İnsan bazen doğasına dönmek ister. Makyaj yapmak, topuklu ayakkabılarını giymek istemez. Daha sade, daha doğal görünmektir amacı; rahatlığını, özgürlüğünü hissetmeyi arzular. Gözümüze “simple” ve çok günlük görünen birçok ürünün ne kadar zamansız olduğunu, senelerce eskimeden klasikleştiğini, rahatlığımızı her zaman önemseyen markaların zamansızlaştığını fark etmiş miydiniz? İşte şu an sizinle tanıştıracağımız marka da öyle; onlarca çeşit rengiyle özgürlüğümüzü ve yalınlığıyla içimizdeki doğallığı ortaya çıkaran Bensimon bu ilkbahar/yaz vazgeçilmezimiz olmaya aday.

Kırmızı, yeşil, puantiyeli, çiçekli, desenli… Bunların hepsi Bensimon’un bize sunduğu özgürce seç, giy ve çık demesinde yatıyor. Bu ayakkabılar rahatlığı ve hafifliğiyle seyahatte, yolda, piknikte, bisiklete binerken, alışverişe giderken, Beyoğlu’nun ara sokaklarında kaybolurken hep yanımızda olabilirler. Önemli olan sahibinin istediği rengi/renkleri seçmesi, Bensimon’u yol arkadaşı olarak benimsemesi ve tarzını belirlemesi.

Bensimon duyarlılığın, edebiyatın, seyahatin ve sanatın diyoloğundan ortaya çıktığından, bizi hayatımızın her anında anlıyor; kitap okurken, sergi gezerken, yeni mekanları keşfederken, Galata’da tasarım mağazalarını ziyaret ederken, Lomo ile fotoğraf çekerken modumuzu renklendiriyor.

Orduda kullanılan canvas sneakerlarından ilham alınan Bensimonlar, tamamen doğal materyalden üretiliyor. Doğallığı ve fonksiyonelliği benimseyen Bensimon’un prensiplerinden biri de, kutusuz sergilenmesidir. Bensimon, moda aksesuarları için “kutunun gereksiz olduğunu” düşünür; o yüzden ayakkabılar mağazalara tek tek plastik çantalar içinde gönderilir.

Bensimon’u tercih eden ünlülerden birkaç kare:

Siz de Bensimon’ları stilden öte bir hayat tarzı olarak bensimeyebilirsiniz; bu ayakkabılar rengarenkliğiyle gününüze enerji, “cool” tarzınıza aynı zamanda konfor katacak!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?