Düzenli kitap okuyanlar varsa içinizde, geçen sene okuduklarını gözden geçirip kendileri adına bir çıkarımda bulunmuş olabilirler. Bense, hayatımda ilk defa, bir sene boyunca okuduğum kitapların listesini yaptım. Listeye geri dönüp baktığımda, bazı kitaplar dışında, 2013’ü oldukça verimli geçirdiğimi görüyorum. Ancak, daha okunacak çok kitap var….

 

photo-4

Aralık ayını on adet kitapla kapattım. Arada, bir- iki beğendiğim kitap oldu ama genel olarak baktığımda çok parlak bir ay olmadı benim için. Umarım yeni yılda, beğenmediğim kitapları yarım bırakabilme prensibi edinirim. Evet çünkü bazı kitaplar, yarım bırakılmak içindir. Gelelim geçen ayın okuma listesine:

katre-i-matemAralık ayının açılışını, İskender Pala’nın ‘Katre-i Matem’ kitabıyla yaptım. Yazarın en son ‘Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk’ kitabını okurken, sıkıntıdan patlamış olduğum için, bu kitabına başlarken beklentilerim oldukça düşüktü. Artık bundan mı bilinmez, ben kitabı beğendim. Konusuyla ilgili internette onlarca yazı olduğundan, konuyu tekrar tekrar yazmak istemiyorum. Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz ama okursanız da keyif alırsınız.

zihnin kaşifiBeni blogumdan ya da Twitter’ımdan takip edenler, Sigmund Freud sevgimi az çok bilirler. Sıradaki kitap, bir biyografi olduğu kadar, içindeki mektuplar, çizimler ve notlar açısından da bir arşiv niteliğindeydi. Ruth Sheppard ‘Zihnin Kaşifi’ kitabında, Freud’un doğumu öncesinden, ölümüne ve ölümünden sonrasına kadar yaşanılanlar, sade, açık ve kolay okunur şekilde yazılmış. Freud’un akademik çalışmalarından bahsedilen yerlerde bile, sıradan bir okuyucunun anlayabileceği bir anlatım kullanılmış. Meraklılarına tavsiye ederim.

adolpheBenjamin Constant’ın ‘Adolphe’ kitabını, sahaflardan fazla beklenti duymadan satın almış olmama rağmen, çok severek okudum. Yazarın, otobiygrafik öğelerin bulunduğunu da belirttiği kitabında, genç bir adamın kendinden yaşça büyük bir kadına duyduğu tutkulu aşkın, bir süre sonra bitmesi, toplum içindeki titibarını hiçe sayarak genç adamla birlikte olan kadının ise adamın ayrılığına izin vermemesi anlatılmakta. İncecik bir kitap ve bir solukta okunuyor. Kitapta fazla olay geçmezken, yazarın karakter tahlilleri ve kahramanların ruh hallerini okuyucuya ulaştırma şekli bende hayranlık uyandırdı. Bir Dünya Klasiği olarak, bu kitabı da tavsiye ediyorum.

Gelelim Şükran Esen’in  80’ler Türkiyesi’nde Sinema’ adlı kitabına…  ‘90’lar çocuğu olarak, ‘80’lerin filmleriyle büyüdüğümü söyleyebilirim. Bu sebeple kitabı severek okudum. Filmler; kadın, göç olgusu, arabesk ve toplumsal olarak, alt başlıklarda bir bir incelenmiş. İncelemeler, okuyucuyu sıkacak kadar uzun değil, bana göre tam kıvamında olmuş. Okumasaydım çok şey kaybeder miydim bilmiyorum ama, izlemek üzere, kitaptan oldukça fazla film not aldım.

Azim Jamal’ın ‘Gündelik Hayatta Mevlana ve Sufizm’ adlı kitabı, tamamen bir hayal kırıklığıydı! Niye almışım, nereden almışım bilmiyorum. Derinliği olmayan, oldukça yüzeysel ve konusunun ciddiyetine rağmen fazlasıyla kolay okunur bir kitap olması sebebiyle, benden geçer not alamadı. Ama siz bana bakmayın, yine de kitabı beğenen çok kişi olmuş.

yere dusen dualarSema Kaygusuz’un ilk olarak ‘Sandık Lekesi’ adlı öykü kitabını okumuş, kurgularına, diline ve üslubuna hayran kalmıştım. Ancak sonrasında okuduğum kitaplarında aynı duyguları yaşamadım. ‘Yere Düşen Dualar’da da öyle… Sema Kaygusuz bence harika bir yazar, ancak ben kurduğu uzun ve ağdalı cümleleri okurken, hikayeden de karakterlerden de kopuyorum ve okuduğumdan sıkılıyorum. Kendimi motive etmeye çalışsam da başaramıyorum. Belki de sorun bende…

832-Buz-KapaniÇok da sarmayan birkaç kitaptan sonra Glenn Meade’in ‘Buz Kapanı’ kitabı, bana resmen ilaç gibi geldi. Hem polisiye- gerilim okumayı özlediğimden, hem yazarın kurgusundan hem de üslubundan olsa gerek, çok büyük keyifle okudum kitabı. Kendi türünde, Tess Gerritson’dan sonra Glenn Meade de favori yazarlarım arasına girdi.

ıman kufurKulaktan dolma bilgilerle fikir sahibi olmamakla ilgili kendime bir prensip edindim geçen seneden beri. Prof. Dr.  Ahmet Saim Kılavuz’a ait akademik bir çalışma olan ‘İman Küfür Sınırı’nı da bu vesileyle okudum. İslam dini çerçevesinde, neyin kişiyi dinden çıkaracağı, hangi sçz ve hareketlerin küfür sebebi olduğu konuları ince ince anlatılmış. Herkesin kendini müftü, şeyhulislam veya din alimi zannettiği günümüzde, okumanın ve araştırmanın bunların neticesinde de sorgulamanın önemine bir kez daha dikkat çekmek istiyorum. Akademik ve oldukça ayrıntılı bir çalışma olmasına rağmen, rahat okunabilirliği ile kesinlikle sıkıcı değil.

norwegian_woodHaruki Murakami’nin ‘Norwegian Wood’ adlı kitabı, Türkçe’ye nasıl çevirildi yahut çevirildi mi bilmiyorum. Ben kitabı ingilizcesinden okudum. Ama merak etmeyin Türkçe’ye çevrilmediyse ve içinizde ingilizcesinden okuyamayacak olan varsa, bana güvenebilir ki hiçbir  şey kaybetmedi. Murakami’nin acıklı bir aşk hikayesini anlattığını sandığı kitabı, son derece basit, sığ ve alelade. ‘Sahilde Kafka’yı çok severek okumuş, kitaptaki metaforlara, hikayenin kurgusuna, mekanlara ve karakterlere hayran kalmıştım. Bu kitapta ise bunların hiçbirinden eser yok! Anlayacağınız iki kitap arasında fersahlarca fark var. Benim için vakit kaybıydı yani…

yağmur kesiğiAralık ayının kapanışını Uğur Yücel’in ‘Yağmur Kesiği’ adlı öykü kitabıyla yaptım. Kitaba genel olarak, depresif bir hava hakim ki, ben bu tarz kitapları çok keyifle okurum. Fakat, sevgili Uğur Yücel’in hikayelerinin çoğunu anlamakta zorlandım. Anladıklarımı ise çok sevdim ve etkilendim. Kitapla ilgili ne yorum yapacağımı ben de bilmiyorum anlayacağınız. Böyle arada kaldığım durumlarda, ‘Kitabı okumasaydım ne olurdu?’ diye kendime sorarım ve aldığım cevaba göre, kitap hakkında genel bir kanıya varırım. Bu kitabı da okumasaydım bir şey kaybetmezdim ama, Uğur Yücel sevdiğim bir aktör olduğu için, canlandırdığı karaterler dışında, kendisinden birşeyler okumak da hoşuma gitmedi değil.

 

Listenin sonuna geldik, ancak bu ay maalesef ki, bir favori kitabım bile olamadı! Fakat ocak ayında okuyacağım kitaplardan umutluyum, zira yaşadığım hayal kırıklıkları sebebiyle, kitap alırken daha seçici ve araştırmacı olmayı öğrendiğimi umuyorum.

Kitaplarla ilgili az- çok fikir edindirebildiysem ne mutlu bana. Siz yine de, benim beğenmememe falan bakmayın merak ettiklerinizi okuyun. Kitap hususunda müşkülpesentlikte üstüme yoktur.

Herkese bol kitaplı günler!

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?