theMagger Banner
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image Ankesörlü Telefonlar: İki Ucu Aynı Ahizede Buluşturan Proje
Ankesörlü Telefonlar: İki Ucu Aynı Ahizede Buluşturan Proje

GÜNDEM

Calendar 03 Tem, 2026

Nöroteknoloji platformu Matter Neuroscience’ın hayata geçirdiği bir ankesörlü telefon projesi, normal koşullarda yolları hiç kesişmeyen iki toplumsal kesimi aynı hattın iki ucunda buluşturuyor.

Sistem oldukça yalın işliyor. Watts’taki Martin Luther King Junior Shopping Center’a yerleştirilen “Call the 1%” yazılı telefonun ahizesi kaldırıldığında, otomatik olarak Abbot Kinney’deki “Call the 99%” telefonunu arıyor. O sırada caddeden geçen biri isterse çalan telefonu açıyor ve iki yabancı arasında beklenmedik bir sohbet başlıyor. Projenin arkasındaki motivasyon Economic Policy Institute verilerine dayanıyor; buna göre ABD’de en yüksek gelir grubunu oluşturan yüzde birlik kesim yılda ortalama 1,3 ila 1,4 milyon dolar kazanırken, bu rakam geri kalan yüzde doksan dokuzun ortalama gelirinin yaklaşık yirmi altı katına ulaşıyor. Matter Neuroscience, bu uçurumun insanları tamamen farklı hayatlara sürüklediğini vurgulayarak sembolik bir köprü kurmayı hedefliyor. Yaratıcıları, projeyi bağlantı kurma fikrine dayandırdığını belirtiyor; gelir, geçmiş ya da yaşam tarzı fark etmeksizin herkesin ortak zevklerinin bulunduğunu ve bu tür sohbetlerin ruh haline olumlu katkı sağlayabileceğini savunuyor. Bununla birlikte projenin sınıfsal farkındalığı belirginleştiren bir farkındalık ağı mı yoksa bu durumu da bir çeşit ilginç “deneyim”e dönüştüren bir ‘clickbait’ aracı mı olduğu konusunda ayrışan fikirler bulunuyor.

preloader
Post image Bistronomi: Formalitenin Yerini Alan Konfor
Bistronomi: Formalitenin Yerini Alan Konfor

GASTRONOMİ

Calendar 03 Tem, 2026

Fine dining dünyasının katı kuralları bu dönemde yeniden sorgulanıyor. Beyaz masa örtüleri, sommelier eşliğinde saatler süren tadım menüleri ve Michelin yıldızlı restoranların ağırbaşlı atmosferi, yerini daha samimi ve hızlı bir deneyime bırakıyor. Bistro ile gastronominin birleşiminden doğan “bistronomi”, lezzetin ciddiyetinden ödün vermeden formaliteyi geride bırakan bir akım olarak öne çıkıyor.

Şefler,...

Fine dining dünyasının katı kuralları bu dönemde yeniden sorgulanıyor. Beyaz masa örtüleri, sommelier eşliğinde saatler süren tadım menüleri ve Michelin yıldızlı restoranların ağırbaşlı atmosferi, yerini daha samimi ve hızlı bir deneyime bırakıyor. Bistro ile gastronominin birleşiminden doğan “bistronomi”, lezzetin ciddiyetinden ödün vermeden formaliteyi geride bırakan bir akım olarak öne çıkıyor.

Şefler, iki ya da üç Michelin yıldızlı restoranlara duyulan ilgi kadar, beyaz masa örtülerinin ve sommelierlerin bulunmadığı daha rahat mekanlara yönelik talebin de arttığına dikkat çekiyor. Bu değişimin arkasında yalnızca estetik bir tercih değil, zamana dair yeni bir anlayış yatıyor. Özellikle genç misafirlerin uzun süreli fine dining deneyimlerine ayıracak sabrı giderek azalıyor. Ekonomik dinamikler de bu dönüşümü hızlandıran bir diğer etken. İki ya da üç Michelin yıldızlı restoranlarda alkolsüz bir deneyimin kişi başı maliyeti genellikle 300 Euro civarında seyrediyor, bu da söz konusu deneyimi dünya nüfusunun yalnızca küçük bir kesimi için ulaşılabilir kılıyor. Şefler de bu gerçeklik karşısında, yemeğe odaklanabilecekleri ve fiyatı makul seviyede tutabilecekleri modellere yöneliyor.

Post image Balenciaga: Substack'in İlk Yüksek Moda Dünyası İş birlikçisi
Balenciaga: Substack'in İlk Yüksek Moda Dünyası İş birlikçisi

MODA

Calendar 03 Tem, 2026

Lüks moda dünyasında görünürlük stratejileri köklü bir dönüşüm geçiriyor. Sosyal medyanın organik erişiminin giderek zayıfladığı bir dönemde Balenciaga, Substack ile resmi bir sponsorluk anlaşması imzalayarak bu alanda ilk adımı atan moda markası oldu.

Kering çatısı altındaki markanın bu hamlesi salt bir kültürel jestten ibaret değil. Arama motorlarının doğası değişiyor;...

Lüks moda dünyasında görünürlük stratejileri köklü bir dönüşüm geçiriyor. Sosyal medyanın organik erişiminin giderek zayıfladığı bir dönemde Balenciaga, Substack ile resmi bir sponsorluk anlaşması imzalayarak bu alanda ilk adımı atan moda markası oldu.

Kering çatısı altındaki markanın bu hamlesi salt bir kültürel jestten ibaret değil. Arama motorlarının doğası değişiyor; kullanıcılar artık geleneksel Google aramaları yerine sohbet tabanlı yapay zeka araçlarına ve büyük dil modellerine yöneliyor. Bu modeller yalnızca eğitim verilerine değil, gerçek zamanlı olarak internetteki güvenilir kaynaklara da dayanıyor. Kapalı uygulamalar içindeki görsellerin artık yeterli olmadığı bu ortamda markaların, bağımsız platformlarda üçüncü taraflarca doğrulanmış, yüksek kaliteli ve yapılandırılmış metinler üretmesi gerekiyor. Balenciaga’nın hedefi, geleneksel SEO’nun yerini almaya başlayan GEO, yani üretken motor optimizasyonu alanında erken konumlanmak. Newsletter içeriklerine yerleştirilecek anlamlı referanslar aracılığıyla marka, ChatGPT, Claude ve Gemini gibi platformların güvendiği kaynaklar arasına girmeyi amaçlıyor.

Post image Ankesörlü Telefonlar: İki Ucu Aynı Ahizede Buluşturan Proje
Ankesörlü Telefonlar: İki Ucu Aynı Ahizede Buluşturan Proje

GÜNDEM

Calendar 03 Tem, 2026

Nöroteknoloji platformu Matter Neuroscience’ın hayata geçirdiği bir ankesörlü telefon projesi, normal koşullarda yolları hiç kesişmeyen iki toplumsal kesimi aynı hattın iki ucunda buluşturuyor.

Sistem oldukça yalın işliyor. Watts’taki Martin Luther King Junior Shopping Center’a yerleştirilen “Call the 1%” yazılı telefonun ahizesi kaldırıldığında, otomatik olarak Abbot Kinney’deki...

Nöroteknoloji platformu Matter Neuroscience’ın hayata geçirdiği bir ankesörlü telefon projesi, normal koşullarda yolları hiç kesişmeyen iki toplumsal kesimi aynı hattın iki ucunda buluşturuyor.

Sistem oldukça yalın işliyor. Watts’taki Martin Luther King Junior Shopping Center’a yerleştirilen “Call the 1%” yazılı telefonun ahizesi kaldırıldığında, otomatik olarak Abbot Kinney’deki “Call the 99%” telefonunu arıyor. O sırada caddeden geçen biri isterse çalan telefonu açıyor ve iki yabancı arasında beklenmedik bir sohbet başlıyor. Projenin arkasındaki motivasyon Economic Policy Institute verilerine dayanıyor; buna göre ABD’de en yüksek gelir grubunu oluşturan yüzde birlik kesim yılda ortalama 1,3 ila 1,4 milyon dolar kazanırken, bu rakam geri kalan yüzde doksan dokuzun ortalama gelirinin yaklaşık yirmi altı katına ulaşıyor. Matter Neuroscience, bu uçurumun insanları tamamen farklı hayatlara sürüklediğini vurgulayarak sembolik bir köprü kurmayı hedefliyor. Yaratıcıları, projeyi bağlantı kurma fikrine dayandırdığını belirtiyor; gelir, geçmiş ya da yaşam tarzı fark etmeksizin herkesin ortak zevklerinin bulunduğunu ve bu tür sohbetlerin ruh haline olumlu katkı sağlayabileceğini savunuyor. Bununla birlikte projenin sınıfsal farkındalığı belirginleştiren bir farkındalık ağı mı yoksa bu durumu da bir çeşit ilginç “deneyim”e dönüştüren bir ‘clickbait’ aracı mı olduğu konusunda ayrışan fikirler bulunuyor.

Post image Salt Stomping: Tuzla Gelen Duraklama
Salt Stomping: Tuzla Gelen Duraklama

İYİ YAŞAM

Calendar 03 Tem, 2026

Wellness dünyasının ritmi bu yaz bambaşka bir yöne kaydı. Nefes teknikleri ve soğuk su terapilerinin ardından sosyal medyanın gündemine iri taneli tuzun üzerinde çıplak ayakla durmak oturdu. Salt stomping adı verilen bu pratik, birkaç dakikalık sessizliği bir stres azaltma ritüeline dönüştürüyor.

Uygulama basit bir mantığa dayanıyor: iri deniz tuzu ya da Epsom tuzu üzerine çıplak...

Wellness dünyasının ritmi bu yaz bambaşka bir yöne kaydı. Nefes teknikleri ve soğuk su terapilerinin ardından sosyal medyanın gündemine iri taneli tuzun üzerinde çıplak ayakla durmak oturdu. Salt stomping adı verilen bu pratik, birkaç dakikalık sessizliği bir stres azaltma ritüeline dönüştürüyor.

Uygulama basit bir mantığa dayanıyor: iri deniz tuzu ya da Epsom tuzu üzerine çıplak ayakla basılıyor ve yaklaşık on dakika hareketsiz durulıyor. Trendin takipçileri ayak tabanındaki sinir uçlarının uyarıldığını, bedenin bir tür topraklanma hissi yaşadığını ve bu sürecin zihni yavaşlattığını anlatıyor. Magnezyumun ayaklardan emildiği ya da toksinlerin bu yolla atıldığı yönündeki iddialar ise bilimsel literatürde henüz karşılık bulmuş değil. Uzmanların dikkat çektiği nokta farklı bir yerde şekilleniyor. Günün ortasında telefondan uzaklaşıp yalnızca bir noktaya odaklanmak, yavaş nefes almak ve bedensel farkındalığı artırmak parasempatik sinir sistemini destekleyebiliyor. Kalp atış hızının yavaşlaması ve zihinsel gerginliğin azalması bu kısa duraklamanın doğal bir sonucu olarak görülüyor. Böylece rahatlatıcı etkinin kaynağının tuzun kendisinden çok, ritüelin yarattığı dikkat molası olduğu düşünülüyor. Ayakların binlerce sinir ucuna ev sahipliği yapması, farklı dokularla kurulan temasın beyne sürekli duyusal bilgi göndermesini sağlıyor. Bu da salt stomping deneyimini kısa bir meditasyon seansına yaklaştırıyor.

Post image Rahat Konser: Nöroçeşitliliği Gözeten Konser Deneyimi
Rahat Konser: Nöroçeşitliliği Gözeten Konser Deneyimi

MÜZİK

Calendar 26 Haz, 2026

Konser salonları uzun süredir aynı sözleşmeyle işliyor: Sessiz otur, kıpırdama, alkışı zamanla. İstanbul Müzik Festivali bu sözleşmeyi ilk kez masaya yatırdı ve “Rahat Konser: Tanıdık Melodiler, Yumuşak Sesler” adıyla festival tarihine geçecek bir etkinlik düzenledi.

İKSV’nin Erişilebilir Sanat Partneri DenizBank’ın katkısıyla hazırlanan konserde Lepidus Ensemble, Barok...

Konser salonları uzun süredir aynı sözleşmeyle işliyor: Sessiz otur, kıpırdama, alkışı zamanla. İstanbul Müzik Festivali bu sözleşmeyi ilk kez masaya yatırdı ve “Rahat Konser: Tanıdık Melodiler, Yumuşak Sesler” adıyla festival tarihine geçecek bir etkinlik düzenledi.

İKSV’nin Erişilebilir Sanat Partneri DenizBank’ın katkısıyla hazırlanan konserde Lepidus Ensemble, Barok dönemden çağdaş repertuvara uzanan sevilen eserleri Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda seslendirdi. Konserdeki asıl fark sahnede değil, salonda yapılan tercihler oldu. Işıklar hiç kapanmadı, oturma düzeni numarasızdı ve giriş çıkış serbestti. Müzisyenler her eser öncesinde kısa açıklamalar yaptığı ve eserlerin icrasının yaklaşık beşer dakika sürdüğü konserde fuayede, essiz dinlenme köşeleri kurulmuştu, yardımcı görevliler salonun içindeydi. Otizm spektrumundaki ya da duyusal hassasiyetleri olan izleyiciler için tasarlanmış bu ortam, aynı zamanda herkese açıktı. Dünyada popülaritesi artan bu “rahat konser” formatı, Londra’dan Sydney’e pek çok opera ve filarmoni topluluğu tarafından benimseniyor ve geleneksel salon kurallarının bir erişim engeli olduğunu kabul etmek artık radikal bir tutum sayılmıyor. Kültür kurumlarının hangi bedeni, hangi sinir sistemini, hangi dikkat biçimini “ideal izleyici” olarak varsaydığı sorusu, bu sefer salonun içinden yükseliyor.

Post image 'Shelf Discovery': Şehir Müzeleri Olarak Market Rafları
'Shelf Discovery': Şehir Müzeleri Olarak Market Rafları

GASTRONOMİ

Calendar 26 Haz, 2026

Son dönemin en beklenmedik seyahat trendi, turistlerin seyahat planlarının arasına bilinçli olarak süpermarket turlarını eklemesiyle şekilleniyor. “Shelf Discovery” ya da “grocery tourism” olarak da bilinen bu akım, yerel marketi kültürel bir keşif alanına dönüştürüyor. Raflar da rehber kitapların hiçbir zaman tam olarak aktaramadığı gündelik yaşam portresini sunuyor.

Trendin merkezinde Japonya’nın konbinileri...

Son dönemin en beklenmedik seyahat trendi, turistlerin seyahat planlarının arasına bilinçli olarak süpermarket turlarını eklemesiyle şekilleniyor. “Shelf Discovery” ya da “grocery tourism” olarak da bilinen bu akım, yerel marketi kültürel bir keşif alanına dönüştürüyor. Raflar da rehber kitapların hiçbir zaman tam olarak aktaramadığı gündelik yaşam portresini sunuyor.

Trendin merkezinde Japonya’nın konbinileri var. 7-Eleven, Lawson ve FamilyMart gibi zincirler artık turistler için birer destinasyon statüsüne ulaşmış durumda. market Japan National Tourism Organization verilerine göre bir konbini ziyaretinden elde edilen memnuniyet düzeyi, tarihi tapınak ya da doğal peyzaj gezisiyle kıyaslanabilir seviyelerde. Mevsimlik sınırlı seri ürünler, bölgeye özgü atıştırmalıklar ve titizlikle tasarlanmış ambalajlar, ziyareti alışverişten çok bir keşif ritüeline dönüştürüyor. Bununla birlikte ‘self-discovery’ Japonya’yı çoktan aştı; İspanya’nın Mercadona’sından Londra’nın Fortnum & Mason’ına, Los Angeles’ın lüks organik marketi Erewhon’dan Paris’in Monoprix’ine kadar süpermarket rafları dünyanın dört bir yanında beklenmedik turistik cazibe merkezleri arasında sayılıyor.

Rakamlarsa trendin büyüklüğünü açıkça ortaya koyuyor. Hilton’ın 2026 raporuna göre seyahat edenlerin %77’si gittiği yerde yerel marketleri keşfetmekten keyif alıyor. Sosyal medya bu ilgiyi katladı; TikTok ve Instagram’da market “haul” videoları milyonlarca izleniyor, nadir yerel ürünler yeni nesil seyahat hatırasına dönüşüyor. Booking.com verilerine göre gezginlerin %26’sı, seyahatten döndükten sonra destinasyonu evde yeniden yaşatmak için yerel gıda ürünleri satın aldığını söylüyor.

Post image Blokecore: Modada Futbol Kültürü
Blokecore: Modada Futbol Kültürü

MODA

Calendar 26 Haz, 2026

2026 Dünya Kupası sahaya çıktığından bu yana stadyum tribünleri moda dünyasının yeni ilham kaynağına dönüştü. Blokecore yani İngiliz futbol kültürünün sokak stiline sızdığı o tanıdık estetik, bu sefer çok daha güçlü bir referans listesiyle yeniden gündemde.

Trendin mantığı basit. Forma, eşofman altı ya da antrenman şortu gibi atletik kökenli bir parça, yanına gelen her...

2026 Dünya Kupası sahaya çıktığından bu yana stadyum tribünleri moda dünyasının yeni ilham kaynağına dönüştü. Blokecore yani İngiliz futbol kültürünün sokak stiline sızdığı o tanıdık estetik, bu sefer çok daha güçlü bir referans listesiyle yeniden gündemde.

Trendin mantığı basit. Forma, eşofman altı ya da antrenman şortu gibi atletik kökenli bir parça, yanına gelen her şeyle yeniden anlam kazanıyor. Bella Hadid’in kiraz kırmızısı formayı Levi’s 501 şortla kombinlemesi nasıl bir klasiğin içinden çıkıyorsa, Reneé Rapp’in ekoseli eteğin üstüne takım ceketi giymesi de aynı çelişki prensibine yaslanıyor. Sporu silik bırakmak yerine ön plana taşıyan trendi ‘fashion forward’ yapansa kurallara değil, kontrasta göre kombinlenmesi. Zendaya bir Spider-Man basın etkinliğinde kırmızı forma üstünü ekose etek ve sivri burunlu topuklu ayakkabıyla tamamlarken, Rihanna aynı parçayı fırfırlı bir mini etek üstüne giyerken karşımıza çıkabiliyor. Bu aslında spordan ilham alan mikro trendler açısından ilginç bir gelişme çünkü bu zaman dek çoğunlukla sokak stilinin bir parçası halini alan ‘tenniscore’, ‘gorpcore’ gibi trendlere kıyasla futbol en beklenmedik ve ters köşe bir trend olarak kırmızı halılarda yerini almış oluyor.

Post image Pantone by Copenhagen Design: Pantone Renklerinden İlham Alan Tasarımlar
Pantone by Copenhagen Design: Pantone Renklerinden İlham Alan Tasarımlar

TASARIM

Calendar 19 Haz, 2026

Her Aralık ayında moda, tasarım ve iç mimarlık dünyası aynı sorunun yanıtını bekler: Pantone bu yıl ne seçti? 1999’dan bu yana her yıl bir renk belirleyen Pantone Color Institute’ün tercihi o yılın ruhuna, kolektif ihtiyacına ve kültürel kırılma noktasına dair küresel ölçekte okunmuş sinyaller veriyor.

2023’te Viva Magenta’nın gürültüsü, 2024’te Peach Fuzz’ın...

Her Aralık ayında moda, tasarım ve iç mimarlık dünyası aynı sorunun yanıtını bekler: Pantone bu yıl ne seçti? 1999’dan bu yana her yıl bir renk belirleyen Pantone Color Institute’ün tercihi o yılın ruhuna, kolektif ihtiyacına ve kültürel kırılma noktasına dair küresel ölçekte okunmuş sinyaller veriyor.

2023’te Viva Magenta’nın gürültüsü, 2024’te Peach Fuzz’ın yumuşak iyimserliği, 2025’te Mocha Mousse’un sıcak ve içe kapanık tonu ve 2026 yılı için herkesi şaşırtan o renk: Cloud Dancer. Renkleri yalnızca bir tasarım dili olmaktan çıkarıp günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasına dönüştürmeye devam eden Pantone by Copenhagen Design da Pantone’dan ilham alan porselen kahve fincanları, termoslar, mumluklar ve planlayıcılar ile yaz sezonunda Türkiye’de tasarım, kahve ve yaşam kültürünü bir araya getiriyor. Minimal tasarım anlayışıyla üretilen koleksiyonlar; estetik, fonksiyonellik ve renk psikolojisini bir araya getirirken, özellikle kahve kültürü ve yaşam alanlarında dikkat çekici bir deneyim yaratıyor. Panto markasının Türkiye’ye getirdiği Pantone ürünleri; konsept mağazalar, tasarım mağazaları, zincir mağazalar, müze mağazaları, kafeler ve seçili yaşam alanlarında bulunabiliyor.

Post image
"Caressing Zone": Kamusal Alanda Şefkat

KÜLTÜR - SANAT

Calendar 19 Haz, 2026

Gündelik yaşamda fiziksel temastan giderek daha fazla kaçındığımız bir dönemde, Madrid merkezli anonim sanat kolektifi Luzinterruptus tam tersine koşuyor. “Caressing Zone” adını verdikleri yeni yerleştirme konseptiyle kolektif, kentsel alanı geçici olarak bir temas ve şefkat koridoruna dönüştürmeyi planlıyor.

Proje, büyük bir kafes yapıya asılı yüzlerce yarı saydam tekstil...

Gündelik yaşamda fiziksel temastan giderek daha fazla kaçındığımız bir dönemde, Madrid merkezli anonim sanat kolektifi Luzinterruptus tam tersine koşuyor. “Caressing Zone” adını verdikleri yeni yerleştirme konseptiyle kolektif, kentsel alanı geçici olarak bir temas ve şefkat koridoruna dönüştürmeyi planlıyor.

Proje, büyük bir kafes yapıya asılı yüzlerce yarı saydam tekstil koldan oluşuyor. Rüzgarın etkisiyle hareket eden bu kollar, içlerinden geçen ziyaretçilere hafifçe dokunuyor; izleyici isterse kolları kucaklamaya da davet ediliyor. Luzinterruptus’a göre rüzgar hiçbir zaman aynı hareketi tekrarlamadığı için eser, çevresine ve içinden geçen bedenlere sürekli tepki veren canlı bir yapıya dönüşüyor. Gece saatlerinde her kolun üst kısmına yerleştirilen soğuk ışık, kıvrımları ve dikişleri öne çıkararak yerleştirmeyi kentin üzerinde süzülen dev ve ışıltılı bir organizmaya çeviriyor. Malzeme seçimi de tesadüfi değil. Kadın çoraplarını andıran yarı saydam kumaşlar hem kırılganlığı hem de ışık ve rüzgara verdiği sürekli tepkiyi temsil etmek için tercih edilmiş. Tarihsel olarak kadınlık ve görünmez emekle ilişkilendirilen bu dokular, kentsel ölçekte anıtsal ve kolektif bir yapıya dönüştürülerek özel alandan kamusal alana taşınıyor.

Post image LOEWE Craft Prize: Seramik Artık Tanıdık Değil
LOEWE Craft Prize: Seramik Artık Tanıdık Değil

TASARIM

Calendar 19 Haz, 2026

Lüks moda dünyasının zanaatkarlığa olan ilgisi yeni değil. Özellikle son yıllarda büyük evlerin atölye kültürüne, el emeğine ve geleneksel tekniklere yaptığı vurgu hem bir pazarlama stratejisi hem de gerçek bir estetik tutum olarak okunuyor. LOEWE bu eğilimin en tutarlı temsilcilerinden biri; 2016’dan bu yana her yıl düzenlediği Craft Prize ile zanaat dünyasının en sıra dışı isimlerini gün yüzüne çıkarıyor.

Bu yılki...

Lüks moda dünyasının zanaatkarlığa olan ilgisi yeni değil. Özellikle son yıllarda büyük evlerin atölye kültürüne, el emeğine ve geleneksel tekniklere yaptığı vurgu hem bir pazarlama stratejisi hem de gerçek bir estetik tutum olarak okunuyor. LOEWE bu eğilimin en tutarlı temsilcilerinden biri; 2016’dan bu yana her yıl düzenlediği Craft Prize ile zanaat dünyasının en sıra dışı isimlerini gün yüzüne çıkarıyor.

Bu yılki tören Mayıs ayında Singapur Ulusal Galerisi’nde gerçekleşti ve 133 ülkeden 5.100 başvuru arasından sıyrılan Güney Koreli seramikçi Jongjin Park, 50.000 Euro değerindeki ödülün sahibi oldu. Kazanan eser “Strata of Illusion”, ilk bakışta çökmekte olan yamuk döşemeli bir koltuk izlenimi veriyor. Daha yakından bakıldığında çakışmış gazete yığınını andırıyor. Oysa ikisi de doğru değil; söz konusu olan 50 santimetreyi geçmeyen kusursuz bir seramik heykel. Park, doku kâğıdı yapraklarını porselen sıvısına batırıyor, bin kata varan katmanlar halinde üst üste yığıyor ve fırına veriyor. Isıyla kâğıt tamamen yanıp yok olurken porselen, her katmanın, her kıvrımın, her el hareketinin izini taşıyan bir forma dönüşüyor. Ortaya çıkan yüzey jeolojik bir kesit gibi okunuyor: Soluk mavi, mercan kırmızısı, tebeşir sarısı, yosun yeşili renklerin sırtlar ve çukurlar halinde biriktiği katmanlı bir mineralizasyon.

Jüri tarafından “seramiğin ne olabileceğine dair beklentileri alt üst etme kapasitesi”ni gerekçe gösterilerek oy birliğiyle seçilen eser, zanaat ile çağdaş sanatın sınırının nerede bittiği sorusunu sormaya devam edeceğimizin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement