‘’Çocuğun ana/babanın ihtiyaçlarına uyum sağlaması -kesinlikle olmasa da çoğu zaman- “sanki kişiliğinin” veya genellikle “sahte benlik” olarak nitelenen bir kişiliğin oluşmasına yol açar. Bu kişilik oluşumlarında insan sadece kendisinden beklenen türden davranışlar gösterdiği ve giderek bu kendini sunuş biçimiyle de kaynaşıp birleştiği “sürekli bir tavır” edinir… Böyle bir durumdaki insanın gerçek benliğinin farklılaşıp gelişmesi mümkün olmaz, çünkü kişi gerçek benliğini yeterince yaşama fırsatı bulamamaktadır.’’ – Alice Miller, Yetenekli Çocuğun Dramı

FullSizeRender-25

 

kitap -  hollandJack Holland – Mizojini, Kadından Nefretin Evrensel Tarihi

Kitabın ismi ne kadar sinir bozucu olsa da, kadın nefreti maalesef tarihi olan bir kavram. Kadına sırf ‘kadın’ olduğu için önyargıyla yaklaşılması, yok sayılması, güvenilmez addedilmesi, bastırılması ve zulmedilmesinin anlatıldığı kitapta mitolojiden, dinlerden, çeşitli toplumlardan ve İlk Çağ’dan günümüze kadar birçok örnek bulunmakta. Ne var ki, yazarın daha çok Avrupa tarihi üzerine yazması, kitabın adındaki ‘evrensel’ kelimesiyle pek örtüşmüyor. Ama eğer Holland kitabın sonlarında birkaç yerdeki Orta Doğu örneğiyle evrenselliği yakaladığını düşünüyorsa, onu bilemem. Bunun yanı sıra, oldukça rahat okunan, akıcı, anlaşılır ve açık bir üslubu olduğunu düşünüyorum. Ama sinir bozucu, bu bir gerçek.

 

kitap - slimaniLeile Slimani – Chanson Douce

Türkçe’ye ‘Tatlı Şarkı’ olarak çevirebileceğim kitapta, evli ve iki çocuklu genç çiftin genç, güzel ve gizemli bir dadıyı işe aldıktan sonra yaşadığı olayları konu alıyor. Ancak bu olaylar tahmin edildiği gibi dadı ve evin erkeği arasındaki aşk macerası falan değil. Kitaptaki ilk cümle: ‘Bebek öldü.’ Olup, kitap olayların sonundan başlayınca, ister istemez kasvetli bir ruh haliyle okudum. Olaylar geriye dönüp anlatılmaya başlandığındaysa hikayede sinir bozucu bir mükemmeliyet vardı ki zaten insan ‘Bunun altından kesin bir şeyler çıkacak.’ Demeden edemiyordu. Kolay okunan, akıcı ve merak uyandıran bir kitap olduğu için elimden bırakamadım. Ortalara doğru gizem çözülmeye başlasa da kitabı bitirdiğimde aklımda bir sürü cevapsız soru kaldı. Bunu iyi bir şey olarak yazmıyorum. Sanki kurguda oturmayan bir şeyler var gibiydi, ne bileyim. Bilmiyorum belki de…

 

kitap - sterneLaurence Sterne – Tristram Shandy, Beyefendinin Hayatı ve Görüşleri

Herkes böyle bir amcası olsun ister mi bilmiyorum. Benim amcamın Shandy’e benzediğini pek söyleyemem. Genelde konuya başlar ve bitirmesi gerektiği gibi bitirir. Konu dağılırsa, dağıttığını bilir ve toplar. Unutursa sorar. Konu dışına çıkmak pek rağbet görmediği gibi bir zaaf, bir eksiklik olarak görülür bizim ailede. Ama Tristram Shandy, kendi doğumunu anlatacağını kitabın ilk sayfalarında söylerken, konuya ancak kitabın ortasında girebilen, konuları mümkün olduğunca dağıtan ancak keyifli, ironik ve eğlenceli tarzıyla kendini dinleten (okutan) şahsına münhasır bir beyefendidir açıkçası. Konudan konuya atlandığından kitabın alıştığımız tarzda bir konusu da yoktur  Kitabın konusu, kitabın adıdır aslında. Ama eğer okursanız göreceksiniz, Salinger’ın da ‘Çavdar Tarlasında Çocuklar’da dediği gibi, konu esasen konudan sapınca daha keyifli ve hatta daha anlamlı oluyor.

kitap - millerAlice Miller – Yetenekli Çocuğun Dramı

Ailenin gözbebeği, ebeveynlerini en az üzen, hemen her konuda mutabık olan, uyum sağlayan ve sorun çıkarmayan çocuklardır, kuşkusuz. Dışardan sessiz, sakin, uyumlu ve problemsiz görünen bu çocukların belki de hepsi kaldıramadıkları bir ağırlığın altında ezilmekteler desem, ne düşünürdünüz? Ailesi tarafından kabul görmek, beğenilmek ve onlara yük olmamak için çabalayan bu çocukların yıllar sonra kendi istek, yetenek ve kapasitelerinden habersiz, yorgun ve belki hasta birer yetişkin olabilecekleri düşünülmez hiç. Miller bu harika kitabında, maddi yönden her türlü imkana sahip olan ancak kendisi gibi olmasına izin veril(e)meyen çocukların dramını okuyucuyla paylaşıyor. Özel eğitmenlik yapan bir tanıdığım ısrarla kitabı okumamı söylediğinde biraz ertelemiştim. Sanıyorum iyi olmuş zira kitabı okuduğum iki gün boyunca depresif ruh halinden çıkamadım. Kafamda deli sorular, çağrışımlar, düşünceler… Okuyacaksanız bunlara hazırlıklı olun.

 

kitap - phillipsAdam Phillips – Yasak Olmayan Hazlar 

Kitabı okumaya başlamadan hemen evvel, bitirdikten sonra yasak olmayan hazları teker teker sıralayabileceğimi düşünmüştüm ancak yanılmışım.  Oysa ki elime kağıt kalem alıp yasak hazları listeleyeyim desem pek zorlanmam, fazla düşünmem gerekmez. İşte Adam Phillips aslında bundan bahsediyor; yasak olmayan hazlar aklımızda daha çok yer edip, daha değerli ve cazip görünürken, yasak olmayan hazların neden ilgi ve alakamızı çekmediğini sorguluyor kitabında. Yasak olmayan hazlar şunlarmış, bunlarmış diye yazmayacağım ama Phillips’in özellikle itaat ve özeleştiri hakkındaki fikirlerini ilgi çekici bulduğumu belirtmeliyim.

 

kitap - safaPeyami Safa – Bir Tereddütün Romanı

Kahramanlarının birtakım tereddütler içinde debelendiği, okuyucusuna da bu tereddütleri yaşatan klasik bir Peyami Safa kitabıyla daha karşı karşıyayız. Aniden evlenmeye karar veren roman kahramanı beyefendi, evlilik fikrini, evlenmek istediği kadında aradığı özellikleri, evlilik sonrası hayatını ince ince düşünürken, iki farklı tarzda kadın arasında kalır. Bu kadınlar üzerine düşünürken bir yandan da eski ile yeni adetler, yaşam tarzı ve alışkanlıkları da gözden geçirir. En sonunda karar verir ki, insan esasen en bağlı olduğunu düşündüğü fikrinde bile tereddütler içerisindedir. Evlilik, aşk, intihar, bunalım, yaşam ve ölüm gibi kavramların irdelendiği bu Peyami Safa kitabı benim için bir numara olmasa da, yine psikolojik çözümlemeleri ve düşündürdükleriyle ilgi çekici diye düşünüyorum.

 

Laurence Sterne ve Alice Miller’ın kitaplarını okuduktan sonra, her şeye uyum sağlamak, kuralına göre oynamak ve sorun çıkartmamak  üzerine kendimi o kadar çok irdeledim ki, Peyami Safa’nın tereddüt üzerine verdiği mesajlar neredeyse hiç kafamı meşgul etmedi. Gerçek şu ki, insan uyum sağlasın sağlamasın, problem çıkarsın çıkartmasın, neyi niçin yaptığını bilmeli. Sadece sevilecek, onaylanacak, beğenilecek diye olduğunun dışında davranmak, en iyi ifadeyle, korkunç bence. Farkında olmadan yapılan ve değiştirilmesi en zor olan ikiyüzlülük bu olsa gerek. Daha da beteri kendini kandırmanın en ağır biçimi.

Bu ayın öne çıkan kitapları; Tristram Shandy ve Yetenekli Çocuğun Dramı

Yok konusu bile belli olmayan kitabı okumam, dramla falan da işim olmaz, diye düşünürseniz, elbette piyasada çok daha uygun kitaplar mevcut. Gelecek aya kadar herkese bol kitaplı, huzurlu günler…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?