Çin Mutfağının Tarihsel Gelişimi
Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin’de nüfus fazlalığı dolayısıyla yiyecek kaynaklarının az olduğu biliniyor. Nüfusun fazlalığından ötürü insanları doyurmak oldukça zor olduğundan ve kaynakların yetersizliğinden dolayı yemek kültürü de bu şekilde gelişiyor. Çinli insanlar yemek israfından neredeyse tüm ülkelerden fazla kaçarlar, yemek pişirme yöntemleri, kullandıkları malzemeler de bu durumun bir sonucu. Çin yemek kültüründe felsefenin de etkisi bulunuyor. Taoizm düşüncesine göre sağlık, yemeklerle beraber kazanılıyor bundan ötürü Çin kültüründe yemek sadece karın doyurmadan farklı olarak bir sosyalleşme aracı olarak da görülmeye başlıyor. Bu sosyalleşme ile yemek ahlakı da beraber gelişiyor.
Çin yemek kültürü, Çin’deki ilk yerleşik hayatın başladığı yer olan Kuzey Çin ovasında (Zhongyuan) gelişmeye başlıyor. Kuzey taraflarında tarım ilk olarak mısır ile başlarken, güney bölgelerinde ise pirinç yetiştiriciliği olduğu biliniyor. İlk buğday batı Asya taraflarındaki bölgelerden Çin topraklarına geliyor. Çin’de et ürünleri nüfusa oranla az miktarda olduğundan Çinliler eti sebzelerle birlikte pişiriyor, noodle ile birleştirerek oldukça doyurucu ve lezzetli yemekleri gün yüzüne çıkarıyorlar. Yemeklerde nüfus fazlalığından dolayı yağın da idareli kullanılması gerektiğinden az yağ kullanarak yüksek ısıda wok tava ile pişirme yöntemine başvuruyorlar. Bu yöntem günümüzde sebzeleri pişirirken besin değerlerinin kaybolmamasından ötürü sağlıklı bir pişirme yöntemi olarak görüldüğü söyleniyor. Wok tava Çin yemek kültüründeki tek pişirme yöntemi değil, buharda pişirme, haşlama, ızgara, fırınlama ve ağır ateşte pişirme yöntemleri de Çin mutfağında kullanılıyor.
Çin yemek kültürü ve sofra ahlakı, Konfüçyüs’ün felsefesiyle birlikte şekilleniyor. Misafir sofrasında yemek sayısının fazla olması, yemeğe saygı gösterilmesi ve yemeğin arkadaşlarla birlikte yenilmesi gibi gelenekler ve ahlak kuralları gelişiyor. Çin kültürü içerisinde birden fazla konuda felsefenin etkisi görülüyor. Geleneksel Çin tıbbında felsefenin etkisi görüldüğü gibi Çin yemeklerinde de görülüyor ve yiyecekler de buna göre şekilleniyor. Çin yemeklerinin bol zencefil içermesi de bundan kaynaklanıyor. Yiyeceklerin insan vücudundaki qi (hayat enerjisi) ve yin yang kuvvetlerini düzenleyebileceği düşünülüyor. Bu sayede henüz hasta olmadan hastalıklardan korunuluyor. Böylece sağlıklı beslenmek Çin yemek kültürü adına önemli bir husus haline geliyor ve günümüzde bu felsefe halen devam ediyor.