‘’Okur kitap arar ama, kitabın da okuru bulduğunu ben çok gördüm. Açıklanabilir bir şey söylemiyorum belki, ama ”rastlantılar”ın çoğu, açıklayamadığımız için rastlantı görünmez mi?’’ Bilge Karasu

IMG_3088

kitap - yabanYakup Kadri Karaosmanoğlu- Yaban

Dünya Savaşı’nda kolunu kaybeden Ahmet Celal, İngilizlerin İstanbul’a girmesi üzerine, Orta Anadolu’daki bir köye yerleşir ve orada yaşamaya başlar. Bu süreç içerisinde Anadolu insanını gözlemleme fırsatı bulur. Kitapta; bu unutulmuş, virane köyde yaşayan insanların yaşayışı, birbirleriyle olan ilişkileri, milli mücadeleye dair tavırları ve Ahmet Celal’in çevreye bakışı, fikirleri ve iç dünyası anlatılmakta. En son lisede okuduğum ‘Kiralık Konak’tan sonra, yazarın okuduğum ikinci kitabıydı ve oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Anadolu insanına bakışı ve birkaç yerde yapılan eleştirileri sevdim ve çok isabetli buldum.

kitap - babalar ve ogullarIvan S. Turgenyev- Babalar ve Oğullar

İki kuşak arasındaki çatışmalara, nihilizme, batılılaşmaya ve gelenekselciliğe parmak basılan kitap, Turgenyev’in en önemli kitabı sayılmaktadır ve yazıldığı dönemde birçok tartışmaya sebep olmuştur. Karakterlerin psikolojik tahlilleri ve okuyucuya düşündürdükleriyle kitap, sadece yazıldığı dönemin değil, her dönemin kitabıdır. Merak ve ilgiyle okudum. Konu ne kadar derin ve düşündürücü olsa da, yazarın dil ve üslubundan mı bilemiyorum, çok rahat ve seri bir şekilde okunuyor. Önemli bir kitap olması açısından, öneriririm.

kitap - kamber ates nasilsinGünay Çoban- Kamber Ateş Nasılsın (Hapishaneden Öyküler)

12 Eylül döneminde, hapishanelerde tutukluların yaşadığı olayların, yaşam koşullarının, duygularının ve aralarındaki dayanışmaların anlatıldığı, okurken mütemadiyen ‘Kara Arşiv’ kitabını hatırladığım, etkileyici bir kitap. Bazı yerlerde fazlaca gözüme batan ve beni rahatsız eden ajite edilmiş anlatımlar olsa da, severek okudum. Nacizane fikrim, zaten oldukça üzücü ve yaralayıcı olan olayların, bir de üstüne acıklı anlatımlarla yazılması, okuyucuyu iyice etkileme amacı gütse de, bana göre olayın gerçekliğini zedelemekte ve yaratılmak istenen etkiye de ulaşamamaktadır. Bu kitaplar kesinlikle yazılmalı, herkes okumalıdır ancak, kullanılan üsluba bence daha çok dikkat edilmeli. 

kitap - kalp agrisiHalide Edip Adıvar- Kalp Ağrısı

Aynı erkeğe aşık iki genç kadının hikayesinin anlatıldığı kitap, dışardan bakınca oldukça sıradan görünebilir. Ancak yazarın, aşka, kadın- erkek ilişkisine, dostluğa ve insanlara dair tespitleri, kitabı benzerlerinden oldukça ayırmakta. Bu kadar sıradan bir hikaye ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi, sanıyorum. Daha önce okuduğum ‘Ateşten Gömlek’ ve ‘Sinekli Bakkal’ kitaplarını da çok sevmiştim. ‘Kalp Ağrısı’nın da ayrı bir yeri oldu benim için. Hikaye, kitabın başından sonuna kadar okuyucunun kalbini ağrıtıyor, hakikaten. Eğer bulabilirseniz, sahaflardan eski basımını okumanızı tavsiye ederim.

kitap - immoralistAndre Gide- İmmoralist

Fransa’da ilk defa yayımlandığında, bazı kesimler için şoke edici olan kitap, ne yazık ki bende aynı etkiyi yaratmadı. Seneler sonra, içlerinden birinin yardım istemesiyle dört eski arkadaş bir araya gelir. Ne var ki, diğer üç arkadaşın dinlemekten başka yapacak bir şeyleri yoktur. Çünkü, onları çağıran arkadaşının tek isteği hayatını anlatmaktır. Anlatır da… Ama ben, ya öykünün içine giremediğimden ya da anlatılmak isteneni kavrayamadığımdan bilmiyorum, çarpıcı bulmadım. Seri okunan, özgün bir hikayeydi, o kadar.

