Yılın en kalın sayıları olmaya hazırlanan Mart sayıları için hummalı çalışmaların sürdüğü bir ay Şubat ayı. Bu yüzden olacak ki, sayfa sayılarının az olduğu dergiler bekliyor bizleri. Ancak alınan ilk sinyaller, bu kısa sayıların üzerine konuşulacak ve tartışılacak derecede kapaklarının olduğunu gösteriyor. Gelin, şimdi mercek altına alalım!

COSMOPOLITAN USA:

İlk konuğumuz Cosmopolitan Amerika. Cosmo’ya öncelik vermek istememin yegane sebebi ise Genel Yayın Yönetmeni Joanne Coles ’u pek başarılı bulmam. Daha önce Marie Claire Amerika’da Genel Yayın Yönetmeni iken takip ettiğim bu özel kadının takdire şayan edisyon anlayışıyla yarattığı Cosmopolitan Amerika’yı da en az Kate White’ın yarattığı Cosmo kadar seviyorum! Mirası iyi devralmış, özetle. “Gelecekte onun gibi olur muyum? Cosmopolitan’ın yayın yönetmenliğini ben üstlenebilir miyim?” sorularını ise şimdi cevaplamak isterdim; lakin destan gibi bir cevabı olacağı için, uzatmadan konumuza dönüyorum.

Kapakta seksi duruşuyla dikkatleri çeken Julliane Hough’u Philosophy Di Alberta Ferretti’den mavi ipek bir büstiyer ve şortla ve Charlotte Ronson’dan nefis bir PVC ceketle görüyoruz. Kendisi dergiye dans okulu amacıyla gittiği Londra’da yaşadığı müddetçe maruz kaldığı fiziksel ve zihinsel istismardan bahsetmiş. Derginin alamet-i farikasının ilişkiler konusundaki çarpıcı makaleler olduğunu düşünürsek; bu sayının “Aşk Sayısı” olması da, dergiyi nefis kılan bir diğer detay.

Bunun yanı sıra, en yakın gay arkadaşıyla evlenen bir kadının hikayesi de anlatılıyor bu sayıda. Hatta parantez de açılmış ve yatakta da çok iyi olduğu söylenmiş! Tek bir dileğim var ve söylemekten hiç çekinmeyeceğim: Cosmo kızları, yakışıklı gay’lerden uzak durun! Sevgiler…

ELLE UK:

Harper’s Bazaar Türkiye’nin Haziran 2002 sayısında, o zamanlar derginin BölümlerEditörü olan Çağla Gürel;  moda üzerine yaptığı bir dosya konusunda stil sahibi erkeklere, moda dergilerine dair bir soru da sormuş ve bu adamlardan çoğu, ağız birliği etmişçesine İngiliz ELLE’inin çizgisini beğendiğini söylemiş. Bu belki çok ufak bir örnek olabilir; lakin İngiliz ELLE’i öteden beri dergilerin bir çizgisinin olması gerektiğini ve her ay, ayrı telden çalmamaları gerektiğini eşsiz bir biçimde örnekliyor.

Bu ay büyük puntoyla yazılan “Fashion” başlığıyla, 2 özel kapakla karşımıza çıkıyor İngiliz ELLE’i. Birinde başarılı model Anja Rubik, diğerinde ise güzeller güzeli Scarlett Johansson var. Benim favorim ise Scarlett Johansson’ın olduğu kapak. Hangi sosyal rollere bürüneceğini şaşırıp, son zamanlarda tasarımcılığı da meslek hanesine ekleyen Victoria Beckham’ın tasarımı bir siluetle kapağa taşınan Johansson, Anne Marie Curtis styling’i ile nefis görünüyor.

GLAMOUR UK:

Emma Stone, 2012 yılının kuşkusuz en çok konuşulan isimlerinden biriydi.  Hatta İngiliz ve Amerikan Vogue’u, Teen Vogue gibi mecralar onu kapağına taşıdı. Çok da haklılardı kanımca!

Şimdi ise İngiliz Glamour’unun kapağında nefis bir D&G by Dolce and Gabbana elbiseyle görmekteyiz kendisini.  Dergiye de stil, ünlü olmak ve –sıkı durun!- Ryan Gosling ile olan seks sahneleri  hakkında bir röportaj veren Emma’ya, sırf Ryan’la olan sahneleri yüzünden, hep bir ağızdan “Lucky bitch!” demenin tam yeridir! Çok sevgili okurlarım, haydi ayaklanalım!

INSTYLE UK:

Ocak ayında Vogue Almanya ve W Magazine’e kapak olan Jessica Chastain, şimdi de InStyle’ın İngiliz edisyonunun kapağında en stylish haliyle, Micheal Rossato objektifinde göz dolduruyor. Stil konusunda referans dergilerden biri olan InStyle’ın İlkbahar/ Yaz modasının ilk ipuçlarını veren, 164 sayfalık bu sayısına Jessica’yı yakıştırdığımı itiraf etmeliyim. Dergiye drama okulunda olduğu zaman bir aktörle ilişkisi olduğundan, şöhretin ve paranın onun hedeflerinin arasında yer almadığından, Hollywood’daki zorluklara kadar pek çok konudan bahsettiği, içten bir röportaj verdiğini de eklemeden geçmeyeyim.

HARPER’S BAZAAR USA:

Harper’s Bazaar Amerika’nın ofisine koşar adımlarla gidip, “Size ne oldu böyle?” diye sorsam, yeridir. Bu düşüncemi hayata geçirmem, imkansız gibi gözükse de ne yazık ki, çekimin moda editörlüğünü üstlenen Jodie Barnes’ın yarattığı siluetleri de, Jennifer’ın derginin iç karelerinde  Versace look’larıyla boy gösterdiği o vasat kareleri de, Katja Rahlwes’ın fotoğrafçılık anlayışını da, çekimin Çırağan Sarayı’nda olmasını da hiç ama hiç sevmedim! Sıkı bir Harper’s Bazaar okuru olarak, çizgilerini bozduğunu ve bu kapağın hiç de iyiye delalet olmadığını da açık yüreklilikle söylemeliyim.  Haksız mıyım ?

GLAMOUR FRANSA: 

Noah Mills ile Dolce& Gabbana Pour Homme’un yüzü olduğunda fotoğraflara baktıkça kıskançlık krizlerine girmemizi sağlayan, güzelliğiyle büyüleyen  Laetitia Casta; Glamour Fransa’nın kapağında gerek saçıyla, gerek makyajıyla, gerekse yapılan styling ile sade bir şıklığı temsil ediyor. Aynı zamanda, seksi kimliğini daha fazla ön plana çıkaran bir çekimle Grazia dergisinin de kapak yüzü olan Laetitia Casta hakkındaki nacizane görüşüm şu yönde: “Yiğidi öldür, hakkını yeme.”.

MARIE CLAIRE UK:

Adaşı Emma Stone gibi, Emma Watson da 2012 boyunca en çok konuşulan ünlülerden. Yer aldığı çekimlere baktıkça “Bu kız, ne zaman büyüdü de bu kadar güzelleşti?” diye kendimi sorguluyorum açıkçası!  Şimdi ise Marie Claire’in kare as edisyonlarından biri olan İngiliz Marie Claire’inde Iro marka ceketle, rocker bir kılıkla görüyoruz kendisini. “Erkek Libidosu Hakkında Bilinmeyenler”, “ 2013’ün Catwalk Look’ları” gibi konular, dergiyi koşar adımlarla almanızı sağlayacak mı, bilmiyorum; ancak Emma’nın bu önlenemez yükselişini es geçmeyin, derim.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?