“Gözlerini açmazsan eğer, bu oyun hiç bitmeyecek.”

Haldun Taner’in 1964 yılında kabare tarzında yazdığı “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” 20 yıl aradan sonra İBB Şehir Tiyatroları’nda tekrar sahneleniyor. Oyun, Vicdani ile Efruz isimli iki arkadaşın II. Meşrutiyet’in ilan edildiği 1908’den 1960’lı yıllara kadar geçen serüvenini konu ediyor.

gozlerimi kaparim vazifemi yaparim afisVicdani ve Efruz hayat yolculuğunda hepimizin rastladığı bazen kendi olduğu iki zıt prototip. Vicdani; dürüst, çalışkan, ahlaklı, iyi niyetli, naif, “vicdanlı”. Efruz ise her devirde yolunu bulan, yanar döner, ahlaksız, çıkarı uğruna “babasını bile satan” biri.

Oyun iki farklı karakterin serüvenini doğumdan ele alıp okul, iş hayatı, evlilik ve ileri yaşa dek götürüyor. Vicdani ve Efruz’un kimi zaman ayrı kimi zaman birbiriyle çakışan hayatlarını izlerken bir yandan da II. Meşrutiyet Dönemine, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına, yeni Cumhuriyet’in kuruluşuna, I. ve II. Dünya Savaşlarına ve genç Türkiye’de 1950’li yılların siyasi ve toplumsal gelişmelerine tanıklık ediyoruz.

gozlerimi kaparim vazifemi yaparim 1

Deniz Noyan şefliğindeki orkestra eşliğinde oynanan oyun sahnelenirken rejide, koreografide ve oyunculuklarda ‘karikatürize’ bir dil kullanıldığı göze çarpıyor. Bu üslup bazı sahnelerde projeksiyon perdesine yansıtılan siyah- beyaz sessiz film tadındaki görüntülerle de belirginlik kazanırken sahne üzerinde etkileyici fotoğraflar oluşturan koreografilerdeki sembolik stilize anlatımla hoş bir biçimde desteklenmiş. Minimalist dekor da bütünlük sağlanmış. Sahneleniş biçimindeki karikatürize dil metindeki ironi ve espiriyle örtüştüşmüş ve onu tamamlamış. Oyun sonu selamından sonraki Brechtian espri ise ayrıca hoş bir nüans olmuş.

gozlerimi kaparim vazifemi yaparim 3

Oyunda tüm oyuncuların severek ve hakkını vererek oynadığı göze çarpıyor, bir ‘ensemble’ ruhu hissediliyor. Vicdani, her ne kadar iyi karakter olarak seyircinin sevgisini kazanıyor olsa da Uğur Dilbaz’ın son derece dozunda, doğal, tüccarlığa kaçmayan oyunculuğuyla daha sempatik, sıcacık bir hal alıyor. Efruz’a vücud veren Can Ertuğrul da hepimizin rastladığı “her devrin adamı” karakterini çok yerinde ve dozunda yansıtıyor.

gozlerimi kaparim vazifemi yaparim 2Usta Haldun Taner ve İBB Şehir Tiyatroları ekibi Vicdani ve Efruz nezdinde dünya düzeninin kırık bir öyküsünü; “Vicdanın”, dürüstlüğün, iyiliğin ve masumiyetin sistemin çarkları arasında ezilişinin hikayesini anlatıyor, izleyenleri son dönem Osmanlı’dan 1960’ların Türkiye’sine uzanan bir yolculuk yaptırarak “gözleri açmaya” ve baş kaldırmaya çağırıyor. Bu buruk hikaye bitip ışıklar karardığında ise çarpık sisteme dur deme isteği ve daha iyisine duyulan umut oyunun her bir seyircinin zihninde ve kalbinde yeşerttikleriyle bir ırmak gibi akıyor.

Efruz’ların değil Vicdani’lerin kazandığı bir dünya dileğiyle…

İBB Şehir Tiyatroları Ocak 2014 boyunca “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” oyununu sahnelemeye devam edecek: 03-05 Ocak Kağıthane Sadabad Sahnesi, 15-19 Ocak Ümraniye Sahnesi ve 22-26 Ocak Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi.

Fotoğraflar: İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN