İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu 2013-1014 sezonunda Şeyh Galip’in ünlü eseri Hüsn-ü Aşk’a Dair’in modern dans uyarlamasıyla izleyici karşısına çıktı.

hüsn-ü aşk'a dair

Eser sembolik olarak Hüsn (güzellik) isminde bir kız ile Aşk isminde bir erkeğin aşkını anlatıyor. Tasavvufi bir alt metin üzerine oturan hikayede Hüsn ve Aşk çeşitli badireler atlatırlar, sonunda ayrı olduklarını sanarken yanıldıklarını anlarlar; Hüsn Aşk, Aşk da Hüsn olduğunu fark eder, asıl olanın birlik olduğu mesajı ile hikaye sonlanır.

hüsn-ü aşk'a dair

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu’nca sahnelenen uyarlamanın koreografisi Beyhan Murphy’e ait. Murphy Londra’da aldığı Çağdaş Dans eğitiminin ardından 1992’den beri İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde pek çok çağdaş ve başarılı projede yer almış, Baş koreograf olarak görev yapmış bir isim.  Bu eserde de yine çağdaş ve yaratıcı bir projeye imza atmış. Sahne üzerinde oluşturduğu geometrik keskin çizgiler hikâyenin fantastik ve yer yer karamsar havasını çok iyi öne çıkarmış. Sert figürleri bale estetiğinde yoğurmuş. Bu aynı zamanda aşık olma halinin de bir yansıması gibi; aşk da içinde hem yumuşaklığı hem keskinliği barındıran bir duygudur benim için hep. Kanatırken merhem olur.

hüsn-ü aşk'a dair

Aşk’ı canlandıran Arkın Zirek uzun yıllar pek çok önemli eserde baş dansçı olarak dans etmiş bir solist. Zirek’in tecrübesi sahnedeki duruşuyla kendini hemen belli ediyor; diğer dansçılarla birlikte değerlendirildiğinde Zirek yeni büyüyen ağaçların olduğu bir bahçede güzel ve heybetli bir çınar ağacıymış gibi hissettirdi bana. Her ne kadar eski performanslarına kıyasla çok daha az antresi olsa da Arkın Zirek’in kadroda yer alması dans severlerin ilgilisini arttıracaktır diye düşünüyorum.

hüsn-ü aşk'a dairKostüm tasarımı Ayşegül Alev’e ait. Kostümlerde ağırlıklı siyah kumaş ve deri kullanımı hem çok modern olmuş hem de eserin vermek istediği karanlık duygularla yüklü atmosferi çok iyi desteklemiş. Teatral çalışmalarda kostüm tasarımcılarının en büyük handikaplarından biri eserin gereği olan tasarımı oyuncu veya dansçının vücut yapısına uygun olarak yapmaktır. Ayşegül Alev bunu çok iyi başarmış. Kostümleri dansçıların vücut yapılarına en uygun biçimde tasarlamış.

Eserin müzikleri 1994’den bu yana pek çok başarılı dizi, film ve reklam müziğine imza atmış Rahman Altın’a ait. Eserin temposunu iyi dengeleyen modern mistik bir beste yapmış. Altın aynı zamanda Derviş Zaim imzalı Cenneti Beklerken ve Yılmaz Erdoğan’ın yönettiği Kelebeğin Rüyası film müziklerinin de bestekarı.

Ancak koreografi, kostüm ve müzikteki başarı eserin anlaşılmasını sağlamaya yetmiyor. Hüsn-ü Aşk öyküsü seyirciye geçmiyor. Üstelik birkaç kişi hariç dansçıların oyunculuk yeteneklerinin zayıf olması, yüzlerin manayı verememesi hatta solosu bitip kenarda duran dansçıların sahne üzerinde tamamen duygusuz dümdüz duruyor olması hikayenin anlaşılmasını oldukça güçleştiren sebepler arasında.

Uzun lafın kısası; bir dans tiyatrosu tadı almak istiyorsanız mutlaka hikayeyi önceden okuyup gidin. Aksi takdirde performans güzel bir koreografiden ibaret oluyor.

Hüsn-ü Aşk’a Dair’i 24 ve 28 Aralık ile 8, 13 ve 18 Ocak tarihlerinde Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi’nde izleyebilirsiniz.

Fotoğraflar: İstanbul Devlet Opera ve Balesi

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?