Ve Sezon Finali: Taşra Kabare'den Alacakaranlık Kuşağı

Bu sezon Düşperest ile kalbimi fetheden Taşra Kabare, Alacakaranlık Kuşağı ile yerini pekiştirdi. Tüm yılı, birkaç istisna hariç güzel ve alkışlamaya değer oyunlarla geçirdim ve sezon finalini yapmak da Oğuz Utku Güneş’in uyarlayıp yönettiği Alacakaranlık Kuşağı’na kısmet oldu. Böyle verimli bir sezona, enerjisi yüksek bir kapanış da çok yakıştı.

Küçükken, geç saatte olduğu için ‘haydi artık uykuya’ uyarıları arasında az da olsa seyretme şansına eriştiğim Alacakaranlık Kuşağı, sahnede daha iyi bir iş olarak karşıma çıktı. Oyunun başında yönetmenimizin uyarısıyla fantastik bir dünyanın kapısını aralayacağımızı ve farklı bir boyuta geçeceğimizi öğrendik. Sonrasında “alacakaranlığın tekinsiz dünyasındaymışız, ızdırap da çekecekmişiz, acaba iyi mi ettik gelmekle…” diye sorgularken ve arkamıza yaslanıp yaslanmama kararını yaşarken, aşk iksiri dediğim oyunla açıldı perde. Çılgın bir mucidin iksiriyle aşk, evlilik, ayrılık gibi durumlar sahnede bir film şeridi gibi geçti.













