Türkiye’de her geçen gün başarılı genç tasarımcıların sayılarının artması bizi çok mutlu ediyor. Simge Karahasan ve Bige Karahasan da kurdukları “Karahasans” markası ile onlardan. Karahasans markasının yaratıcılarından Simge’ye “Masanızda Neler Var” diye sorduk…

Şu an masanda neler var?

Bir tasarımcı olarak masamın üstünde şuan ne ararsan var :) öncelikle tasarımlarımı yaptığım macbook um  daha sonra çeşit çeşit ipek krep kumaşlarım, kartelalarım, makas, iğne, iplik, silikon tabancası, ipad’im, not defteri, kalemlerim ve masamda her zaman yer alan kahvem.

Masanı nereden aldın?

Masam bana anneannemden hatıra; dedem ve anneannemin yemek masası olarak kullandığı antika bir masayı tasarım masası olarak kullanıyorum. Bu masada çalışmak beni çok mutlu ediyor.

Neleri – kimleri takip ediyorsun?

Aslına bakarsanız o kadar çok yoğunum ki benim takip etmem gereken dergi, blog ve tasarımcıları Bige takip ediyor. Hatta sosyal medyada neler oluyor gibi her şeyi onun sayesinde özet olarak öğrenebiliyorum. Bana önemli noktaları çıkarıyor. Bu konu da çok şanslıyım. Ben genelde yatmadan önce ipad den blogları ve dergileri takip etmeye çalışıyorum.

Türkiye’deki ve yurtdışındaki neredeyse tüm önemli moda bloglarını ve dergilerini takip ediyoruz.

Bloglara örnek vermek gerekirse; themagger.comluxuryshoppers.netthesartorialist.com‘u her gün severek takip ediyorum.

Vogue, L’Officiel, Elle, Harper’s Bazaar, Instyle her ay aldığım dergilerden.

Kimi giydirmiş olmak isterdin? 

Türk olarak en büyük hedefim küçüklüğümden beri hayran olduğum ve ben büyüsem de sanki benim onu giydirmem için her sene daha da gençleşen Ajda Pekkan…

İleride kimin için tasarlamak istersin?

Sarah Jessica Parker ve tabii ki Madonna.

Tasarımlarını nerelerde görmek isterdin?

Hayalim ve tasarımlarımı bir gün göreceğim yerler Türkiye’de tabii ki Harvey Nichols ve Beymen; yurtdışı ise  Colette ve Harrods.

Tasarım açısından en beğendiğin şehir?

Her açıdan en sevdiğim şehir Paris. Her mağazanın kendine has kokusu var ve o koku tasarımlara yansımış. Daha görmeden kokusunu alınca ne marka olduğunu, kimin tasarımı olduğunu net bir şekilde anlayabiliyorsunuz. Bu da benim çok hoşuma gidiyor. İlerde butiğimizi açtığımızda bizim de kendimize has bir kokumuz olacak. İnsanlar o kokuyu duyduğunda Karahasans’ ı hatırlayacak. Bir de vitrin tasarımı benim için çok önemli. Paris’teki vitrinler birbirinden özel ve güzel bu da çok hoşuma gidiyor.

İşinizle ilgili en çok neyi seviyorsun?

Bir şeyler tasarlamak çok hoşuma gidiyor.  Renklerle oynamak, klasikleşmiş modellere kendi yorumumu katmak kendimi özgür hissettiriyor. Tasarımlarımı başkalarının üzerinde görmek mutluluğumu kat kat arttırıyor. Keyifle ve severek yaptığım bir işim var. Hayatta başka bir meslek yaptığımı düşünemiyorum.

Sence “ilham” ne demek? 

Bence ilham etkileşim demek. Tasarımlarımı yaparken ilhamın gelmesini beklemiyorum, daha önceden de beni etkilemiş şeyler olabiliyor onlar tasarımlarıma hayat veriyor. Ama küçüklüğümden beri zorla bir şey yapmayı sevmediğim için tasarım konusunda da bu şekilde ilerliyorum. Duygularımı ve zihnimi serbest bırakıyorum.

Ajandanda bu hafta/ay için neler var? 

Off neler yok ki :) Ben doğum günlerine ve özel günlere önem veren biri olduğumdan mümkün olduğunca sevdiklerimin doğum günlerini kutlamaya özen gösteririm. Bu ay aşk ayı olduğu için sevgililer günü kalp içinde önemli benim için. Nişan ve düğünler için özel sipariş aldığım tasarımlarım için prova günleri. Kaç zamandır gitmeyi istediğim ve sonunda yer bulduğum tiyatro ‘’Kuçu Kuçu’’ ve son olarak Bige ile çıkacağımız Paris tatilimiz. Tatil dediğimize bakmayın her şey Karahasans’ için.

Pazar kahvaltısında seni nerelerde görebiliriz? 

Pazar Kahvaltılarımı genelde ailemle evde yapmayı seviyorum; çünkü babam harika omlet yapıyor ama eğer arkadaşlarımla olacaksam tabii ki Karaköy Namlı favorimdir. Evde kahvaltı ediyorum hissi veriyor.

İstanbul’da özellikle ilham veren semtler hangileri ve bu semtlerde hangi cafe/restoranlarda oturuyorsun?

Karaköy son zamanlarda favorim semtim oldu. Ara sokaklarında kaybolup Karabatak’ta oturup zaman geçirmeyi çok seviyorum. Ortam çok rahat ve huzurlu geliyor. Bunun dışında ben Yeniköy’ü çok seviyorum. Özellikle Gazebo’da oturup yemek yemek ve bir yandan da balıkları beslemek çok hoşuma gidiyor.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?