Dünyanın en romantik şehirlerinden biri olarak kabul edilen Paris için size minik, yani #petite bir yazı hazırladık. Nerede kalınır? Hava durumu nasıl? Nerelere gidilir? Ne yenir, ne içilir? hakkında minik tüyolar karşınızda!

Paris’te Konaklama

Size konaklama için iki yer tavsiye edeceğiz. Paris’te, geniş odalı bir yer beklentisine girerseniz biraz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Genelde otel odaları ufak oluyor. Ufak derken, ne kadar ufak olabilir demeyin. Şöyle anlatayım; bir yatak, bir masa ve bir dolap olan odaya  bavulu koyunca geçecek yer kalmayabilir. İşte böyle bir ufak. O yüzden benim için otel, sadece kalma yeri değil ferah ferah olsun derseniz, otellerin odalarını iyi inceleyin deriz.

Konakladığımız yerlerden bir tanesi,

Saint Georges metro durağına yakın olan “36 rue Notre Dame de Lorette”deki otelimiz ASTOTEL. Otele, hava alanından OrlyBus’ı tercih ederek gittik. OrlyBus ile önce Montparnasse’ye, buradan da metro ile Saint Georges durağında inerek çok kolay bir şekilde otelimize ulaştık. Otelde saat 13:00’dan sonra lobisinde bulunan tatlış oturma alanında sınırsız yiyecek ve içecek servisi bulunuyor. Otelin en güzel yanı, konumunun yanında işte bu güzel ayrıntı :) Konum olarak Moulin Rouge’a, Opera binasına yürüme mesafesi kadar yakın. Otele kahvaltı dahil değil, ki lokal yerler keşfetmeyi sevdiğimizi söylediğimizden anlayacağınız üzere, bu bizim için güzel bir ayrıntı. Otelin kahvaltısını en son gün denedik, kişi başı 10€. Açık büfede bulamayacağınız yiyecek yok denebilecek kadar güzeldi.

Konakladığımız yerlerden bir diğeri ise, (tabii aynı tatil içerisinde bir orada bir burada kalmadık, her gidişte farklı tecrübeler söz konusu)

Hotel Mercure, Paris Gare Montparnasse. Geniş ve ferah oda isteyenler için ideal bir otel. Booking’de otellere bakarken çoğunda metrekare yazdığını göreceksiniz, bu otelin odaları yaklaşık 25 metrekare. Önemli iki metro hattının tam ortasında yer alan otel aynı zamanda meşhur Saint Germain Bölgesi’ne yürüme mesafesinde. Biz ilk gün otele bavulları bıraktığımız gibi Cafe de Flore’a akşam üstü şarabı içmeye yürümüştük.

Cicilerimizi giyip, süslenip püslendiysek gidilecek yerlerin listesinin yanı sıra önceden bilet almanız gereken yerler için minik önerilerimize sıra geldi.

IMG_4433

Nereleri gezelim?

Eyfel Kulesi (Tour Eiffel), Louvre Müzesi (Musée du Louvre), Zafer Takı (Arc de Triomphe), Ressamlar Tepesi (Sacré Coeur), Versay Sarayı ve Bahçeleri (Chateau de Versailles), Notre Dame Katedrali (La Cathédrale Notre-Dame), Opera Binası (Palais Garnier), Orsay ve Orangerie Müzeleri (Le Musée de d’Orsay et l’Orangerie), Sainte Şapeli (Sainte – Chapelle), Disneyland Turu, Sen Nehri Turu (La Seine) (gece ayrı güzel oluyor), Nehirin üzerindeki köprüler, Kabare Show (Moulin Rouge – Lido), Lüksemburg Bahçesi (Jardin  du Luxembourg), Tuileries Bahçesi (Jardin des Tulieries), Şanzelize Caddesi (Champ-Elysees), Concorde Meydanı, Montmartre, Le Marais, Panthéon, Picasso Müzesi, Les Halles, Pasajlar, özellikle Galerie Vivienne, Pigalle Basketball sahası, Shakespare and Company (Kitap dükkanı), Wall of Love, Paris Louvre ( Şehrin içerisindeki Duty Free diyebiliriz, tax free alışveriş için aklınızda olsun.), Fransız bit pazarı (denk gelirseniz, çok tatlı şeyler satılıyor)

O kadar geldik Paris’e, Eyfel’in tepelerine kadar çıkalım, Louvre müzesinde tarihe, sanata doyalım, nehir turu yapalım, e bir de kabare gösterisini izleyelim derseniz, size önerimiz biletleri önceden almanız. Lakin uzun kuyruklar bekleyip, tatilin büyük bir kısmını sıralarda geçirebilirsiniz. Tripadvisor üzerinden Viator ‘un internet sitesinden bütün bu biletleri temin edebilirsiniz.

Kabare gösterisi için önerebileceğimiz Lido ve Moulin Rouge. Her ikisinde de yemek ya da şampanya eşliğinde izleyebileceğiniz seçenekler mevcut. Biz yemeğimizi başka yerde yemeyi tercih edip, şampanya eşliğinde izlemiştik. Bu arada küçük ayrıntı, gösteriyi izlemek için masalar uzun, dolayısıyla herkes tanımadığı kişilerle birlikte oturup izliyor.

Neler yiyelim, içelim? Gelsin kaloriler :)

Paris’e gittiğiniz zaman, diyet yapıyorsanız ona küçük bir ara vermeniz gerekecek. Çünkü yol üzerindeki cafélerin neredeyse hepsinde, harika tatlılar, pastalar var. Aynı şekilde akşam yemeğinde de denenmesi gereken yemekler, içilmesi gereken şaraplar söz konusu! Nasıl olsa gezerken bol bol yürüyeceksiniz, o yüzden bütün yemekleri tatmaktan zarar gelmez. (Tartının ibresini de değiştirirseniz pek sıkıntı kalmıyor :)

_Angelina; aslında ayrı bir konu başlığı olur ama bu tarihi pastaneye mutlaka gidin. Önerilerimiz; meşhur Mont Blanc kestaneli pasta, sıcak çikolata. Şehrin çeşitli yerlerinde bulabileceğiniz bir café ama yine de Tuileries Bahçe’lerinin paralelindekine gidin.

IMG_4192

_Café de Flore; akşam üstü bir blush’a kimse hayır diyemez. Saint-Germain Bölgesi’nde.

_Le Bouillon Chartier (Chartier);  1896’dan beri aynı yerinde hizmet veren bu restorana uğrayıp meşhur ördek eti ile şarap keyfi yapmalısınız. Opera Bölgesi’ne yakın.

IMG_3636

_ L’eclair; tüm eklerlerini yemeliyiiizzz! Birçok şubesi mevcut.

_Sacha Finkelsztajn; paskalya kokusunu takip edin . Le Marais Bölgesi’ne yakın.

_La Maison du Chocolat; çikolatalı makaronları tadınca gözleriniz kalp oluyor. Saint Honoré’de.

_Saint Michel‘ deki en büyük Paul‘ den mis gibi kruvasanları, yanındaki marketten peynir ve şarabınızı alıp doğruca Lüksemburg Bahçesi’ne yürüyorsunuz, parkta piknik <3

IMG_4128

_Café Marlette; hem kahvaltı için hem de ara öğünde tercih edebileceğiniz bir yer. St Georges Bölgesi’ne yakın.

_La Buvette Paris; akşam üstü atıştırması için harika bir şarküteri. Yine çikolatalı keki ve kahvesinden de tatmayı unutmayın. St Ambroise Bölgesinde.

_Le Relais de l’Entrecote; en ünlü restoranlardan biri diyebiliriz. Menü sadece, Café de Paris soslu antrikot, sınırsız patates kızartması ve salatalarından oluşuyor. Kapıda sıra oluyor, fakat lezzet açısından beklemeye değer. Saint-Germain ve Champs-Elysées’ye çok yakın olan Rue Marbeuf’te.

_Laduree; klasiklerden diyebiliriz :) Champs-Elysées üzerindeki şubesinde, restaurant ve bar kısmı da mevcut. Şehrin çeşitli yerlerinde bulabileceğiniz bir café. 

_Au Petit Comptoir; hem tatlı hem de tuzlu krepler için harika bir yer, tam yanında da sıcak 2€’ya sıcak şarap veren restoran ile bence harika ikili :) Sacré Coeur, Montmartre’de.

_Pierre Hermé; makaronları küçük bir ziyafet. Şehrin çeşitli yerlerinde bulabileceğiniz bir café. 

_Le Paradis du Fruit; Saint Michel Bölgesi’nde yorulunca enerji depolamak için güzel bir durak. Şehrin çeşitli yerlerinde bulabileceğiniz bir café. 

_Cafe de la Paix; içeriye girdiğinizdeki tarih kokusunu içinize çektikten sonra, yemek ya da tatlı, kahve seçeneği için güzel bir restoran. Opera’nın hemen yanında.

_Ferdi; hamburgerlerinin tadı hala damağımda diyebilirim. Küçük bir mekan, genelde rezervasyon ile kabul ediyorlar ama şanslıysanız boş masa varsa, rezervasyon sahibi gelene kadar sizi ağırlayabiliyorlar. Concorde Meydanı’na yakın, Tuileries Bahçesi’nin karşısında.

_Bouillon Pigalle; lokal fransız yemeklerini tatmak isterseniz, doğru yerdesiniz. Pigalle’de.

_Le Pain Quotidien; sağlıklı kahvaltı, mis gibi ekmekler. Şehrin çeşitli yerlerinde bulabileceğiniz bir café. 

 

Paris dönüşünde, kendinize ve çevrenizdekilere alabileceğiniz en güzel hediye fikirleri için de önerilerimiz var. Neler mi?

_Tabii ki şarap :). Lokal marketlerden daha ucuza temin edebilirsiniz.

_Hardal. Paris’te, en sevdiğim şeylerden bir tanesi de hardal soslu yemekleri. Paris’in 200 km güneydoğusundaki Dijon şehrinde üretilen hardalları almadan dönmeyin. Yine lokal marketlerden tercih edebileceğiniz bin bir çeşit hardal var.

_Parfüm. Fransa denilince, akla gelen bir diğer şey ise tabii ki de kokuları. Kişiye özel parfüm yapan yerler bile mevcut. Hatta kokulu sabunlarından da alabilirsiniz.

_Tarif kitabı. Bir şehri ziyaret ettiğim zaman, alınabilecek, o anıları, tatları,kültürü daimi olarak yaşatabilecek tek şey tarif kitabı. Fransa’nın da mutfağını, evinize taşımak için bence en güzel hediye.

Sonuncu petite önerimiz de, birisiyle konuşmaya başlamadan önce mutlaka “Bonjour! diyin. :)

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN