theMagger Banner
Advertisement
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
theMagger Banner
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image Pantone by Copenhagen Design: Pantone Renklerinden İlham Alan Tasarımlar
Pantone by Copenhagen Design: Pantone Renklerinden İlham Alan Tasarımlar

TASARIM

Calendar 19 Haz, 2026

Her Aralık ayında moda, tasarım ve iç mimarlık dünyası aynı sorunun yanıtını bekler: Pantone bu yıl ne seçti? 1999’dan bu yana her yıl bir renk belirleyen Pantone Color Institute’ün tercihi o yılın ruhuna, kolektif ihtiyacına ve kültürel kırılma noktasına dair küresel ölçekte okunmuş sinyaller veriyor.

2023’te Viva Magenta’nın gürültüsü, 2024’te Peach Fuzz’ın yumuşak iyimserliği, 2025’te Mocha Mousse’un sıcak ve içe kapanık tonu ve 2026 yılı için herkesi şaşırtan o renk: Cloud Dancer. Renkleri yalnızca bir tasarım dili olmaktan çıkarıp günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasına dönüştürmeye devam eden Pantone by Copenhagen Design da Pantone’dan ilham alan porselen kahve fincanları, termoslar, mumluklar ve planlayıcılar ile yaz sezonunda Türkiye’de tasarım, kahve ve yaşam kültürünü bir araya getiriyor. Minimal tasarım anlayışıyla üretilen koleksiyonlar; estetik, fonksiyonellik ve renk psikolojisini bir araya getirirken, özellikle kahve kültürü ve yaşam alanlarında dikkat çekici bir deneyim yaratıyor. Panto markasının Türkiye’ye getirdiği Pantone ürünleri; konsept mağazalar, tasarım mağazaları, zincir mağazalar, müze mağazaları, kafeler ve seçili yaşam alanlarında bulunabiliyor.

preloader
Post image Pantone by Copenhagen Design: Pantone Renklerinden İlham Alan Tasarımlar
Pantone by Copenhagen Design: Pantone Renklerinden İlham Alan Tasarımlar

TASARIM

Calendar 19 Haz, 2026

Her Aralık ayında moda, tasarım ve iç mimarlık dünyası aynı sorunun yanıtını bekler: Pantone bu yıl ne seçti? 1999’dan bu yana her yıl bir renk belirleyen Pantone Color Institute’ün tercihi o yılın ruhuna, kolektif ihtiyacına ve kültürel kırılma noktasına dair küresel ölçekte okunmuş sinyaller veriyor.

2023’te Viva Magenta’nın gürültüsü, 2024’te Peach Fuzz’ın...

Her Aralık ayında moda, tasarım ve iç mimarlık dünyası aynı sorunun yanıtını bekler: Pantone bu yıl ne seçti? 1999’dan bu yana her yıl bir renk belirleyen Pantone Color Institute’ün tercihi o yılın ruhuna, kolektif ihtiyacına ve kültürel kırılma noktasına dair küresel ölçekte okunmuş sinyaller veriyor.

2023’te Viva Magenta’nın gürültüsü, 2024’te Peach Fuzz’ın yumuşak iyimserliği, 2025’te Mocha Mousse’un sıcak ve içe kapanık tonu ve 2026 yılı için herkesi şaşırtan o renk: Cloud Dancer. Renkleri yalnızca bir tasarım dili olmaktan çıkarıp günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasına dönüştürmeye devam eden Pantone by Copenhagen Design da Pantone’dan ilham alan porselen kahve fincanları, termoslar, mumluklar ve planlayıcılar ile yaz sezonunda Türkiye’de tasarım, kahve ve yaşam kültürünü bir araya getiriyor. Minimal tasarım anlayışıyla üretilen koleksiyonlar; estetik, fonksiyonellik ve renk psikolojisini bir araya getirirken, özellikle kahve kültürü ve yaşam alanlarında dikkat çekici bir deneyim yaratıyor. Panto markasının Türkiye’ye getirdiği Pantone ürünleri; konsept mağazalar, tasarım mağazaları, zincir mağazalar, müze mağazaları, kafeler ve seçili yaşam alanlarında bulunabiliyor.

Post image
"Caressing Zone": Kamusal Alanda Şefkat

KÜLTÜR - SANAT

Calendar 19 Haz, 2026

Gündelik yaşamda fiziksel temastan giderek daha fazla kaçındığımız bir dönemde, Madrid merkezli anonim sanat kolektifi Luzinterruptus tam tersine koşuyor. “Caressing Zone” adını verdikleri yeni yerleştirme konseptiyle kolektif, kentsel alanı geçici olarak bir temas ve şefkat koridoruna dönüştürmeyi planlıyor.

Proje, büyük bir kafes yapıya asılı yüzlerce yarı saydam tekstil...

Gündelik yaşamda fiziksel temastan giderek daha fazla kaçındığımız bir dönemde, Madrid merkezli anonim sanat kolektifi Luzinterruptus tam tersine koşuyor. “Caressing Zone” adını verdikleri yeni yerleştirme konseptiyle kolektif, kentsel alanı geçici olarak bir temas ve şefkat koridoruna dönüştürmeyi planlıyor.

Proje, büyük bir kafes yapıya asılı yüzlerce yarı saydam tekstil koldan oluşuyor. Rüzgarın etkisiyle hareket eden bu kollar, içlerinden geçen ziyaretçilere hafifçe dokunuyor; izleyici isterse kolları kucaklamaya da davet ediliyor. Luzinterruptus’a göre rüzgar hiçbir zaman aynı hareketi tekrarlamadığı için eser, çevresine ve içinden geçen bedenlere sürekli tepki veren canlı bir yapıya dönüşüyor. Gece saatlerinde her kolun üst kısmına yerleştirilen soğuk ışık, kıvrımları ve dikişleri öne çıkararak yerleştirmeyi kentin üzerinde süzülen dev ve ışıltılı bir organizmaya çeviriyor. Malzeme seçimi de tesadüfi değil. Kadın çoraplarını andıran yarı saydam kumaşlar hem kırılganlığı hem de ışık ve rüzgara verdiği sürekli tepkiyi temsil etmek için tercih edilmiş. Tarihsel olarak kadınlık ve görünmez emekle ilişkilendirilen bu dokular, kentsel ölçekte anıtsal ve kolektif bir yapıya dönüştürülerek özel alandan kamusal alana taşınıyor.

Post image LOEWE Craft Prize: Seramik Artık Tanıdık Değil
LOEWE Craft Prize: Seramik Artık Tanıdık Değil

TASARIM

Calendar 19 Haz, 2026

Lüks moda dünyasının zanaatkarlığa olan ilgisi yeni değil. Özellikle son yıllarda büyük evlerin atölye kültürüne, el emeğine ve geleneksel tekniklere yaptığı vurgu hem bir pazarlama stratejisi hem de gerçek bir estetik tutum olarak okunuyor. LOEWE bu eğilimin en tutarlı temsilcilerinden biri; 2016’dan bu yana her yıl düzenlediği Craft Prize ile zanaat dünyasının en sıra dışı isimlerini gün yüzüne çıkarıyor.

Bu yılki...

Lüks moda dünyasının zanaatkarlığa olan ilgisi yeni değil. Özellikle son yıllarda büyük evlerin atölye kültürüne, el emeğine ve geleneksel tekniklere yaptığı vurgu hem bir pazarlama stratejisi hem de gerçek bir estetik tutum olarak okunuyor. LOEWE bu eğilimin en tutarlı temsilcilerinden biri; 2016’dan bu yana her yıl düzenlediği Craft Prize ile zanaat dünyasının en sıra dışı isimlerini gün yüzüne çıkarıyor.

Bu yılki tören Mayıs ayında Singapur Ulusal Galerisi’nde gerçekleşti ve 133 ülkeden 5.100 başvuru arasından sıyrılan Güney Koreli seramikçi Jongjin Park, 50.000 Euro değerindeki ödülün sahibi oldu. Kazanan eser “Strata of Illusion”, ilk bakışta çökmekte olan yamuk döşemeli bir koltuk izlenimi veriyor. Daha yakından bakıldığında çakışmış gazete yığınını andırıyor. Oysa ikisi de doğru değil; söz konusu olan 50 santimetreyi geçmeyen kusursuz bir seramik heykel. Park, doku kâğıdı yapraklarını porselen sıvısına batırıyor, bin kata varan katmanlar halinde üst üste yığıyor ve fırına veriyor. Isıyla kâğıt tamamen yanıp yok olurken porselen, her katmanın, her kıvrımın, her el hareketinin izini taşıyan bir forma dönüşüyor. Ortaya çıkan yüzey jeolojik bir kesit gibi okunuyor: Soluk mavi, mercan kırmızısı, tebeşir sarısı, yosun yeşili renklerin sırtlar ve çukurlar halinde biriktiği katmanlı bir mineralizasyon.

Jüri tarafından “seramiğin ne olabileceğine dair beklentileri alt üst etme kapasitesi”ni gerekçe gösterilerek oy birliğiyle seçilen eser, zanaat ile çağdaş sanatın sınırının nerede bittiği sorusunu sormaya devam edeceğimizin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Post image Cyberdeck: Daha Azıyla Daha Fazlası
Cyberdeck: Daha Azıyla Daha Fazlası

TEKNOLOJİ

Calendar 19 Haz, 2026

Kökeni 1980’lerin siberpunk edebiyatına, William Gibson’ın Neuromancer romanına uzanan ‘bu kavram ‘cyberdeck’ karşımıza özellikle Gen-Z’nin ilgi gösterdiği bir akım olarak çıkıyor. Büyük teknoloji şirketlerine karşı kişisel ve özgün cihazlar üretme fikri üzerine kurulu bu akımın bir göstergesi olarak TikTok ve Instagram’da ahşap ve yosundan yapılmış Game Boy’lar, 3D yazıcıyla basılmış antik fosil...

Kökeni 1980’lerin siberpunk edebiyatına, William Gibson’ın Neuromancer romanına uzanan ‘bu kavram ‘cyberdeck’ karşımıza özellikle Gen-Z’nin ilgi gösterdiği bir akım olarak çıkıyor. Büyük teknoloji şirketlerine karşı kişisel ve özgün cihazlar üretme fikri üzerine kurulu bu akımın bir göstergesi olarak TikTok ve Instagram’da ahşap ve yosundan yapılmış Game Boy’lar, 3D yazıcıyla basılmış antik fosil görünümlü MP3 çalarlar, ördek şeklinde ses kaydeden bilgisayarlar dolaşıyor.

Akımın TikTok’taki yüzünü büyük ölçüde genç kadınlar şekillendiriyor. Londra merkezli Annike Tan’ın deniz kabuğu şeklinde bir çantaya yerleştirdiği, inci ve yapay yosunla süslediği “mermaid cyberdeck”i milyonlarca izlenmeyle akımı ana akıma taşıyan yapı oldu. İçinde Raspberry Pi, küçük klavye ve ekran barındıran bu cihaz offline müzik, kitap ve harita dosyaları içeriyor; üstüne Doom bile oynatabiliyor. New York’ta bir yaratıcı ses günlüğü tutan bir ördek figürünü çalışan bilgisayara dönüştürdü, bir başkası Barbie oyuncak evini açıldığında içinden fonksiyonel bir mini bilgisayar çıkan bir cihaza çevirdi, bir diğeri Dunkin’ Donuts kutusuna bilgisayar sığdırdı.

Akımın özünde şu soru yatıyor: Elimizdeki cihazlar gerçekten bizim mi? Raspberry Pi gibi küçük bilgisayar kartları, kompakt klavyeler ve küçük ekranlardan oluşan cyberdeck’lerin teknik gücü sıradan bir akıllı telefona yakın bile değil ama bu tam da konunun dışında kalıyor. Asıl mesele, bin dolara alınan ve garantisi bozulmasın diye tek bir vidası bile sökülemeyen cihazlardan değil; sıfırdan tasarlanmış, elle üretilmiş, yalnızca ihtiyaç duyulan şeyleri yapan araçlardan söz etmek. Yapay zekanın her platforma nüfuz ettiği, içeriklerin birbirine benzemeye başladığı ve büyük teknoloji şirketlerinin gözetiminin normalleştiği bir dönemde bu akım yalnızca estetik bir tercih olarak okunmamalı. Cyberdeck tutkusu, Meta ve Apple gibi devlerin tekdüzeliğinden kaçmanın, veri güvenliğini kendi elleriyle almanın ve tüketici olmaktan çıkıp üretim sürecine dahil olmanın somut bir ifadesi niteliğinde.

Post image Meşguliyet: Artık Bir Statü Sembolü Değil
Meşguliyet: Artık Bir Statü Sembolü Değil

BUSINESS

Calendar 19 Haz, 2026

Ajandası dolup taşan, hafta sonları bile mesaj atan, tatilden “dinlenemedim” diye dönen insan profili; bir dönem üretkenliğin, hatta başarının simgesi sayıldı. Şimdiyse bu yoğunluktan elde edilen statünün diğer ismiyle ‘hustle culture’ın rüzgarı yön değiştiriyor.

2025 itibarıyla “slow living” aramaları Google’da bir önceki yıla kıyasla yüzde 250’nin üzerinde artış...

Ajandası dolup taşan, hafta sonları bile mesaj atan, tatilden “dinlenemedim” diye dönen insan profili; bir dönem üretkenliğin, hatta başarının simgesi sayıldı. Şimdiyse bu yoğunluktan elde edilen statünün diğer ismiyle ‘hustle culture’ın rüzgarı yön değiştiriyor.

2025 itibarıyla “slow living” aramaları Google’da bir önceki yıla kıyasla yüzde 250’nin üzerinde artış gösterdi. Anti-hustle hareketi artık yalnızca tükenmişlerin sığındığı bir reaksiyon değil; bilinçli olarak seçilen bir duruş olarak karşımıza çıkıyor. Nitelikli iş piyasasında da bu kırılma görünür hale geldi: 2024’te yayımlanan iş ilanlarında “anti-hustle” vurgusu pandemi öncesiyle kıyaslandığında yüzde 356 artmış durumda.

Asıl meseleye gelince: Meşgul görünmek ile gerçekten verimli olmak arasındaki makas hiç bu kadar geniş olmamıştı. “Productivity theater” yani üretkenlik tiyatrosu olarak da adlandırılan bu tablo; Slack statüsünü yeşil tutmak, toplantıya geç gelmişken yorgun görünmek, e-postayı gece yarısı atmak gibi performanslara dayanıyor. İnsan kaynakları alanındaki liderler bu gösterinin artık kimseyi etkilemediğini, üstelik kritik düşünceyi ve karar kalitesini düşürdüğünü açıkça söylüyor. Yeni statü sembolüyse meşguliyet değil, netlik. Neye “evet”, neye “hayır” deneceğini bilen; takvimini başkasının aciliyetine göre değil, kendi önceliklerine göre düzenleyen insan figürü öne çıkıyor. Gen Z bu dönüşümün lokomotifi konumunda: 2030’a kadar iş gücünün yüzde 30’unu oluşturacak bu kuşak için başarı, çok çalışmanın değil, doğru çalışmanın ürünü olarak kabul ediliyor.

Post image 'Blurred Skin': 'Glass Skin'in Ardından Yeni Güzellik Durağı
'Blurred Skin': 'Glass Skin'in Ardından Yeni Güzellik Durağı

BAKIM & GÜZELLİK

Calendar 12 Haz, 2026

Çok katmanlı bakım rutinleri, ışıltılı fondötenler ve “cam gibi cilt” ifadesi, sosyal medyanın vazgeçilmez referansı haline gelmişti. Ancak trendlerin döngüsel doğası, sahneye yeni bir yaklaşımı taşıyor: blurring, yani bulanıklaştırma efekti.

Bu yeni akım, aşırı mat ya da aşırı ışıltılı görünmek istemeyenler için cilde yumuşak, porselen benzeri bir bitiş kazandırıyor....

Çok katmanlı bakım rutinleri, ışıltılı fondötenler ve “cam gibi cilt” ifadesi, sosyal medyanın vazgeçilmez referansı haline gelmişti. Ancak trendlerin döngüsel doğası, sahneye yeni bir yaklaşımı taşıyor: blurring, yani bulanıklaştırma efekti.

Bu yeni akım, aşırı mat ya da aşırı ışıltılı görünmek istemeyenler için cilde yumuşak, porselen benzeri bir bitiş kazandırıyor. Glass skin’in odak noktası yüzeydeki yansımayken, blurring cildin dokusunu yumuşatmaya ve kusurları optik olarak eritmeye odaklanıyor. Trendin temelini cilt bakım ürünleri oluşturuyor. Hafif, bulanıklaştırıcı tenler veren ürünler bu görünümün anahtarı; göz farlarında da krem dokulu, kolay dağılan formüller tercih ediliyor ve homojen bir renk geçişi sağlıyor.

Bu yönelim, glass skin’in evrim geçirmiş hali olan “molten glass skin” ve “cloud skin” gibi diğer cilt trendleriyle de örtüşüyor. Hepsinin ortak noktası, mükemmeliyetçi ve aşırı parlak görünümlerden uzaklaşıp, daha rahat ve gerçekçi bir güzellik anlayışına yönelmek.

Post image 54. İstanbul Müzik Festivali: Bu Yıl
54. İstanbul Müzik Festivali: Bu Yıl "Ânın İçinde"

MÜZİK

Calendar 12 Haz, 2026

İstanbul’un kültür takvimine her yıl olduğu gibi bu yıl da klasik müzik damgasını vuruyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği, Borusan Holding sponsorluğunda gerçekleşen 54. İstanbul Müzik Festivali, 11-25 Haziran tarihleri arasında şehrin farklı mekânlarında müzikseverlerle buluşuyor.

Bu yılın teması “Ânın İçinde” olarak belirlenmiş ve program, klasik...

İstanbul’un kültür takvimine her yıl olduğu gibi bu yıl da klasik müzik damgasını vuruyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği, Borusan Holding sponsorluğunda gerçekleşen 54. İstanbul Müzik Festivali, 11-25 Haziran tarihleri arasında şehrin farklı mekânlarında müzikseverlerle buluşuyor.

Bu yılın teması “Ânın İçinde” olarak belirlenmiş ve program, klasik müzikten çağdaş dansa, elektronik müzikten geleneksel ezgilere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. 23 konserlik program boyunca Viyana Senfoni Orkestrası, Kammerakademie Potsdam, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Tekfen Filarmoni Orkestrası ve CCN/Aterballetto gibi topluluklar sahne alacak. Solist kadrosunda ise Bruce Liu, Kian Soltani, Lucas ve Arthur Jussen, Behzod Abduraimov, Ian Bostridge, Iestyn Davies ve Sara Correia gibi isimler bulunuyor; toplamda 80’in üzerinde sanatçı ve topluluk festival programında yer alıyor.

Post image Sinema Salonları: Yeni Wellness Mekanı Olabilir mi?
Sinema Salonları: Yeni Wellness Mekanı Olabilir mi?

SİNEMA & TV

Calendar 12 Haz, 2026

Dijital içerik bolluğu ve ev konforunun cazibesi artarken, genç kuşağın sinema salonlarına olan ilgisi şaşırtıcı şekilde sürüyor. 16-34 yaş arasındaki izleyicilerin büyük bir kısmı kendini düzenli sinemasever olarak tanımlıyor.

Bu ilginin arkasında yatan motivasyon, yalnızca film izlemekten daha derin bir ihtiyaca işaret ediyor. Telefonsuz, karanlık bir salonda iki saat geçirmek; dijital...

Dijital içerik bolluğu ve ev konforunun cazibesi artarken, genç kuşağın sinema salonlarına olan ilgisi şaşırtıcı şekilde sürüyor. 16-34 yaş arasındaki izleyicilerin büyük bir kısmı kendini düzenli sinemasever olarak tanımlıyor.

Bu ilginin arkasında yatan motivasyon, yalnızca film izlemekten daha derin bir ihtiyaca işaret ediyor. Telefonsuz, karanlık bir salonda iki saat geçirmek; dijital detoks, odaklanma ve “an”a dönme arzusunun en erişilebilir hallerinden biri haline gelmiş durumda. Pahalı dijital detoks kamplarına ya da telefonsuz etkinliklere gitmeden, bir sinema bileti bu deneyimi sunabiliyor. Sosyal yalnızlaşmanın giderek normalleştiği bir dönemde, sinema aynı zamanda düşük riskli bir topluluk hissi de sağlıyor. Salonda izleyicilerle aynı anda gülmek, gerilmek ya da sessizliği paylaşmak, ekran karşısında yalnız geçirilen saatlerin veremeyeceği bir bağ kuruyor.

Trend, aynı zamanda “analog yaşam” akımıyla da örtüşüyor. Defter tutma, kitap kulüpleri ve telefonsuz etkinlikler gibi pratiklerin yanına sinema da ekleniyor; ancak burada fark, hiçbir ekstra ekipman ya da özel mekân gerekmemesi. Var olan bir alışkanlığın, zihinsel bir sığınağa dönüşmesi yeterli oluyor.

Post image 'Bestie Moon': En Yeni Tatil Ortağı
'Bestie Moon': En Yeni Tatil Ortağı

SEYAHAT

Calendar 12 Haz, 2026

Balayı kavramı son yıllarda romantik partnerlerin tekelinden çıkıyor. Sosyal medyada hızla yayılan “bestiemoon” (best friend + honeymoon) trendi, en yakın arkadaşlarla çıkılan, balayı kalitesinde planlanmış tatilleri tanımlıyor.

TikTok’ta hızla popülerleşen etkinliğin mantığı aslında basit. Herkes evlenmiyor, evlenenlerin hepsi de balayına çıkamıyor ve bazı hayalindeki...

Balayı kavramı son yıllarda romantik partnerlerin tekelinden çıkıyor. Sosyal medyada hızla yayılan “bestiemoon” (best friend + honeymoon) trendi, en yakın arkadaşlarla çıkılan, balayı kalitesinde planlanmış tatilleri tanımlıyor.

TikTok’ta hızla popülerleşen etkinliğin mantığı aslında basit. Herkes evlenmiyor, evlenenlerin hepsi de balayına çıkamıyor ve bazı hayalindeki destinasyonlar bir partnerden çok bir arkadaşla daha anlamlı hale gelebiliyor. Maldivler gibi klasik balayı rotalarında bile artık arkadaş grupları konaklıyor, oteller bu değişimi fark edip “couple” odaklı konseptlerini güncelliyor. ABD’de bazı butik oteller, arkadaş gruplarının konaklamalarında çift hanelerde artış kaydettiğini belirtiyor.

Bestiemoon’un cazibesi, romantizmin baskısından uzak, tamamen keyif odaklı bir seyahat deneyimi sunması. Lüks spa günleri, uzun akşam yemekleri, fotoğraf çekimleri ve “hayatın tadını çıkarma” hissi, klasik balayı ritüellerinden devşirilip arkadaşlık hattına taşınıyor. Üstelik bu format, “biriyle birlikte olmayı beklemeden” hayalindeki gezileri gerçekleştirme fikrine ve sık görüşülemeyen uzak mesafe arkadaşlıklarına zaman ayırmaya da açıyor.

Post image @4inthe5: Modern Sex and the City
@4inthe5: Modern Sex and the City

SİNEMA & TV

Calendar 05 Haz, 2026

90’ların ikonik dizilerinden Sex and the City’i izleyen her kadın muhtemelen kafasında kendisinin ve arkadaşlarının hangi karakterle eşleşeceğini düşünmüştür. Yvanna, Madisen, Drew, ve Gabriella ismindeki dört arkadaşsa bunu bir fikir olarak bırakmayıp binlerce takipçisi olan bir TikTok hesabına dönüştürmüş durumda.

Nisan 2026’nın başında New York’ta dört arkadaş,...

90’ların ikonik dizilerinden Sex and the City’i izleyen her kadın muhtemelen kafasında kendisinin ve arkadaşlarının hangi karakterle eşleşeceğini düşünmüştür. Yvanna, Madisen, Drew, ve Gabriella ismindeki dört arkadaşsa bunu bir fikir olarak bırakmayıp binlerce takipçisi olan bir TikTok hesabına dönüştürmüş durumda.

Nisan 2026’nın başında New York’ta dört arkadaş, bir happy hour masasında sangria kadehlerini kaldırırken birinin aklına bir fikir düşüyor: “Bu tam bir Sex and the City sahnesi.” Kamera açılıyor, video paylaşılıyor. İlk gönderiye 1,5 milyon görüntülenme gelirken gelen ilk yorumlardan biriyse “Bunu Netflix’te izlemem lazım.” oluyor.

Trendin özünde bir içerik formatı yatmıyor; bir özlem yatıyor. Grubun mesajı net: “20’li yaşlarında eğlenceden ödün vermeden güzel ve başarılı hayatlar inşa etmek.” Bu anlatı, Z kuşağının ekrana yansıyan yeni bir kadın arkadaşlık mitini de şekillendiriyor; yalnızca ilham verici değil, erişilebilir. Nisan’dan bu yana 230 bin takipçiye ve 3 milyon beğeniye ulaşan hesabın başarısı tümüyle rastlantısal değil elbette. Yvanna model ve içerik üreticisi, Drew lüks moda dünyasında çalışıyor ve aynı zamanda bir dergi sahibi, Gabi özel sermaye sektöründe, Madisen ise lüks müşteri ilişkileri alanında çalışırken yüksek lisans yapıyor. Yani hesap nostaljik bir eğlence aracı olmanın yanı sıra sektöre ve içerik üretimine hakim profesyonellerin bir projesi niteliğinde.

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
Advertisement
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
theMagger Banner
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement