Tonight It’s Your Time sponsorluğundaki Club to Club İstanbul, 18-19 Nisan gecelerinde şehrin en işlek bölgesi olan İstiklal Caddesi’nde elektronik müzik ve kültürünün nabzını tutan, çeşitli mekanlara yayıldı! Geçtiğimiz seneden farklı olarak iki gün de katılabildiğimiz festival, çağdaş elektronik ve ilerici pop müzik sahnesinden en heyecan verici isimleri ağırladı! Cuma Salon IKSV’de ve özellikle cumartesi gecesi tüm İstiklal’de binlerce kişinin Club to Club heyecanıyla mekandan mekana koşturduğunu görebiliyordunuz. Bu sene kaçırdıysanız, size büyük tavsiye: Seneye Club to Club’ı mutlaka deneyimleyin.

18 Nisan Cuma

Oneohtrix Point Never @Salon

OP

Club to Club’ın açılış etkinlikleri cuma gecesi 22:30’da Oneohtrix Point Never ile Salon IKSV’de başladı. Daniel Lopatin’in birçok projesinden biri olan Amerika’dan gelen OPN, ful konsantre çaldığı elektronik müziğiyle beraber arkada görseller oynatıyordu. Deneysel müzik de diyebileceğimiz bu tarz, insanların ilgisini bir hayli çekti! Salon, saatlerin erken olmasına rağmen çok kalabalıktı. Performans sırasında şaşırtıcı bir şey yaşandı; DJ o kadar konsantre çalıyordu ki önde konuşan dinleyicilere “sessiz olun” diye kızdı :)

Lucy @Salon

Lucy

OPN’nin performansı sona erdikten az sonra Berlin’de yaşayan İtalyan Luca Mortellaro (sahne ismi Lucy) DJ kabinine geçti. Salon’daki kalabalık Lucy ile beraber daha da çok artmıştı. Lucy’nin tarzı biraz “ağır” diyebileceğimiz cinsten deep house. Müzik çok güzel ama müziği sadece dinleyebiliyorsunuz, dans edebileceğiniz bir tarz değil. Ful artı ful salonda sadece iki-üç kişi dans ediyordu diyebilirim. :)

19 Nisan Cumartesi

Club to Club’ın ikinci gecesi aynı anda birçok sanatçı ile Salon IKSV, Babylon, Peyote, Pixie, Klub Karaoke ve Kiki olmak üzere birçok mekanda gerçekleşti. Yaklaşık 25 adet performansın yer aldığı festivalde biz de birçoğuna yetişmeye çalıştık. İşte favorilerimiz:

The Haxan Cloak, havalanında yaşadığı bir sorun nedeniyle festivale katılamadı. Biz de Forest Swords’u izleme heyecanıyla Babylon’da müzik dinlemeye devam ettik.

Forest Swords @Babylon

Forest Swords

İngiltere, Merseyside yerlisi Matthew Barnes’ın projesi Forest Swords, sahneye geçtiği anda içeride bir sessizlik hakim oldu. Forest Swords’un underground müziğini ben şahsen çok beğendim. Mekan, çok kalabalıktı. Forest Swords, fikrimce cumartesi gecesindeki en iyi performanslardan biriydi. Tarzını daha iyi anlamanız için çok beğendiğim Thor’s Stone’un soundcloud linkini aşağıda paylaşıyorum.

Mouse on Mars @Babylon

Mouse on Mars

Kendilerine ses teröristleri diyen 21 yaşındaki Mouse on Mars, cumartesi gecesi heyecanla beklediğim performanslardan biriydi. Arkaya yansıttıkları ışık ve imaj oyunlarıyla Babylon seyircilerine çok başarılı bir elektronik müzik deneyimi yaşattılar.

Mssigno @Peyote Nevizade

Mssingno

Londra bazlı DJ Mssigno, Peyote Nevizade’deki perfomansı çok başarılıydı. Mekandaki herkes halinden çok memnun görünüyordu.

Young Echo Showcase @Pixie

Young Echo

Vessel, Jabu ve Killing Sound’un performansları için Pixie’deydik. Hepsi birbirinden başarılıydı, sık sık uğradığımız bir mekan olan Pixie ağzına kadar doluydu. Soundlarını öncelikli olarak İngiliz Soundsystem müziğinden alırken, aynı zamanda deneysel formlardan da etkilenen Killing Sound dinleyicilere bol enerjili bir 1 saat  yaşattı.

Kaan Düzarat @Klub Karaoke

Kaan Düzarat

Sayısız müzikal proje ve denemelerle, müzikal kişiliğinin farklı yönlerini keşfeden, pek sevdiğim Dinamo’dan da tanıyabileceğiniz, Kaan Düzarat’ı dinlemek için heyecanla Klub Karaoke’ye gittik. Mekanın olması gerektiğinden daha az dolu olması bizi üzsede Eskişehirli DJ’in performasını yarım saat olsa da zevkle dinledik. Kaan Düzarat’ın Mini Müzikhol’den bir setini sizlerle paylaşmak istedim:

Cumartesi gecesi boyunca Kiki Sıraselviler’de de birçok perfomans vardı. Aylin/Hakan, Cem Kayıran, Sadi Güran gibi başarılı Türk DJ’lerin performanslarını dinlemek için yüzlerce kişi Kiki’ye gelmişti. İçerideki kalabalığı görmenizi isterdik!

Birçok mekanda farklı DJ performanslarına gittiğimiz festival hafta sonumuza tahmin ettiğimizden de daha güzel bir renk kattı. Mekandan mekana koşuşturmak, Amerika’dan, İngiltere’den, Berlin’den gelen birbirinden has müzik tarzlarına sahip olan DJ’leri ardarada iki gece dinlemek bize çok iyi geldi. Seneye tekrar görüşmek üzere Club to Club!

Yazanlar ve fotoğraflayanlar: İlker Kalma ve Ecem Erdoğan

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?