kitap - huzurAhmet Hamdi Tanpınar- Huzur

Bir aşk hikayesi etrafında, doğu ve batı arasında sıkışmış Türk aydınını anlatan kitapta, nefis İstanbul tasvirleri var. Konusu ve dili sebebiyle biraz ağır okunuyor olabilir ancak, okuduğum her satırda bu kitabın neden Türk Edebiyatı’nda önemli bir yer edindiğini çok iyi anladım. Kitapla ilgili ayrıntılı yazım için Kafkaokur sitesine bakabilirsiniz.

kitap - sokak kiziPanait Istrati- Sokak Kızı

Panait Istrati’nin seneler evvel okuduğum ‘Kodin’ adlı kitabının konusunu net olarak değil ama, okurken ne kadar keyif aldığımı ve finalinde nasıl tüylerimin diken diken olduğunu çok net hatırlıyorum. Yazarın bu kitabında da aynı hisleri yaşadığımı söyleyebilirim. Çok sıradan giden bir hikayede, hiç beklenmedik bir anda, hiç beklemediğim şeylerin olması, Istrati’nin en sevdiğim yönleri arasında. Ben çok severek okudum, tavsiye ederim. 

kitap - kagniSabahattin Ali- Kağnı

Kesinlikle Ali’nin en iyi öykü kitabı olduğunu düşünüyorum. Yine, sıradan insanları konu alan kitapta, neredeyse her öyküsü beni derinden etkiledi. Hiçbirinde sıradışı bir şey yok ama okuyucuyu kalbinden vurmayı başarıyor. Bu da Sabahattin Ali’nin bana göre en büyük özelliği.

kitap - boyle buyurdu zerdustFriedrich Nietzsche- Böyle Buyurdu Zerdüşt

Nietzsche’nin çeşitli konular hakkındaki fikir ve düşüncelerini başlıklar altında topladığı, felsefi bir çalışma ‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’. Takdir edersiniz ki, oldukça derinliği olan bir kitap ve ben o derinliğe vakıf olabildiğimden şüpheliyim. Yine de, çok severek, ilgiyle ve elimdeki kalemle sürekli bir şeylerin altını çizerek okudum. Sanıyorum tek okumayla anlaşılacak bir kitap değil. Zamansız ve dönemsiz bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ne kadar 1883-1885 yılları arasında yazılmış olsa da, günümüze denk gelen birçok tespit var. Felsefe sevenler, kesinlikle okumalı.

Birbirinden farklı dokuz adet kitabın içerisinde, yine tek bir favorim yok maalesef. Kalp Ağrısı, Huzur, Sokak Kızı, Kağnı ve Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü önerebilirim.

 İçinde bulunduğumuz ay itibariyle, The Magger’daki yazılarımla birinci senemi doldurmuş oluyorum. Kitaplarla ilgili her şeyden keyif aldığımdan, yazılarımı da büyük bir hevesle yazıyorum. Buna rağmen, bir konser, restoran yahut bir sergi okumak gibi eğlenceli değil benim yazılarım, farkındayım. Tercih ettiğim kitapların fazla gündemde olmamasının ve çoğunun modasının geçmiş  olmasının da etkisi olabilir. Bu manada kendime çıkarmam gereken bir pay da yok değil heralde. Ne var ki, bu kadar insanın içinde benim gibi sıkıcı birkaç kişi vardır elbette. Hadi, bu yazı dizisi de onlar için olsun.

Gelecek ay görüşmek üzere, herkese bol kitaplı günler…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Merhaba, üye girişi yapmaya üşendiğim için yorum bırakmıyordum ama bu sefer dayanamadım :) Her yazınızı okuyorum, hatta çoğu zaman tekrar tekrar geçmişe dönüyorum. Ve her seferinde de mutlaka bir iki kitabı not alıyorum. Yorum bırakılmıyor diye okunmadığınızı sanmayın sakın, eminim benim gibi sizin yeni yazınızı görünce sevinenler vardır :) Okumaya ve yazmaya devam edin lütfen.

    • Merhaba,

      Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Elbette, sizin gibi takip eden ve bundan keyif alan kişiler vardır, o kadar da kötümser değilim. Ama, çok satılanlardan okunan kitaplarla bile, okuma oranı bu kadar düşükken; böyle modası geçmiş ve popüler olmayan kitaplara haliyle daha az ilgi gösterileceğinin farkındayım. Aslına bakarsanız, sağdan soldan bazı şeyler duymasam, sıkıcı olduğumun farkında değildim bile. Umarım tavsiye edip de okuduğunuz kitapları beğenmişsinizdir. Tekrar teşekkür ederim.

  2. Böyle düşünme sakın! Betilk, kesinlikle sıkıcı değilsin :) Kimse tüm klasikleri bir anda bitirmiyor ve aslında eski olsa da pek güzel bir çok kitap var. Bende senin gibi pek zamanına takılmadan seçiyorum kitaplarımı. Her ay kaçırmadan okuyorum notlarını ve hatta okunacaklar listeme eklemeler yapıyorum. Daha önce dikkatimi çekmeyen bir çok farklı kitapla da tanıştım sayende. Yazılarının devamını merakla bekliyorum :)

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?