Famesick: Lena Dunham'dan Her Şeyi Anlatıyor

Geçtiğimiz ayın en çok konuşulan kitabı olmayı başaran Famesick, Dunham’ın Tiny Furniture’ı çektiği günlerden Girls’ün bitişine, Lenny Letter’ın kapanmasından çeşitli “cancel” krizlerine, Klonopin bağımlılığından sayısız ameliyata ve Jack Antonoff ile yaşanan ayrılığa uzanan on yıllık bir dönemi üç perdede anlatıyor.
Kitabın merkezinde, sağlığı giderek bozulurken tek bir iş teklifine dahi hayır diyemeyen, kapitalizm ve sanatsal başarı adına bedenini ve ruhunu sürekli bir duvara çarpan bir kadın portresi yer alıyor. Dunham, şöhretin yarattığı gölgelerin ilişkileri nasıl çarpıttığını ve yalnızlaştırdığını sormaya devam ederken, tüm bu kaos içinde kim olduğunu bile unuttuğu benliğini yeniden bulmaya çalışıyor. Kitaba gelen tepkilerse eleştirmenleri ikiye bölüyor: The Guardian, Dunham’ın gençliğin coşkusunu, kırılganlığını ve kaybolmuşluğunu aktarma biçiminin onu neslin sesi olarak yeniden konumlandırdığını yazarken; bazı eleştirmenler kitabın yer yer kendini tekrar ettiğini ve orta bölümde ivme kaybettiğini not düşüyor. Yine de Famesick, onu sevenler için uzun süredir beklenen bir geri dönüş; onu sevmeyenler içinse o şöhretin aslında ne kadar ağır geldiğini gösteren, beklenmedik derecede dürüst bir itiraf kaydı niteliği taşıyor.








