Ece Saçar, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Gezmeyi, eğlenmeyi, yemek yemeyi, okumayı, müzik dinlemeyi çok seven biri. Bunların hepsini yapıp; ecesacar.com adlı blogunda takipçileriyle deneyimlerini paylaşıyor. Hayatı yaşamayı ve yaptıklarını somutlaştırmayı çok iyi bilen Ece nerelere gittiğini, müzik zevkini, son zamanlardaki aktivitelerini theMagger takipçilerine anlattı..

Ece Saçar’ı bize anlatmak için bol sıfatlı bir kısa cümle kurar mısın?

Enerjik, çok gülen, dünyada ne oluyor ne bitiyor öğrenmeye meraklı,  duygusal, müziksiz yapamayan, ajandasıyla birlikte her gününü programlı yaşayan biri.

En son hangi…

…kitabı okudun? Popüler kitapları okumayı çok tercih etmem ama İhsan Oktay Anar’ın “Yedinci Günü”nü çıktığı gün aldım. Onu popüler kitap piyasası yazarlarından saymıyorum, çünkü sadece o tarz kitapları okuyanların anlayacağı bir dili yok. Bir masal dünyasında gibiydim, tavsiye ederim ama dizüstü kitaplar okuyanlara ağır gelebilir. :)

…filmi seyrettin? En son sinemada Buz Devri 4’ü izlemiştim. Animasyon seven biri olduğum için sevdim, fakat ilki kadar güzel olmuyor hiçbir serinin devam filmleri.

Evde film izlemeyi tercih ediyorum aslında genelde. En son olarak da daha bugün “We need to talk about Kevin” i izledim. Geçtiğimiz yıl festivalde gitmeye fırsat bulamayıp, merak ettiğim bir filmdi. İzlemek bugüne kısmetmiş. Tilda Swinton harikalar yaratmış.

…albümü aldın?  En son Nil Karaibrahimgil’in “Ben Buraya Çıplak Geldim” ve Cafe Aman İstanbul’un “Fasl-ı Rembetiko” albümünü aldım. İkisi de eğlenceli albümler tavsiye ederim.

İstanbul’da aşağıdaki konseptlerde en sevdiğin mekanlar…

* Güzel bir Pazar kahvaltısı: Sade Kahve, 5. Kat, ama en güzeli evde aileyle kahvaltı.

* Akşamüstü sohbet kahvesi: Cookshop Ulus.

* İtalyan Mutfağı: Yeni favorim Carluccio’s.

* İlk Date: Pipa.

* Efkarlıysan: Cumhuriyet Meyhanesi.

* Rakı – Balık çektiyse canın: Levendiz, Eleos.

* Tek başına olmak istiyorsan: Şimdi.

* Kız kıza drink almalık: Kiki.

* Kimseyi takmadan dans etmek için: Babylon.

İstanbul’da en çok beğendiğin galeri veya müzeler hangileri?

İstanbul Modern’in benim için yeri farklı, sergileri gezdikten veya İstanbul Modern Sinema’da film izledikten sonra restoranında oturup bir şeyler içmenin keyfini hiçbir şeyle değişmem. Fakat son zamanlarda Salt’a karşı da olumlu duygular besliyorum. :) Ayrıca Pera Müzesi ve SSM’yi de çok seviyorum.

 Buralarda gezerken arka fonda hangi şarkılar çalıyor?

Beyoğlu… Beyoğlu, her duygunun mekânı: Those Were the Days- Mary Hopkin, To Vals Tou Gamou- Eleni Karaindrou tabiiki. İstanbul Pas Costantinople- Ayhan Sicimoglu, Uprising- Muse.

Bebek… What a Wonderful World- Louis Armstrong.

İtalya sokakları… I’m the Passenger- Iggy Pop, Lasciata Mi Cantare- Adriano Celentano.

Nişantaşı… Wonderwall- Oasis, Je Ne Veux Pas Travailler- Edith Piaf.

Karaköy… Like a Rolling Stone- Bob Dylan, Nantes- Beirut

İstanbul’da son keşfin neresi?

Ataköy Marina’daki mekânlar… Marina,  yeni haliyle çok güzel olmuş. Bir sürü güzel restoranı içerisinde barındırıyor. Benim gibi Bakırköy-Bahçelievler hattı üzerinde oturanlara veya değişik yerler arayanlara önerilir.

Aşağıdakileri tamamlar mısın?

Aşk… Hayatımdan eksik olmasını istemediğim ama bir türlü mutlu olamadığım duygu.

Sanat… Zihin jimnastiği.

İstanbul… Zaman zaman isyan ettirse de güzelliklerine âşık olduğum şehir.

Boğaz… Dünyanın en güzel manzarası…

Moda… Takip etmem, ayrıca modayı takip edenleri değil tarz sahibi olanları severim. Bir de ben kendimi hangi kıyafetin içinde rahat hissediyorsam benim modam odur.

Müzik… Vazgeçilmezim.

www.ecesacar.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN