Fine Dining geçinen restoranlardaki klasikleşmiş, sıradan sunumları unutun. Ne istediğinizi seçeceğiniz kalabalık menüleri de bir kenara bırakın. Daha özel bir şeyi keşfetmeye hazırlanın!

20140612_180709_1

Sokaktan geçerken sizi ellerindeki menüler ile mekanın içine davet etmeye çalışan kebapçıların olduğu bir sokak düşünün. O sokakta kendi halinde sessiz sakin 8 masalı, çeşit çeşit renklerle bezenmiş süslü sunumlarının sokak ile hiç örtüşmediği bir mekan.Fine Dining geçinen restoranlardaki klasikleşmiş, sıradan sunumları unutun. Ne istediğinizi seçeceğiniz kalabalık menüleri de bir kenara bırakın.

Can Oba size gelip o gün neler yaptığını ya da yapacağını detay vererek anlatıyor. Hangisi hoşunuza giderse onu seçiyorsunuz. Bir menüsü yok. Çünkü her gün başka bir şey yapabilir. Pazardan geçerken gözüne ilişen bir kestane ya da istiridye mantarı alıp, bunları patatesle karıştırıp önünüze müthiş lezzetli ilginç bir çorba getirebilir. Bazen ne yapacağını O da bilmiyor. Elindeki kısıtlı imkanlarla, neredeyse ilkel şartlarda minimum malzeme ile harikalar yaratabilen bir yetenek bu. Tam 25 yıl yurt dışında kalmış, eğitim almış, en zor şartlarda çalışmış, Alman disiplinini, Fransız kültürünü ve sunumunu Türk damak tadıyla kusursuz birleştirmiş, müthiş enerjisi olan bir adam Can Oba. Yemekleri size anlatmaktan asla yorulmuyor. Aksine müthiş keyif alıyor.

20140612_180645_1

Her şeyi, evet yanlış duymadınız her şeyi kendisi o küçücük mutfakta yapıyor. Çorba istediğinizde tenceredeki sıcak çorbadan bir kepçe koymuyor. Sıfırdan başlıyor hazırlamaya. Ketçap, mayonez, çikolata, dondurma, peynir… Aklınıza ne gelirse. Üretilebilecek her şey o küçücük mutfakta üretiyor. Bir ana yemeğin masaya gelebilmesi için tam 4 tava kullanıyor. Yani bir yemek için dört farklı işlem yapılıyor. O sebeple küçük mekan.!

Balık çorbası ve mısır çorbası deneyerek bu Alice Harikalar Diyarı‘na adımımızı attık. Her ne kadar kum midyeli, levrekli, baby scalloplu balık çorbasının çok efsane olduğunu okumuş olsam ve tam bir deniz ürünleri çılgını olsam da, içinde mısır püresi, nacho ve mısır tanelerinin bulunduğu ve bir jumbo karides ile servis edilen mısır çorbası daha bir hoşuma gitti. Bu müthiş çorbanın ardından, gelecek olan ana yemekler bizi daha da meraklandırdı.

Ara sıcak olarak kremalı Ispanak yatağında bisque soslu Deniz Tarağı istedik. Deniz tarağı zaten her yerde yiyebileceğiniz bir şey değil. Ben de ilk kez yediğimi söylemeliyim. Ama nedir bu lezzet tarih etmekte çok güçlük çekiyorum. Özellike ıstakoz sosu asla unutmayacağım bir tat. Ispanak, krema ve ıstakoz sosu ve deniz tarağı bir araya gelince de zaten her biri çok lezzetli olan gıdalar bir şölen sundu bize kendi içlerinde.

20140612_181502_1

Ana yemek olarak üzüm şekerli domates sos eşliğinde ıspanaklı lazanya aldık. Ben daha çok etçil olduğum için etlerin peşinde koşmaktan unutmuşum bu hamurumsu ana yemekleri. Lezzetliydi ki elbette ama benim için diğerleri daha önemli.

can oba 1

Taze mantar kremalı beef geldi ardından masamıza. Aralarda taze mantarların da gezdiği mantar sosuna bulanmış ve tam istediğim gibi az pişmiş bir et.

can oba 2

Cevizli ahtopot kolu, çilek ve domatesli Risotto. Buraya gelmeden önce bir arkadaşım risottonun çok kuru servis edildiğini söylemişti ve beğenmediğini eklemişti. Ancak bize servis edilen risotto tam istediğim kıvamdaydı. Çilekler anarşist bir ruhun isyanı gibi gelebilir gözünüze. Ancak risotto, ahtapot ve domatesle birleştirip ağzınız götürdüğünüzde daha önce hiç tatmadığınız bir lezzetin ağzınızın içinde dolaştığını görecek, çiğnemeye doyamayacak ve yutmaya kıyamacaksınız.

20140612_182039_1

Benedik usulü biftek; özel sos, ballı hardal sosu, yumurta sarısı… Kestiğinzi anda o içinde yumurta sarısı akıyor. Bildiğiniz yumurta sarısı evet. Akıyor… Kafanızda canlandırdığınız görüntü belki tadı hoş bir şey olarak durmuyor karşınızda. Ama daha önce hiç aklınıza gelmeyecek şeyleri böylesine uyum ile harmanlamanın verdiği bir renk aslında o akan yumurtanın sarısı.

can oba 3

Melez tatlılar kategorisindeki, İmza niteliğindeki dondurulmuş peynir pastası, karamelli. Melez tatlıların özelliği olarak yavaş yavaş hissediyorsunuz tadını. Peynir de oracıkta yapılmış ve buzlukta bekletilmiş.

Muschocolate ise özel sos, orman meyveleri sosu, böğürtlen, vişne, çilek ile çıkıyor karşımıza. Ben mus sevmememe rağmen, bu kez evet tabağı sıyırıyorum…

20140612_190218_1

Çilekli dondurma da tabii ki yine Can Oba’nın kendi yapımı. Çikolatasına kadar her şey… Gerçek bir dondurma yiyeyim diyorsanız bir tadına bakın lütfen.

can oba 4

Can Oba, 1 buçuk senelik restoranında134 farklı yemek 30-35 adet farklı tatlı çıkarmış. Öğrencilere indirim yapmayı ve beğenmediğiniz bir şey olursa ücretini almayıp tatlı ikram etmeyi de ihmal etmiyor. Finalde, neredeyse bir buçuk senedir aynı sokakta aynı yerde hizmet veren bu müthiş şefi bu kadar geç tanıdığım için kendimden biraz utandığımı söyleyebilirim. Can ObaVedat Milor’un programının yayınlandığı geceden sonra patlama yaptığını söylüyor. Bana ve sanırım hemen herkese göre geç kalınmış bir keşif gibi… Şu anda ise bir aydan erken bir vakit rezervasyon alabilmeniz çok zor. Bir ay önceden alınan randevu sonrasında bir yemek orgazmı yaşamanın keyfine değdi doğrusu. Toplam 10 farklı tadım yaptıktan sonra yolda yürümüyor adeta yuvarlanıyorduk.

Can Oba Restaurant Adres: Hoca Paşa Mah. Hocapaşa Hamamı Sok. No:10 Sirkeci / İstanbul – 0212 522 1215

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Cem merhaba, öncelikle yazılarını heyecanla takip ediyorum, bunu söylemeden geçmek istemedim. :) theMagger takipçilerine Can Oba’yı bu kadar güzel anlattığın için çok teşekkür ederiz. Burayı o kadar merak ediyorum ki anlatamam. Cevizli ahtapot kolunu ve çilekli risotto’yu denemek için can atıyorum :)

    • Sevgili Lisya, öncelikle güzel yorumun için teşekkür eder, yazıyı beğendiğin için de çok çok mutlu olduğumu belirtmek isterim. Türkiye için gerçekten müthiş bir şans Can Oba. Umarım aynı çizgide kalacaktır. Çok da para kazanma derdi olmadığı için kocaman kitlelere hiçbir zaman sunum yapmayacak ve haliyle kalitesini koruyacak diye tahmin ediyorum. En kısa zamanda deneyimlemen dileğiyle. Sevgiler.

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?