‘’İnsanlar için saygı duymak ve değer vermek çok güç olduğu için hayranlık duyarlar, bu daha kolaydır onlar için, dedi Reger. Hayranlık saygı duymaktan, değer vermekten daha kolaydır, hayranlık budalanın niteliğidir, dedi Reger. Yalnızca budala hayranlık duyar, akıllı hayranlık duymaz, saygı duyar, değer verir, anlar, böyledir.’’ – Thomas Bernhard, Eski Ustalar

FullSizeRender-5

kitap - engin gectanEngin Geçtan – Rastgele Ben

Engin Geçtan’ın daha önce okuduğum kitapları daha çok psikoloji ağırlıklıydı ve çok şey öğrenerek okuduğum, beni çok düşündüren kitaplardı. Bu kitabı ise bir anlatı. Ellili yıllarda hekim olarak gittiği Amerika’da yaşadıkları, edindiği arkadaşlar, yaptığı seyahatler, karşılaştığı farklı inanç sistemleri ve dönemin kültür sanat hayatına dair gördüklerini anlatmış. Anlattıkları bunlarla kalmıyor elbette, bir psikiyatrist olarak bunları yer yer analiz ederek günümüz Türkiyesi’yle de kimi zaman karşılaştırıyor. Geçtan’ın anlatımı yine çok samimi, kitap yine çok akıcı. İlgi çekici bir çok tespit ve gözlem de mevcut. İlgiyle okudum.

 

kitap - bulgakovMihail Bulgakov – Usta ile Margarita

İlginç bir kurguya sahip olan kitap, iki farklı zamanı anlatmakta. Stalin dönemi Moskovası’nda geçen kitabın diğer bölümü İsa’nın çarmıha gerilme olayını farklı bir şekilde anlatırken, kitabın sonuna doğru yoğunlaşan Usta ve Margarita arasındaki aşkla roman nihayete eriyor. 20. yüzyılın en iyi romanlarından biri olarak bilinen kitap, fantastik bir kurguya sahip. Ancak, ben romanı içselleştirebildiğimi söyleyemeyeceğim. Şimdiye kadar az rastladığım bir kurguya sahip olduğu kesin. Ama halen bilemediğim bir şeylerden ötürü kurgunun içine giremedim. Belki birkaç sene sonra tekrar okurum.

 

kitap - alper caniguzAlper Canıgüz- Gizliajans

Gizliajans’tan esrarengiz biçimde gelen iş teklifinden sonra Musa’nın hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır; İşe girmesiyle birlikte tanıştığı tuhaf iş arkadaşları, gizemli mesajlar, iş yerinde tanışıp aşık olduğu kadının şüpheli halleri ve dönen dolaplar… Canıgüz’ün özgün karakterleri ve enteresan kurgusuyla, keyifli vakit geçirmek için okunabilecek bir kitap. Ancak diğer kitapları kadar keyif alarak okumadığımı belirtmem gerekir. Yine de Canıgüz okumak, onun satır aralarındaki dokundurmalarına hüzünlenmek, ironik anlatımıyla bir süre hem hal olmak keyiflidir benim için.

 

kitap - bronteCharlotte Bronte – Jane Eyre

Bazı kitapları okumanın yaşı vardır. ‘Jane Eyre’ da bana göre onlardan biri. Keşke 23 yaşına gelmeden okusaymışım. (Neden 23 bilmiyorum!) Farklı sınıftan iki kişinin aşkını anlatan kitap, kadının toplumdaki yerine, dini baskıya ve erkek hegamonyasına da dikkat çekiyor. Romantizm akımının en önemli örneklerinden olan kitap, değindiği konular itibariyle, özellikle kendi dönemi için, dikkat çekicidir muhakkak. Ancak ben bir derinlik göremedim, bulamadım. O yüzden de çok keyif alarak okumadım. Genç arkadaşlara tavsiye ederim.


kitap - baris bicakciBarış Bıçakçı – Herkes Herkesle Dostmuş Gibi

Barış Bıçakçı’nın her şeyden evvel, kitapları için seçtiği isimlere bayılıyorum! Bu kitabını seçmemdeki en büyük sebebin adı olduğunu itiraf etmem gerekir. Anakara sokaklarında geçen kitabın ana kahramanı sürekli değişmekte ancak bu kahramanlar bir yönüyle birbirlerine dokunmaktalar. Bu kadarcık anlatımdan, kitabın adıyla olan bağlantısını az-çok hissedebildiğinizi düşünüyorum. Çok hüzünlü ve aynı zamanda sürükleyici buldum. Bıçakçı’nın diğer kitaplarını da okumaya karar verdim.

 

kitap - zweigStefan Zweig – Bir Kadının Yaşamından Yirmidört Saat

Bir grup tatilcinin kaldığı pansiyonda, genç ve yakışıklı bir adamla, yaşça kendisinden büyük ve evli bir kadının birlikte kaçışı tatilciler arasında dedikoduya sebep olur. Dedikoduları dinleyen ve kadını koruyan anlatıcı, grubun tepkisini çekerken, grupta bulanan Bayan C. anlatıcıyla özel olarak konuşmak ister. Bayan C. hayatının itirafını yapmak için anlatıcıyı seçmiştir. Zweig yine, yeniden ve her zaman olduğu gibi psikolojik tahlillerle öne çıkan öyküsü bana göre vasattı. Sanıyorum ‘Amok Koşucusu’ndan sonra beğenmem biraz zor olacak. Ancak yine de psikolojik öykülerden hoşlananlar için birebir.

 

kitap - ferit edguFerit Edgü- O/ Hakkari’de Bir Mevsim 

Bu ayın ikinci kez okuyacağım kitabını, ilk kez lise yıllarında okumuştum. O zaman hayata umutla baktığım, dünyayı değiştirebileceğime inandığım zamanlardı o yüzden yalnızlık ve yabancılaşmadan henüz pek haberdar değildim. Ya da haberdar olmaya hazır değildim, bilemiyorum. Hakkari’nin bir köyüne sürgün yahut kazazede olarak gelen ve orada bir kış mevsimi boyunca öğretmenlik yapan kahramanın yoksulluk, yokluk, yabancılaşma ve varoluş meselelerini irdeleyişine şahit oluyoruz. Ferit Edgü’nün bu müthiş, destansı romanı birçok dile çevrildiği gibi, filme de çekilmiş. Ben henüz filmini izlemedim ancak kitabını okurken o kadar etkilendim ki, filminde hayalkırıklığına uğrarım diye korkuyorum. Ferit Edgü bence Türk Edebiyatı’nın özel yazarlarından biri. Bu kitabını da kesinlikle ve kesinlikle tavsiye ediyorum.

 

kitap - bernhardThomas Bernhard – Ungenach

Ne kitabın ne de yazarın adını daha önce duymuşum… Kitabı neden aldığımı bilmiyorum. Belki de arka kapak yazısındandır. Çok beklentim olmadan okumaya başlıyorum ancak okudukça çarpılıyorum, düşünüyorum, habire satırların altını çiziyorum. Anlatılacak bir kitap değil Ungenach. Ama yine de biraz fikir vermek açısından konusuna değinmeye çalışacağım; Ülkesi dışında yaşayan akademisyen, kendine büyük bir miras kaldığını duyunca ülkesine döner ancak bu mirası akrabalarına bölüştürerek, ondan kurtulmak istemektedir. Akademisyen ve Noter Moro arasında geçen diyaloglar, adamın geçmişiyle yüz yüze gelmesi, kardeşinin mektupları ve memleketiyle tüm ilişiğini kesmek isteyen iç sesinin söyledikleri, çok ama çok etkileyici ve düşündürücüydü. O kadar ki, Bernhard’ın tüm kitaplarını o an okumak istedim. Böyle giderse Thomas Bernhard favori yazarlarım arasında yerini alacak.

 

kitap - tezer ozluTezer Özlü – Eski Bahçe – Eski Sevgi

Özlü’nün kısa anlatılarının toplandığı kitap, artık bir önceki kitabından etkisinden kurtulamadığım için mi bilemiyorum, biraz arada kaynadı. Özlü’nün alıştığımız anlatım tarzı, iç dünyası ve dış dünyayı gözlemleyişi, bu kitabında da göze çarpıyor. Ancak benim favorilerim hala Kalanlar ve Her Şeyin Sonundayım…

 

kitap - montaigneMichel de Montaigne – Denemeler

107 denemeden oluşan kitap, eğitim ve felsefe konularına değinmekte. İlgi çekici ve düşündürücü olmakla birlikte bana biraz didaktik geldi. Bunun sebebi okul hayatım boyunca sınavlarda çıkan okuma parçaları ve öğretmenlerin ısrarla kitabı okutmaya çalışma çabası olabilir. Halbuki Montaigne kitabında özgür düşünceyi desteklerken, Türkiye gibi bir memlekette nasıl olur da böyle bir kitap ısrarla okutulmak istenir, şimdi düşününce şaşırıyorum. Sanırım öğretmenler önerdikleri kitaplardan bihaberlerdi o zaman. Bence ‘Denemeler’ de genç yaşlarda okunması daha uygun düşen kitaplar arasında.

 

kitap - murat mentesMurat Menteş – Korkma Ben Varım

Büyük çoğunluğun okuduğu ve sevdiği bir yazar olan Menteş’in kitabını özetlemeyeceğim. Zira bana gelene kadar bunu yapan onlarca insan olmuştur. Arama motoruna bakarsanız görebilirsiniz. Özgün bir kurgu, özgün karakterler, akıllıca dokundurmalar, eğlenceli ve aynı zamanda ironik bir anlatım… Böyle bakınca her şey dört dörtlük görünürken, üzgünüm ama ben pek keyif alarak okuduğumu söyleyemeyeceğim. Menteş’in diğer kitaplarından aldığım zevki bu kitabından alamadım. Çok fazla insan, çok karışık olaylar, çok fazla hareket vardı ve biraz kafam karıştı, motivasyonumu yitirdim.

 

Bu ayın favori kitapları Hakkari’de Bir Mevsim ve Ungenach. 

Ben de herkes gibi keyfisizim bu ara o yüzden lafı uzatmayacağım: Son haftalarda art arda aldığımız şehit haberleriyle toplum olarak darmadağın olduk. Bizler bu kadar üzülürken, şehitlerimizin aile ve yakınlarının acısını tahayyül edebilmemin ne imkanı ne de olanağı var. Ne var ki, ne kadar protesto etsek de elden bir şey gelmediğinin farkındayım. Bu, elbetteki susmak ve sineye çekmek manasına gelmiyor fakat eğer gerçekten istenseydi birileri otuz senedir süregelen bu terör lanetini sona erdirirdi. Demek ki istenmiyor, istenemiyor. Bilmediğimiz bir şeyler var yahut oluyor. Ne olursa oluyor ama gencecik insanlar ölüyor.  ‘Yazıklar olsun!’ demekten başka bir şey bulamıyorum ama vicdanı olmayana ne yapsak, ne desek kar etmiyor…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?