Bahar Akbaş, tüm sene boyunca heyecanla beklediğimiz İstanbul Caz Festivali’nde çalışıyor. Kendisini tanısanız, kendine özgü tarzına, müziğe olan aşkına, konserlere olan zaafına ve hoş sohbetine hayran kalırsınız. Böyle bir kişilik etrafımızdayken biz de Bahar’ı sizle tanıştırmak istedik. Bu haftanın KİM’i Bahar Akbaş karşınızda:

Bahar merhaba! Seni daha yakından tanıyabilir miyiz? 

Merhaba! Bahar ben. 1986 Ankara doğumluyum. İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünden mezunum. Hayatta en sevdiğim şey İstanbul’da yaşıyor olmak. İKSV’nin düzenlediği İstanbul Caz Festivali’nde çalışıyorum. Müziği, güzel kahveler denemeyi ve modayı da seviyorum ama uzaktan. 

İKSV’de çalışıyorsun. İKSV ile tanışman nasıl başladı? Özellikle etkinlik zamanları çok yoğun oluyorsunuz. İşinin keyifli ve stresli tarafını bizimle paylaşabilir misin?

İKSV ile iş anlamında tanışmam üniversitedeyken festivallerde sanatçı asistanlığı yapmam ile başladı. Hiç planlarımda yokken kendimi bu sektörün içinde buldum. Çok da memnunum. Etkinlik öncesi ve süresince oldukça yoğun çalışıyoruz. İşimiz doğası gereği oldukça stresli ama tatlı bir stres. Yaptığınız işin kanlı canlı sonucunu görmek oldukça güzel. Müzikle iç içeyiz öyle ki yeni çıkan albümleri, sanatçıları dinlemek bile işimizin bir parçasını oluşturuyor. Üstelik insanların güzel zaman geçirmelerini sağlamakta ayrı bir tatmin benim için. Eylül ayından Temmuz ayındaki festivali özlemeye, bir sonraki için ufak ufak heyecanlanmaya başlıyorum açıkçası. En güzel yanı bu sanırım.

İKSV dışında müzik ve konserlerle olan ilişkinden bahsedebilir misin bize?

Müzik düşkünü bir baba ile büyüdüğüm için her zaman için müziğe çok yakındım. Daha Rolling Stones ne Mick Jagger kim bilmezken konserlerine sürüklenmiştim 1998 yılında. Yaşım ilerledikçe tabii ki kendi zevklerimi de oluşturdum ve babamla da biraz yollarımız ayrıldı. Ankara ne yazık ki etkinlikler konusunda çok tercih edilen bir şehir değil. Yılın 365 günü etkinliklere erişimim ancak 2004 yılında İstanbul’a taşındığımda oldu ancak o günden beri konser ve festivalleri büyük bir heyecanla takip ediyorum. Haftada ortalama 2 konser izlediğimi söyleyebilirim. 

En son hangi…

…filmi izledin? En son televizyonda Ruby Sparks’ı izledim. Çok tatlı, sıcacık bir filmdi.

…albümü dinledin? En son Yüzyüzeyken Konuşuruz grubunun “Evdekilere selam” albümünü dinledim ve çok çok beğendim. Şarkı sözleri çok başarılı. Beni alıp ilk gençliğime götürüyorlar.

…kitabı okudun? Sallinger’ın Franny and Zooey’sini okudum ve doğal olarak mükemmeldi.

…sergiyi gezdin? En son İstanbul Bienali’ni gezdim.

Son zamanlarda hiçbir bölümünü kaçırmadığın bir dizi var mı? Bu diziyi neden önerirsin?

Modern Family’e çok gülüyorum. Sherlock’u ise verdiği uzun aradan sonra şimdi yeniden heyecanla takip edeceğim. Bence son yıllarda yapılmış en güzel uyarlama.

Aşağıdaki durumlara göre mekan tercihlerin nedir?

…İlk date: Nişantaşı Atiye sokak’taki House Cafe.

Pazar kahvaltısı: Pek kahvaltı etmiyorum. Evde oturalım diyebilirim.

…Arkadaşlarla kahve: Asmalımescit’teki Şimdi.

…Dans: Minimüzikhol!

…Rakı-balık: İsmet Baba

İstanbul’u kültür-sanat aktiviteleri açısından değerlendirebilir misin? Sevdiğin ve eksik bulduğun yönleri neler?

İstanbul son yıllarda oldukça fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Sanatçıların gelmek ve görmek istedikleri bir destinasyon haline geldi ki bu oldukça sevindirici. Tabii ki Avrupa ülkelerine göre hala gerideyiz ve bana göre bunun başlıca nedenlerinden biri İstanbul’daki konser sahnelerinin azlığı ve var olan konser sahnelerinin de küçük kapasiteleri ne yazık ki. Umarım önümüzdeki yıllarda bu konuda çeşitli yatırımlar olur. Görsel sanatlar konusunda ise özellikle ilerleme kaydedildiğini düşünüyorum. Galeriler ve müzeler sayesinde en önemli eserler ayağımıza kadar gelir oldu.

İstanbul’daki kültür-sanat aktivitelerini öğrenmek için theMagger Ajanda‘yı takip edebilirsiniz!

Nerede oturuyorsun? Oturduğun bölge hakkında bize birkaç öneri verebilir misin?

Galata’da oturuyorum. Yolu düşenlerin muhakkak Galata civarındaki Türk tasarımcıların butiklerini gezmelerini ve Sensus’ta yerli şarapları denemelerini önerebilirim.

Şu zamana kadar ziyaret ettiğin ve en çok etkilendiğin şehir hangisi? Oraya gidersek özellikle neler yapmamızı önerirsin? 

Şu ana kadar görebildiğim şehirler arasında en etkilendiğim kesinlikle Viyana. Günün her saatinde en kuytu kafesinde bile inanılmaz konserlere tanık olabilirsiniz. Her Avrupa şehri gibi sokaklarda yürümenizi, Güncel sanatlar müzesi MUMOK’a gitmenizi ve seyahatinizi bahar veya yaz aylarına planlamanızı öneririm.

Bahar Akbaş

Hakkında pek bilinmeyen 3 şeyi söyler misin?

_11 Yaşında bir kedim var ve onun sayesinde çok fazla yalnızlık çekmiyorum.

_Örgü örmeyi çok seviyorum.

_Tanımadığım bir insana aitse 2. el kıyafetten hiç hoşlanmıyorum.

Dövmen var mı?

Evet 3 tane. Dövmelerimden bir tanesi kedimin bebekliği.

Hangi parfümü kullanıyorsun?

Jean Paul Gautier – Madame ve DKNY – Fragrance

Sanat ortamda seni nerelerden takip edebiliriz? Dışarıda seninle en çok nerelerde karşılaşabiliriz?

Genelde iş çıkışlarında Şimdi’ye muhakkak uğruyorum. Peyote, Minimüzikhol ve Salon çok sık gittiğim yerler. Twitter’da sadece okuyan ekiptenim ama instagramda http://instagram.com/baarma takip edebilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?