Sosyal mecralarda aktif olan herkesin bugüne dek mutlaka bir şekilde denk geldiği Emre Erbirer, İstanbul’un kültür ve sanat yaşamında da hem bir İstanbullu olarak, hem de profesyonel hayatından dolayı mutlaka karşılaşacağınız bir isim. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden yaratıcı endüstriler ve sosyal medya ilişkisi üzerine yazdığı tezi ile mezun olduğundan beri İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın sosyal medya sorumlusu olarak görev yapıyor. Çağımızın gereklerini sonuna kadar yerine getirdiği için, hayatını açık bir şekilde yaşamayı seviyor ve bu nedenle kendisiyle ilgili bilinmeyen bir şey olup olmadığını kendisi de bilmiyor. Biz yine de bilinmeyebilecek olanları konuşalım istedik.

Seni sosyal medyada takip edenler ne beklemeli?

Beni sosyal medyada takip edenler ne beklemeli bilemiyorum, ama ne aldıklarını söyleyebilirim. Kültür-sanat ile ilgili, spor ve beslenme ile ilgili bolca içerik paylaşımı; her an nerede ne yapıyorum, ne dinliyorum, izliyorum, geziyorum, yiyorum görebilme şansı; sosyal medya ve dijital pazarlama hakkında birtakım yorumlar ve eleştiriler.

En çok neyi eleştirirsin, sen en çok hangi konuda eleştiri alırsın?

Sanırım her şeyi eleştirebilme potansiyeline sahibim. İşini düzgün yapmayanları eleştiririm, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayı eleştiririm, söz verip yapmamayı eleştiririm. Ben ise en çok sanırım hayatımı çok açık ve göz önünde yaşıyor olmamla ilgili eleştiri alırım.

Şu anda sosyal medyada kişisel hesapların dahil kaç hesabı yönetiyorsun?

İnanın artık ben de bilmiyorum. Ama kurumsal olarak yönettiğim 15 Facebook hesabı, 12 Twitter hesabı, 2 Youtube hesabı, 1 LinkedIn hesabı var denilebilir. Kişisel olarak ise sanırım çeşitli ana akım ve niş sitelerde 15’e yakın sosyal medya hesabım var.

İstanbul’un kültür ve sanat yaşamı/ortamı açısından en hoşuna giden ve en hoşuna gitmeyen yönleri neler?

En sevdiğim şey her gün bir noktada bir şeyler yapılıyor olması. Her akşam bir sergi açılışı, bir konuşma, bir konser, bir tiyatro gerçekleşmesi ve bunların kültür tüketicilerine çok fazla seçenek sunması. Ancak kültür sektöründe buna rağmen bir izleyici kısır döngüsü yaşanması da bu durumun negatif bir sonucu olarak görülebilir.

İKSV ile tanışman nasıl ve ne zaman oldu?

İKSV ile tanışmam İstanbullu olarak ilkokul zamanlarımda annemin beni festivaldeki konserlere ve bienallere götürmesiyle başladı, sonra liseye geçince okulumun da Beyoğlu’nda yer almasıyla festivalleri takip etmeye kendim başladım. Lise döneminde Emek Sineması’nda girdiğim Film Festivali kuyrukları, kendi başıma gezdiğim ilk İstanbul Bienali (2003) ile devam eden İKSV maceram üniversiteye başladığım senenin yazında İKSV’de sanatçı asistanlığı yapmamla profesyonel olarak da devam etti.

En son hangi…

…filmi izledin? Twilight: Breaking Dawn- Part 2

…albümü dinledin? Hiç hatırlamıyorum. Pek albüm dinleyen biri değilim. Hangi şarkı derseniz, Windows 8 reklamı sayesinde Lenka – Everything at Once

…konsere gittin? Geçtiğimiz Cuma önce Salon’da Madeleine Peyroux, sonra garajistanbul’da The Cribs & The Courteeners konserlerine

…sergiyi gezdin? Pera Müzesi’ndeki Altın Çocuklar ve Flash-Back sergileri

…tasarım mağazasından alışveriş yaptın? İKSV Tasarım Mağazası’ndan :)

İstanbul’da aşağıdaki durumlara göre mekan tercihlerin nedir?

İlk Date: House Cafe

Pazar Kahvaltısı: Suadiye Cafe

Rakı-Balık: Set Balık

İtalyan Mutfağı: Miss Pizza

Arkadaşlarla Kahve: Caddebostan Caffe Nero

İş Toplantısı: Leblon 11 Asmalımescit

Dans: Festival!

Aşağıdakiler senin için ne ifade ediyor?

İstanbul: Hayat, memleket, kaos, ben.

Sanat: Olmazsa olmazım.

Müzik: İhtiyaç anında.

Moda: Bana yakışmaz.

Aşk: Keşke olsa.

Sosyal Medya: Çok yorucu.

Mutlaka yanında bulunması gereken 3 şey nedir?

Ne kadar dijital olursam olayım analog Moleskine ajandam, iPhone’um (kulaklığı da buna bağlayabilirim değil mi? :) ve cüzdanım.

Senin hakkında pek bilinmeyen 5 şey söyler misin?

O kadar açık bir adamım ki bilinmeyen ne var bilmiyorum. Bilinmeyen yerine yanlış bilinenleri düzelteyim.

Hayır, her gece dışarıda değilim.

Hayır, iş yerinde bütün gün Facebook’ta, Twitter’da “gezmiyorum”.

Hayır, hayatım spor salonunda geçmiyor.

Hayır, sevgilim yok.

Sanal ortamda seni nerelerden takip edebiliriz, dışarıda seninle en çok nerelerde karşılaşabiliriz?

Sanal ortamda beni “emreerbirer” kullanıcı adıyla Facebook, Twitter, Foursquare, LinkedIn, Instagram gibi birçok yerden takip edebilirsiniz. Dışarda ise sabah 7-9 arası Suadiye The Shore Club’da, öğlenleri Asmalımescit’te Leblon’da veya The House Cafe’de, akşamları ise Salon’da veya Bağdat Caddesi’nde karşılaşabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?