplıyor, buna inanabilirsiniz. Tepeye doğru tırmandıkça bu huzur yerini hayranlığa bırakıyor. Arnavut kaldırımlar, Anıtlar Kurulu izni olmadan bir çivi bile çakamayacağınız 800 yıllık taş evler, dağlardan toplanan adaçayı kokusu (bundan ayrıca bahsedeceğim), zeytinyağından üretilen lezzetler, keçi sütünden yapılan enfes dondurmalar, bahçelerde bulunan meyve ağaçları ve en çokta eşsiz doğası sizi kendine hayran bırakıyor.









