Yaz bitmeden; bu sezonun Çeşme-Alaçatı keşifleri, ne yemeli, nereyi gezmeli, sanat adına neleri görmeli?

Çeşme küçük bir İstanbul olmuş. İstanbul’un belli bölgelerindeki insan popülasyonunun şortlu, sandaletli versiyonlarının aynen burada olduğunu düşünün. Zaten Alaçatı girişindeki araba yoğunluğundan ve park yeri ararken geçen 10. dakikadan bir kıllanmanız lazımdı…

Sadece kalabalık değil fiyatlar da çok çılgın. Özellikle beach’ler ‘nasılsa eşşek gibi ödeyecekler’ mantığıyla iyice kudurmuş durumda. Asfalt yol bile olmayan Ayayorgi koyundaki beach’ler 20 lira otopark, sıkı durun 50 (yazıyla elli) lira vale ücreti alıyor.

Bu gösteriş odaklı tatil anlayışı, bu sene beni daha çok rahatsız etmeye başladı. (Sanırım seneye beni Ege’nin Akdeniz’in bakir plajlarında bulacaksınız) Çünkü tatil yapmaya geliyorsun ama çevrendeki kasıntılıktan da uzak kalamıyorsun, her yerde sevimsiz çalışanlara, happy hour’da korkunç dans figürleriyle masalara fırlayanlara ya da eğlenirken havuza içki döken görgüsüzlere rastlıyorsun. Hoş kabul edelim bizi bayağı eğlendiriyorlar ama yinede itici bir durum.

Geçen gün bir köşe yazarının Bodrum hakkında yazdığı gibi, birinin bir şeyi olmak dışında bir vasfı olmayan insanlar umarım bu güzelim yeri de basmaz. Bu içten dileğimin ardından artık bahsettiklerime rağmen çok keyif aldığım yeni Çeşme-Alaçatı keşiflerime geçiyorum:)

Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı

cesme 1

Demlik: Alaçatı yolu üzerinde büyük bahçeli bir kahvaltı mekanı. Biz gözleme, otlu yumurta(ıspanak benzeri bir ot olan pazıyla yapılıyor) ve yoğurtlu ev patatesi yedik. Dondurulmuş değil de yeni kesilip kızartılmış patatesi çok seven ama anneanne evi dışında yüzünü göremeyenlere iyi gelir. Onun dışında burası için ‘of harikaydı’ demek abartı olur ama yemekler ve işletme gayet hoştu. Bu arada biz oradayken bir kız çocuğunun doğumgünü hazırlıkları vardı, toplu etkinlikler için çok uygun bir alanı var.

cesme 2

Pizza Italiano

Alaçatı’daki caminin arkasında küçük bir İtalyan. Açılalı henüz yeni bir ay oluyor. Yemek menüsü kısa ve öz, pizza, makarna ve tiramisuden oluşuyor. Burada sevdiğim ilk şey pizzaların her restorantta görmeye alışık olduğumuz klasik çeşitler olmaması. Mesela benim yediğim ‘pizza de.ly’ domatessiz bir pizzaydı, içinde sadece scamorza peyniri, krema, mantar, soğan ve patates vardı. Zaten bozuk türkçesinden anladığım kadarıyla şef İtalyan. Mekanın sahibi, spor ve siyaset yazarı Bilgin Gökberk de İtalya’da eğitim görmüş.

Mekanla ilgili beni diğer cezbeden şeyse içinde barındırdığı küçük galeri mekanı. Şuan Bilgin Bey’in yakın arkadaşı, ressam Mahir Güven’in tabloları ve fotoğraf sanatçısı Fatih Merter’in işleri sergileniyor.

Dondurmam gaymak

Sakız Dalı: Çeşme merkez’de yer alan bir dondurmacı. Aslında beni ilk önündeki oturma yerleri çekti sonraysa sıcağa dayanamayıp denemeye karar verdik. Biz mascarpone peynirli, dağ çilekli, cheesecake’li ve nutella’lısını yedik. Mascarpone’lusu krema gibi ağızda dağılıyor, dağ çileklisiyse gerçek çilekten yapılmış gibi taze, belki de öyledir. Cheesecake’li de harika ama nutella’lısını pek sevmedim.

cesme 3

cesme 4

Kahve molası

Köşe Kahve ve Sailor’s zaten Alaçatı’nın gediklilerinden. Her gidişimde görmeme rağmen ilk defa bu sefer kısmet oldu oturmak. Köşe Kahve Fransız tarzı sokağa bakan oturma şekliyle, Sailor’s da kalabalıktan korunaklı küçük alanı, müzikleri ve filtre kahvesiyle gönlümü fethetti.

cesme 5

Köşe Kahve’nin smoothie’leri

Çabuk yemek

Sinore Mutfak: Aslında yola çıkmadan önce hızlıca karın doyurmak için uğradım buraya ama keyifli bir yemeğe de gelinebilirmiş. Yeri Alaçatı’nın girişinde kumrucuların olduğu bölgede. Ben seçimimi mantıdan yana kullandım, gayet başarılıydı.

cesme 6

Bu arada Alaçatı’nın en sevdiğim yönü herhalde heryerin beyaz mavi oluşu.

cesme 7

cesme 8

Gibi mesela

Sanat

Her şey olur da sanat olmaz mı? Bir sürü galeri açılmış bu sene Alaçatı’ya. Tabi bu galeriler İstanbul’dakilere çok benzemiyor, beyaz duvar üzerine az sayıda eser olan, bir sergi metni olan mekanlar olarak düşünmeyin. Çoğunda çok sayıda eser ve etrafta üst üste alt alta duran tablolar var.

Bashaques markasıyla Başak Cankeş, son moda haftasında ‘giyilebilir sanat’ konseptli defilesiyle çok beğenilmişti. Alaçatı’da birden çok markayı barındıran aynı isimli konsept mağazasında bir de küçük galeri mekanı bulunuyor. Şuan pozitiflik saçan işleriyle Yiğit Yazıcı’nın işlerini sergiliyor, sezon boyuncaysa bağımsız sanatçılarla ya da galeri işbirlikleriyle sergilerine devam edecek.

cesme 9

de.ly’nin sergi alanından zaten bahsetmiştim. Bunlar dışında ArtShop Hacımemiş mahallesinde konumu itibariyle dikkat çeken bir yerde. Daha çok dekoratif amaçlı satışlar yaptığını sanıyorum. Oldukça fazla eser barındırıyor. Şuan Ekin Balcıoğlu’nun sergisi var aslında ama onun dışında da milyon tane eser vardır sanırım.

Alaçatı’nın ana caddesinin sonlarındaki Galeri Alaçatı, şuan bir karma sergi ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun taş başkı yazmalarını sergiliyor. İlerisinde bulunan Galeri Valör, Nuri İyem gibi büyük Türk ressamlarının işlerini satışa sunuyor. Onun karşı sokağında ise Peri Art & Hotel çok sıcakkanlı bir yere benziyor.

cesme 10

cesme 11

Galeri Valör’ün içinden

Eskici geldi hanım!

Hacımemiş Mahallesi’nin arka taraflarında tasarım ürünler satan mağazaların yanında antikacılar da az değil. Antikacılar narin, eski ve zevk sahibi duruşlarıyla mahallenin dokusuna çok yakışıyor bence. Bunlardan Evvel Zaman, en çok ilgimi çeken yerlerden. Özellikle Türk kahvesi merakım olsa kesinlikle buradaki fincanlardan bir tane alırdım. Burada mutfak eşyaları, tablolar, madeni paralar dahil tüm ürünler farklı antikacılardan toplanmış.

Keyif

Aquente: benim için dünyanın en keyifli mekanlarından biri. Günbatımını izleyebileceğiniz bir sıcak havuz. Bu sene Bikini’ye gittik, eskiden Aqua Şifne olan mekanı KafePi almış çokta güzel bir mekan olmuş ama ben yine Aquente’yi özledim bilmiyorum. (Duygusal mod)

Hep deniz-kum-güneş olmaz!

Çeşme Kalesi de görülmesi gereken yerlerden.

Ben deneyemedim bari siz deneyin:

Bobb: (açılımı: Biraz ondan biraz bundan) sessiz sakin bahçesi olan çok sevimli bir yere benziyordu. Kapıdan geçerken kulağıma çalınan, çok bilinmeyen bir Lana del Rey şarkısının bu görüşümde etkisi tabiki yok.

Asmalı: burada taze, sağlıklı yemekler var gibi duruyor. Dış görünüşü tam bir Alaçatı yerlisi. Tatilde bozulan yemek düzenine faydası olur belki.

cesme 12

Bu yazı daha önce someartsystuff.co’da yayınlanmıştır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?