Güncel Alternatif Filmekimi Önerileri için tıklayın.

İstanbul’da 29 Eylül – 8 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek Filmekimi programında, biletleri muhtemelen satışa çıktığı anda tükenecek onlarca film mevcut. Yönetmeninin adını görür görmez konusuna bile bakmadan üzerine atlanacak, aldığı ödüllerle merak uyandıran filmler zaten belli. Peki ya diğerleri?

Festival programları açıklandıktan sonra herkesin aynı önerilerde bulunması tabii ki yanlış ya da rahatsız edici değil. Bir programda Michael Haneke’den Andrey Zvyagintsev’e, Yorgos Lanthimos’tan Guillermo del Toro’ya, Darren Aronofsky’den Sofia Coppola’ya onlarca isim, ödül sezonunda önemli oyuncular olacak türlü yapım, Cannes, Venedik ve Toronto’da ödül almış filmlerin neredeyse hepsi birden yer alıyorsa, bunları görmezden gelmek için çıldırmış olmak gerek. Ama bu kadar fazla iyi film bir arada olunca, ilgiyi ve izlenmeyi hak eden bazı filmler gölgede kalabiliyor. Demem o ki, programınızı yaparken sadece büyüklere oynamayın, bu filmlerden en az birini de listenize ekleyin!

3406338

Jusqu’à la garde / Custody | Yön: Xavier Legrand

Annesi ve babası henüz boşanmış küçük bir çocuk olan Julien’in gözünden izleyeceğimiz bir aile dramı Jusqu’à la garde. Şiddetli bir boşanmanın ardından annesi ve babasının ve sürmekte olan velayet davasının ortasında kalan Julien’in kontrolü ele almaya karar vermesi sonucu yaşananları anlatıyor. Venedik Film Festivali’nde yalnızca Geleceğin Aslanı ödülüyle yetinmeyen bu ilk film aynı zamanda Xavier Legrand’a En İyi Yönetmen ödülünü de getirdi. Açıkçası neyle karşılaşacağımı çok bilmemekle beraber, sinemada en çok sevdiğim temanın kokusunu alıyorum: büyüme hikâyesi.

thumb_52630_media_image_1144x724

La novia del desierto / The Desert Bride | Yön: Cecilia Atán, Valeria Pivato

2013 yılında Sebastián Lelio’nun Gloria‘sına hayran kalan tek kişi olmadığıma eminim. Emin olduğum başka bir şeyse filmin tüm doğallığını, akıcılığını ve içtenliğini başrol oyuncusu Paulina García’ya borçlu olduğu. İşte o muhteşem Şilili kadın, Gloria’dan sonra şimdi bir başka güçlü kadın portresi çiziyor. Arjantinli Cecilia Atán ve Valeria Pivato’nun ilk filmleri, yıllarca Buenos Aires’teki bir ailenin yanında çalıştıktan sonra işini kaybeden ve bir çölü tek başına geçmek zorunda kalan 54 yaşındaki Cecilia’nın hikâyesini anlatıyor. Hem başarılı ilk filmleri hem de Latin Amerika sinemasının güçlü kadın karakterlerini sevenler için birebir.

FOXTROT-Photo1-c

Foxtrot | Yön: Samuel Maoz

Askerdeki oğlunun ölüm haberini alan ve yas dönemde ailesinden ve ordu yetkililerinden bunalarak sinir krizi geçiren bir babanın etrafında dönen filmin yönetmenini Lebanon filminden hatırlıyoruz. Samuel Maoz, tamamı bir silahın, bir tankın içinde geçmesine rağmen son yılların en savaş karşıtı filmlerinden birine imza atmıştı belki de. Yıllar sonra yeni bir filmle geri dönen Maoz’un bu kez dış çekimlerle neler yaptığını merak ediyorum.

jkSxDXKbKxcDkqxfCHijxezt9yg

Jupiter Holdja / Jupiter’s Moon | Yön: Kornél Mundruczó

Önceki filmini de Filmekimi’nde izlediğimiz onlarca yönetmenden bir diğeri Macaristan’dan Kornél Mundruczó. Yönetmenin bir önceki filmi Fehér isten / White God, sokak köpekleri üzerinden simgesel ve şiirsel bir büyüme hikâyesi anlatıyordu. Filmde, Suriye göçmeni Aryan Sırbistan üzerinden Macaristan’a giriş yapmaya çalışırken polis tarafından vuruluyor, fakat ölmek yerine süper güçler kazanarak yoluna devam ediyor. Günümüz dünyasının en büyük toplumsal, insani ve siyasi sorunlarından birine fantastik bir dokunuş kazandıran film, merakla beklediklerimden.

Emre Eminoğlu

theMagger Editörü, Kültür ve Sanat Yazarı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN