1999 yılından günümüze İstanbul’un kültür yaşamına katkıda bulunan Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası bu sene 15. yaşını kutluyor. Her yıl dinamik bir şekilde değişen yapısı, sunduğu dünyaca ünlü eserleri ve sadık dinleyici kitlesiyle BİFO ailesi büyümeye devam ediyor.

borusan istanbul filarmoni orkestrası - ali güler

Klasik müziği yayma misyonuna sahip ekibin geçen sene Fazıl Say ile gerçekleştirdiği  konserlerde bu amacına ulaştığını gördüm. Konserden günler önce tükenen biletler ilginin kanıtı olarak gösterilebilir. Bu sene de ses getiricek temalı konserlerde Beethoven serisini görüyoruz. Borusan Quartet de BİFO gibi Beethoven eserlerini seslendiricek bu sezon .Görülen o ki klasik müzik severler bu sezon Beethoven’a doyacaklar. Bu konserlerden mutlaka birini yakalamaya çalışın.

10 Ekim gecesi, sezonun Açılış Konseri’nde BİFO’ya ilgi her zamanki gibi üst düzeydeydi. Biletler tükenmiş salondaki her koltuk doluydu. Ben de theMagger sayesinde o gece salondaki yerimi aldım. Mozart’ın “Die Entführung aus dem Serail” (Saraydan Kız Kaçırma) operasının uvertürü,Felix Mendelssohn’un İkili Piyano için Konçerto eseri ve Brahms’ın 2.Senfoni’si konserde yer verilen eserlerdi.

borusan istanbul filarmoni orkestrası - güher & süher pekinel

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın 2009 yılından veri sanat yönetmeni ve sürekli şefi ünvanını üstelenen Viyanalı Sascha Goetzel’in yanı sıra gecenin benim için özel önemi ise Mendelssohn’un eserini seslendirecek olan Güher & Süher Pekinel piyano ikilisiydi. Güher & Süher Pekinel piyano ikilisi uluslararası düzeyde en çok aranan yeteneklerden birisi. Sayısız filarmoni orkestrası ve ünlü şeflerle çalışma fırsatı bulmuşlar ve bunun yanı sıra devam ettikleri genç yetenekleri keşfetme amacı taşıyan programları, sosyal sorumluluk projeleri bulunuyor. Daha sonra bahsedeceğim eserlere yansıttıkları karakterist özellikleri somut bir şekilde dışarıdan hissedilebiliyor. Ayrıca diğer ikililerden farklı olarak  müzikal nefes derinliklerine odaklanabilmek için göz temasında bulunmadan çalan dünyanın tek piyano ikilisi…

Gecenin açılışı, Mozart ile oldu. “Saraydan Kız Kaçırma”nın, özellikle ülkemizde ayrı bir ilgi gördüğünü tahmin etmek güç değil. Bunu Türk karakterler barındırması ve söz edilen sarayın Topkapı Sarayı olması olarak açıklayabiliriz. Eserin 6 dakikalık uvertürü dinamik bir yapıya sahip aynı zamanda saflığı da içinde bulunduruyor. Mendessohn eserlerinin zıtlıklar taşıyan -karamsarlık, lirik, dinamik- yapısına geçiş için iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum.

borusan istanbul filarmoni orkestrası - ali güler

Mendelssohn, İki Piyano için Konçerto eserini henüz 14’lü yaşlarında yazmış. Bu sebeple eser içinde yaşın verdiği dinamik, umutlu yapısı ile birlikte bazı kısımlarda karamsarlığı içeriyor. Bu değişen karaktere hayat verecek, keskin hatlarla değişimi en iyi şekilde gösterecek iki büyük piyanistin varlığı seyirci için unutulmaz olmalı. Göz teması olmadan çaldıkları eserde vücut dili, değişimlerdeki sertlik bunu çok net ortaya koydu.

Konserin ikinci bölümünde dinlediğimiz, Brahms’ın 2. Senfoni’si genel olarak yaylı çalgıların baskın olduğu; bestecinin Birinci Senfoni’sinin aksine lirik bir havada devam ediyor. Senfoni, tüm orkestranın bir olduğu gösterişli bir şekilde sonlanarak gece için de güzel bir final oldu.

Konserin içeriğinin dışında bahsetmek istediğim bir konu daha var. Ülkemizdeki klasik müzik etkinliklerinin çoğunda olduğu gibi, yaş ortalamasının çok yüksek olduğu bariz bir şekilde göze çarpıyor. Durumu değiştirmek 20-30 yaş aralığını da dahil etmek için projeler umarım vardır.

Tüm sezonun hak ettiği ilgiyle kalabalık salonlarda geçmesi dileğiyle!

 

Konser Fotoğrafları: Ali Güler, 41. İstanbul Müzik Festivali Maxim Vengerova & BİFO konseri

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?