Açıldığı gün gidip gezdiğim, her sergide olduğu gibi gezerken kendimi kaybedip saatler geçirdiğim Contemporary İstanbul, 2006’dan bu yana hızla gelişip büyüyor. 24 ülkeden 102 galeri ve 700’den fazla sanatçı katıldı. Bu yıl 10. yaşını kutlayan ve Türkiye için “Çağdaş Sanat Fuarı” olarak yola çıkan etkinlik, kurumsallaşarak büyüdü ve yerini sağlamlaştırdı. Bu başarı sayesinde olmalı ki Türkiye’de ikinci bir “Çağdaş Sanat Fuarı” da kendini gösterdi ve bu alanda bir rekabet bile oluştu.

Fuarda beni en çok etkileyen Bahadır Baruter’in Mukadderat serisindeki heykelleriydi. Karikatürden resme geçen sanatçı, şimdi de  işlerine yeni bir boyut ekleyip etkileyici heykellere imza atmış. Cam fanuslar içinde birer labratuvar fetüsü gibi duran, iş dünyasının beyaz yakalıları bunlar.  Sanatçı, fuara özel olarak hazırladığı bu heykellerin her biri için yaklaşık 2 ay zaman ayırmış. Plastik malzemeden yaptığı heykellere, terziye diktirdiği giysiler giydirmiş. Hızla katılaşan silikon bir malzeme ile fanuslar içine sabitlemiş. Teknik olarak böyle fakat hissettirdiklerini anlatmam mümkün değil. İş hayatının hırsı ve mecburiyet yüklü döngüsünde ölülere dönüşen insanları, beyaz kefene atıfta bulunan beyaz takım elbiselerle dini bir ritüelin parçası gibi tanrıya yakarır formda sunarak sorgulamış. Bu heykelleri yakından inceledikten sonra kendimizi sorgulamalıyız. Hiç bitmek bilmeyen bir hırsla kariyer peşinden koşanlar, doğuştan kaybetmiş sayılmaz mı?

12249676_10153697185927071_1072361875316367538_n

Serginin en popüler işi kuşkusuz Yaşam Şaşmazer’in fareleriydi. Yaklaşmakta güçlük çeksem de dikkatle inceledim. Başlıbaşına bir galeriydi. Daha önce aynı kompozisyonun kuşlu versiyonuna denk gelmiştim. Yine de favorilerimden biri buydu.

201511121622_IMG_6577

Sanırım popülerlik bakımından onu izleyen diğer işler ABD’li sanatçı Carole Feuerman’ın yüzücü heykelleriydi. Üzerinde su damlaları bulunan bu hiper gerçekçi heykelleri mutlaka yakından inceleyin. Bacaklardaki damarlara dikkatinizi çekerim. Her an hareket edecekmiş gibi duruyor bu heykeller.

201511121623_IMG_6568

Sevdiğim sanatçılardan Joan Miro da yer alıyordu fuarda. Onun çizimlerindeki fantastik dünyayı seviyorum.

20151112_121408

Sanatçının bir imzası niteliğindeki tuvale yapışık fırçası ile minimal çizgisine hayran kaldığım Jean Paul Donadini.

20151112_131000

Sizi etkileyeceğine inandığım yer çekimsiz eserler, küçük heykeller ise Giacinto Bosco’ya ait. Çok ama çok sevdim.

20151112_130925

Daha önce birçok sergide karşımıza çıkmış işlerin tekrar tekrar sergilenmesi konusunda eleştirilerimi yapmakta özgürüm bence. Fakat İranlı sanatçılarla tanışmamız ve bazı galerilerin yeni sanatçıları, taze işleri sergilemesi heyecan vericiydi. Her şeye rağmen Türkiye’de sanat da sanatçı da çok. Sadece keşfedilmeti  ve desteklenmeyi bekliyorlar. Bu sanat dolu fuarı hala gezmediyseniz Pazar günü son gün. İş, güç, koşuşturmadan fırsat bulamayıp yakın zamanlarda sergileri takip edemeyenler için de bulunmaz bir fırsat, birçok galeriyi eş zamanlı olarak gezme fırsatı açısından mükemmel.

Paylaşmak istediğim birçok sanatçı var fakat gidip kendiniz görmelisiniz. Şayet bu yazı bitmeyecek.

Son olarak benim de müridi olduğum, tekstil sanatının Türkiye temsilcisi Özcan Uzkur ile kapanışı yapmak istiyorum. O, insana kafayı takmış bir sanatçı, tüm işlerinde bunu hissedebilirsiniz. Sanatı güzel mesajlar  ve anlamlı göndermeler içerir. Sanatını ustaca konuşturarak seyirciyi derinlerden etkiler. The End of Humanity adlı çalışması en en sevdiklerimden.

12208753_10153697186042071_6332607836228023279_n

Sanatla kalın…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x

Newsletter'a üye olmadınız mı?