Bernar Havlici ile: Kırk Yıllık Mücevher Ustalığı Üzerine

Mag Porter
TASARIM|28 Eylül 2026
Bernar Havlici ile: Kırk Yıllık Mücevher Ustalığı Üzerine

Özlediğimiz İstanbul’a hâlâ sahip çıkan isimler var! Biz de yaklaşık kırk yıldır, atölyesindeki taşlara aynı heyecanla yaklaşan ve şehrin belleğinde önemli bir yere sahip olan Bernar Havlici ile tanışma fırsatı bulduk. Onun atölyesinde zanaatkarlık kültürü devam ediyor, hızla dönen dünyaya inat geleneklere modern bir şekilde sahip çıkarak mücevherler özenle işleniyor. Gelin, Nuruosmaniye’deki atölyesinden bizimle buluşan Bernar Havlici ile gerçekleştirdiğimiz sohbeti size de anlatalım.

image
Atelier Bernar | Fotoğraf: Bernar Havlici

Yaklaşık 40 yıldır taşlarla çalışıyorsunuz. Bir taşı gördüğünüzde sizi ona çeken ilk şey ne oluyor?

Bunları Da Okuyun

Bazen rengidir, bazen kesimi, bazen de tarif edemediğim bir şey. Bir taşa bakınca hemen “Bundan ne yapabilirim?” diye düşünmeye başlıyorum. Ama her taşı aldığım gün tasarıma dönüştürmem. Bazen atölyede uzun süre durur. Ben ona bakarım, o bana bakar. Sonra bir gün yanına hangi taşın geleceği, nasıl bir form istediği kendiliğinden belirginleşir. Benim için tasarım biraz da taşı dinlemekle ilgili.

image
Atelier Bernar | Fotoğraf: Bernar Havlici

Bir mücevheri sizin gözünüzde değerli yapan şey yalnızca kullanılan taş mı?

Çok değerli bir taş kötü bir işçilikle bütün etkisini kaybedebilir. Benim için taş, tasarım ve işçilik birbirinden ayrı değil. Oran, taşın ışığı, metalin dönüşü, mıhlamanın temizliği… Bazen dışarıdan fark edilmeyen çok küçük bir detay, bütün parçanın karakterini değiştirir. Ustalık biraz da herkesin baktığı yerde o küçük farkı görebilmek.

image
Atelier Bernar | Fotoğraf: Bernar Havlici

Tasarımlarınızda sizi en çok besleyen şeyler neler?

Taşın kendisi zaten en büyük başlangıç noktası. Özellikle renkli taşlarla çalışmayı seviyorum çünkü her birinin çok farklı bir karakteri var. Bunun yanında yıllardır içinde olduğum Nuruosmaniye ve Kapalıçarşı kültürünün de bende mutlaka bir izi var. Eski işçiliklere, oranlara, detaylara bakıyorum, bir yandan da birebir tekrar etmek istemiyorum. Geçmişten gelen bir bilgiyi bugünün gözüyle yeniden yorumlamak bana daha yakın.

image
Atelier Bernar | Fotoğraf: Bernar Havlici

3D modelleme ve yapay zekâ gibi teknolojiler mücevher tasarımını hızla değiştiriyor. Bir usta olarak siz bu dönüşüme nasıl bakıyorsunuz?

Teknolojiye karşı değilim. Tasarım sürecini hızlandırabilir, alternatifleri daha hızlı görmenizi sağlayabilir ve üretimde çok faydalı olabilir. Ama taşın karşısına geçtiğinizde hâlâ tecrübenize ihtiyacınız var. Her taş bilgisayardaki gibi davranmıyor. Nerede baskı uygulayabileceğinizi, nerede durmanız gerektiğini, hangi tasarımın gerçekten üretilebilir olduğunu yıllar içinde öğreniyorsunuz. Teknoloji formu hızlandırabilir, ustalık ise nerede yavaşlamak gerektiğini bilir.

image
Atelier Bernar | Fotoğraf: Bernar Havlici

Bunca yıldan sonra hâlâ sizi heyecanlandıran ne?

Yeni bir taş gördüğümde hâlâ ilk günkü gibi heyecanlanabiliyorum. Fuarda bir taşın önünden geçip sonra dönüp yeniden baktığım çok olur. Eğer ayrılamıyorsam “demek ki bu benim” derim. Sonra asıl heyecan atölyede başlıyor. Tasarım değişiyor, taşların yerini değiştiriyorum, bazen başladığım noktadan tamamen başka bir yere gidiyorum. Sonunda baktığımda “işte buymuş” diyebiliyorsam benim için hâlâ aynı keyif var.

Kapak Fotoğrafı: Bernar Havlici

İlginizi çekebilir: Deniz Yılmaz Akman’dan İstanbul’un Esnafları

Yazı Yorumları (0)
Bu yazıya ilk yorumu siz yazın!