Dört Motosiklet Tutkunu ile: Hız, Risk, Denge, Cesaret Üzerine

Motosiklet kullanma fikrine her geçen gün daha çok yaklaşıyorum. Bunun kadınlar arasında daha çok tercih edilmesi ile ilgili bir bağ yok. Bir moda diye değil. Çünkü kadınların bu yolculuk biçimini tercih etmesi, daha çok cesaret ve deneyim aktarımı sunuyor. Yani bu yapabilme halinin bir nevi sağlaması oluyor diğer kadınlar için de. Kıskanmıyor, imreniyoruz. Bu yazımda sizlerle, bu dünyanın 4 önemli figürünü tanıştırmak istedim. İlki bir kadın, motosiklet tutkunu ve akademisyen. Mesleği ile yetinmeyen dağları, kıtaları aşan bir isim Asil Özbay. Diğeri Türkiye Motosiklet Platformu Başkanı ve toplum yaralarına motosikletli hareketi ile farkındalık getiren bir isim Zafer Fatih Özsoy, (CNN Türk, NTV, TV100) başta olmak üzere haber merkezlerinin sevilen yüzü, akademisyen gazeteci Ali Güven ve yakın zaman önce kendisi de bir doğa dostu ve yelkenci olan Emek Ajans Başkanı Zeynep Çeltik sayesinde tanıma fırsatı bulduğum Actio Mobilite AŞ. Ticari Lideri İlker İyicik’e bu yazıma anlam katacak sorular sordum…
Motosiklet, uzun yıllar boyunca tehlikeli bir araç olarak algılansa da günümüzde bu bakış açısı hızla değişiyor. Tüm dünyada motosiklet kullanımı her geçen gün artarken, özellikle kadınlar özgürlüklerine daha çok düşkün oldukları için bu kültürün güçlü bir parçası haline çoktan geldi bile. İki tekerlek, yalnızca bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda bireyin kendi yolunu seçme cesaretini simgeliyor lafları meğer klişe değilmiş. Modern güvenlik teknolojileri, bilinçli sürüş alışkanlıkları ve toplumsal dayanışma sayesinde motosiklet, riskten çok özgürlüğün, keşfin ve bağımsızlığın sembolü olarak yeniden tanımlanıyor. Bu yüzden son dönemde, motosikleti İstanbul şehrine daha çok yakıştırır oldum.



















