‘’İnsan, hayatında bazı şeyleri unutur. Benim de hayatımda unuttuğum anılarım vardır. Onlar toz olmuştur ya da kırılan bir bardağın artık birleştirilmeyen parçaları gibidir. Benim anılarım, hayaletlerle dolu bir galeridir. Belki ben kendi hayatımı değil de, başkalarının hayatını yaşadım. Bu sayfalarda geriye bıraktığım anılar arasında bazıları sararmış yapraklar gibi yere düşecek, ölecektir. Oysa, bazı anılarım zamanla yeniden canlanacak, yeniden hayat bulacaktır. Benim hayatım, bütün hayatlardan oluşmuş bir hayattır. Bir şair hayatıdır.’’ – Pablo Neruda

FullSizeRender-8

 

kitap - duruskenÇiğdem Dürüşken – Antikçağ Felsefesi

Felsefeye meraklı olanlar var mı aranızda bilmiyorum. Ben bu kitabı keyfi değil, daha çok finallerime yardımcı olması için okudum ve bayıldım! Çiğdem Dürüşken’in bilgisi ve vizyonu bir yana kitabındaki anlatımı da bir harika. Batı felsefesinin ilk filozofu olarak kabul edilen Thales’tan başlayıp Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne dek süren antikçağ felsefesini anlatan kitabı, ben Platon’a kadar okudum ancak ikinci dönem kitabın hepsini bitireceğimi umuyorum. Felsefe bilgilerinin yanı sıra, mitolojik öykülere de değinilen, öğrencilerin kesinlikle çok faydalanacağı, meraklılarının da severek okuyacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim.

 

kitap - gundayHakan Günday – Kinyas ve Kayra

Hakan Günday’ın 2000 yılında yayımlanmış ilk romanı, çocukluk arkadaşı olan iki genç adamın Afrika, Amerika ve Türkiye’de yaşadığı olay ve durumları, kişiliklerindeki değişimleri, ruhsal dalgalanmaları, birbirleriyle ve toplumla ilişkilerini konu almakta. Günday’ın diğer kitaplarında olduğu gibi şiddet ve cinsellik yine ön planda. Ancak, ben genelin aksine bu kitabını çok beğenmedim. Neyini beğenmedim bilmiyorum. Aralarda çok hoşuma giden, hem fikir olduğum yahut beni düşündüren cümleler yok muydu? Vardı elbette ancak ‘Az’ ve ‘Daha’dan aldığım keyfi bu kitabından alamadım. Gerçek şu ki, Yeraltı Edebiyatı’ndan da biraz gönlüm geçiyor gibi artık, belki de bundan beğenmezliğim…

 

kitap - firuzanFüruzan – Kuşatma

Altı farklı öyküden oluşan kitap, yoksulluk, aşk, ölüm, yalnızlık çemberinde yaşam savaşı veren insanları konu almakta. Kitaptaki bir- iki öykü, Türk Sineması’nı yakından takip edenlere pek de yabancı gelmeyecektir. Daha önce ‘Parasız Yatılı’ kitabını da okuduğum Füruzan, kesinlikle çok iyi bir yazar ancak ben ne yazık ki öykülerinden istediğim tadı alamıyorum. Kendimi kaptıramıyor, hiçbir öykünün içine giremiyorum. Bende yer eden bir öyküsünü dahi hatırlamıyorum. Bunları yazarken biraz utanıp çekinmiyor da değilim ancak bazen olmayınca olmuyor. Belki ileriki zamanlarda tekrar okur, bu sefer daha farklı hissederim.

 

kitap - kingStephen King – Tılsım 

İlk elli sayfasını ancak üç günde okuyabilince şansımı daha fazla zorlamak istemedim ve kitabı yarım bıraktım. Eskiden bu tip kitapları okumaktan çok keyif alırdım ama artık eski tadı alamıyor, aradığımı bulamıyorum. Bir şey arayarak başlamıyorum okumaya ama artık, o heyecan ve hevesi hissetmeyince okumaya devam etmeyi istemiyorum. Uzun zamandan beri ilk defa bir kitabı yarım bıraktım ve kuş gibi hafifledim. Demek ki bazı şeyler yarım bırakılabilirmiş…

 

kitap - edguFerit Edgü – Biçimler, Renkler, Sözcükler

Şair ve ressamlar üzerine denemelerin yer aldığı bir Edgü kitabı… Van Gogh’dan Matisse’e, Cezanne’dan Picasso’ya birçok ünlü sanatçının resimlerini yorumlayan, bu yorumlara şair ve yazarlardan anektodlar ekleyen Edgü, okuyucusuna adeta entelektüel bir sıçrama yaşatıyor. Kitabı okurken çok keyif aldım ancak, keşke resimden daha çok anlasaydıım, ressamları daha iyi tanısaydım diye de hayıflanmadan edemedim. Edgü’nün dil ve üslubunu da seviyorsanız, muhakkak okumanızı öneririm.

 

kitap - nerudaPablo Neruda – Yaşadığımı İtiraf Ediyorum

Bir anı kitabı için ne kadar güzel bir isim değil mi? Neruda’nın kendi kaleminden hayat serüvenini okumak oldukça keyifli bir deneyimdi. Şiirlerine ilham veren şeyleri, onları yaratma sürecini, yaşadığı olaylara, insanlara bakışını, savunduğu fikirlerin arkasında duruşunu okumak, kitabın ortalarında Nazım Hikmet’le karşılaşmak, şaşırtıcı ve ilham vericiydi. Çok zorlu ve çetin bir hayatla karşılaşmadım ama Neruda’nın hayatını okuyunca, şiirlerini biraz daha iyi anlayabildiğimi düşünüyorum. Yine de, tüm kitabı bitirdikten sonra dahi beni en çok etkileyen kitabın adı oldu, şüphesiz…

 

kitap - toptasHasan Ali Toptaş – Yalnızlıklar

Yalnızlık, bir sürü yalnızlık, yalnızlıklar, nasıl da güzel anlatılmış! Dış dünya ve iç dünya, görünen ve hissedilenin iç içe geçtiği şiirler, nasıl muhteşem bir dille yazılmış… Toptaş hakikaten müthiş bir yazar. Daha önce okuduğum ‘Gölgesizler’, ‘Bin Hüzünlü Haz’ ve ‘Heba’dan sonra, ‘Yalnızlıklar’a da kelimenin tam manasıyla bayıldım!  Tekrar tekrar okuyacağım, özleyeceğim, zaman zaman hatırlayacağım kitaplar arasında yerini aldı, daha henüz ilk sayfalardayken. Bu satırları yazarken bile yeniden okumak istedim. Çok çok çok beğendim…

 

kitap - hardyThomas Hardy – Çılgın Kalabalıktan Uzak

Kendine miras kalan bir çiftliği yönetmeye çalışan genç ve güzel bir kadın ve çevresindeki üç erkekle yaşadığı gel-gitlerle dolu ilişkileri konu alan, arka planında müthiş bir manzara ve doğanın eşlik ettiği; aşk, gurur ve ihaneti konu alan bir kitap. İngilizce’den okuduğum için dil ve üslubu hakkında söyleyeceklerim bir şey ifade eder mi bilemiyorum ama Türkçe’ye de başarılı bir şekilde çevrildiğine eminim. Buna istinaden eğlenceli bir dili olduğunu düşünüyorum. Kolay okunan ve keyifli bir kitap. Bana biraz Jane Austen’in tarzını da hatırlatmadı değil. Bir klasik olarak okumam gerekiyordu ama çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.

 

kitap - aygunHüseyin Aygün – Dersim 1938 ve Hacı Hıdır Ataç’ın Defteri 

Hüseyin Aygün’ün, Dersim olaylarını yaşamış Hacı Hıdır Ataç’ın anı defterlerinden ve devlet arşivlerinden derlediği kitapta, belgeler ve raporlar da bulunmakta. Yaşanan ölümleri, askeri harekatları, Dersim’in ıslahını ve sürgünleri anlatan kitabı çok da yanlı bulmamakla birlikte, yine de temkinli okumaya çalıştım. Politik konularda artık iyiyden iyiye paranoyaklaşıyorum. Okunan şeyleri sorgulamak, muhakeme etmek her zaman lazım ama bu aşırı şüpheci hal de beni çok yoruyor. Her halükarda, bu tip konuları her yönden, mümkün olduğunca her türlü bakış açısından okumak gerektiğini düşünüyorum.

 

kitap - kemalOrhan Kemal – Sokakların Çocuğu

İstanbul’da yaşayanlar Cihangir’deki Orhan Kemal Müzesi’ne hiç gittiler mi bilmiyorum. Müze deyince aklımıza gelen o büyük binalardan çok, iki odalık bir müze Orhan Kemal’inki… Gittiğimde kapısı kitliydi, kimse yoktu. Kapı açıldı ve beklediğimden çok daha küçük ve hüzünlü bir mekanla karşı karşıya kaldım. Duvarda asılı eski birkaç fotoğrafla birlikte beni en çok etkileyen kendi el yazısıyla yazdığı notlar ve karısına ithaf ettiği kitaplar oldu. Orhan Kemal, bana göre Türk insanını çok iyi anlatan, kurgularında duyguları okuruna çok iyi ulaştıran, kıymetli bir yazar. Bu kitabında da çeşitli sebeplerden ötürü sokaklarda yaşamak zorunda olan Cevdet’in yaşadıkları konu ediliyor. Yalnızlık, geçim sıkıntısı, hayat gailesi ve topluma dikkat çeken kitap, Kemal’in gerçekçi anlatımıyla birleşip etkileyici bir hal alıyor.

 

Görünen o ki 2015’in son ayı, kitaplar açısından benim için çok da parlak geçmemiş. Hasan Ali Toptaş dışında coşkuyla okuduğum bir kitap olmadı. Dolayısıyla bu aralık aynının öne çıkan tek kitabı ‘Yalnızlıklar’ oldu benim için…

Fikrimce, çok garip bir seneyi geride bıraktık. Umuyorum ölümlerin, yargılamaların, ötekileştirmelerin ve adaletsizliklerin büyük bir kısmını eski senede bırakmışızdır. Her ne kadar gönülden inanmasam da, bunları dilemeden de edemiyorum işte… Bu ayki yazımın bir hayli sıkıcı olduğu kanaatindeyim. Bu güvensizlik duygusu, bu paranoyaklık, bu hayal kırıklığı artık yoruyor beni… Daha fazla uzatmadan, herkese bol kitaplı bir yıl diliyorum…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?