“Yazın da tiyatro mu olur?” sorusuna İkincikat Tiyatro, YARININ OYUNLARI ile “evet” cevabını veriyor. Sami Berat Marçalı’nın kolektif projesi kapsamında CAMBAZIN CENAZESİ, POZ, LET ve RÜVEYDA sırayla sergileniyor. Projenin ikinci oyunu POZ, gerek teması gerekse oyuncularıyla tiyatronun yazın da ne kadar keyifli olduğunu bana gösterdi.

poz3

Sami Berat Marçalı, Yarının Oyunları ile oldukça özgün ve ilginç bir projeye imza atıyor. Yazılacak oyunların konularını izleyiciler belirliyor. Yaptıkları anket sonucunda konu başlıkları olarak dönüşüm, ahlak, adalet ve medya seçiliyor. İşin daha da ilginç yanı ekipler de kurayla belirleniyor. Yani her oyunun yazarı, yönetmeni ve oyuncusu da tamamen ‘şan’s eseri oluşturuluyor. Projenin kuralı ise her oyun, on kez sergilenecek ve bir sonraki oyuna geçilecek. Her ekip, çalışmalara hızlıca başlıyor ve Yarının Oyunları, perdelerini 16 Temmuz’da Cambazın Cenazesi oyunuyla açıyor. Tatil nedeniyle bu seriye, ikinci oyun POZ’la yetişebildim, büyük bir hayranlıkla izledim ve ayakta alkışladım.

yarının oyunları

POZ oyununun teması ahlaktı.  Önce zaten oyunun ismi ve kurgusu etkiledi beni. Ahlak kavramı, oyunun tamamında, başında, ortasında ve sonunda irdelenmiş, yetmemiş oyuncularla tek tek, ikili, üçlü ve çeşitli kombinasyonlarla yeniden masaya yatırılmış. Oyun, önceden verilmiş sahte bir poz ile başlıyor ve sonunda verilen gerçek bir poz ile sona eriyor. Başlarda her şey sakin gidiyor, sonra sahneye gelen diğer oyuncularla, oyuncuların yavaş yavaş ortaya çıkan gerçek yüzleriyle, paylaştıkları geçmişe dönük toplumsal ve bireysel ahlaksızlıkların oluşturduğu anılarla ortalık toz dumana katılıyor. Hangisi sahte hangisi gerçek bilinmiyor ya da bilinenler birbirine giriyor. Yavaş yavaş düğümler çözülüyor ve en sonunda her şey duruluyor. Ahlak çatısı altında başka konular da işlenmiş: aşk, aile, sevgi, saygı, evlilik, çocuk, siyaset, toplum… Sonuç olarak bu karışık, karmaşık ve kapsamlı oyunda ilk alkışı da oyunun yazarı Deniz Madanoğlu hak ediyor. Bu projenin kazandırdığı kadın tiyatro yazarı olarak metnini, hikayesini ve söz konusu kavramı yorumlamasını çok beğendim. Ayrıca, bu proje ile bir kadın tiyatro yazarının kaleminden çıkan bir oyun izleme fırsatı bulduğum için de çok mutlu oldum.

yarının oyunları

Oyunun yazarı kadın olduğu gibi oyuncuları da kadın. Sadece o poz’un yaratıcısı erkek, hem de ölmüş bir erkek! Tüm oyun, bu erkeğin etrafında dönüyor, aslında her şey bu erkeğin başının altından çıkıyor. Esra Dermancıoğlu, Selen Uçer, Banu Çiçek Barutçugil ve Gülce Oral, sahnenin dört silahşörleri olarak oyunun ve konunun hakkını fazlasıyla veriyor. Öncelikli olarak Esra Dermancıoğlu’nu nefes almadan izledim. Dizilerden performansını takdirle izliyordum ama sahnede resmen hem oynadığı karakteri hem de bizi uçurdu. Oyunculuğu sadece kendi diyaloglarından ibaret değil. Bakıyor oynuyor, gülüyor oynuyor, ağlıyor oynuyor, oturuyor oynuyor, kalkıyor oynuyor. Ayrıca duyguların yüksek olduğu sahnelerdeki kırılmaların, gerginliğimizin kahkahayla dağılmasının da sahibi yine kendisi. Diğer taraftan dizi ve filmlerde yakından takip ettiğim Selen Uçer’i, bir tiyatro oyununda görmeyi hep çok istemiştim. Kendisini POZ ile ilk defa  sahnede izlemek benim için büyük bir keyifti. Oyunculuğuna olan hayranlığım sahnede de gördükten sonra artarak devam etti. Banu Çiçek Barutçugil ve Gülce Oral ile de yine ilk kez bu oyun sayesinde tanıştım, tanıştığıma memnun oldum ve başka oyunlarda da izlemek için heyecanla beklemeye başladım. Kısaca bu başarılı dört kadın oyuncu, kadın olmanın güzelliğinden ziyade zorluğunu ve acısını kadın gözünden anlattı, yaşadı ve bize de yaşattı.

yarının oyunları

Oyun, İkincikat Tiyatro’nun Karaköy’deki daimi binasında sergilendi. Sahnenin küçük, oturma düzeninin numarasız dolayısıyla seyircilerin de sahneye her açıdan hakim olması da oyunu büyük bir keyifle izlememizde etkendi. Sahne düzeni ve kostüm de yine konu ve temanın anlam ve önemine fazlasıyla uygundu. Bu konuda verilen emeği de haliyle takdirle karşıladım.

Alkışlarımın en büyüğünü de Sami Berat Marçalı’ya iletiyorum. Sadece oyunun yönetmeni olduğu için değil tüm bu projenin yaratıcısı olduğu ve bizi de yaz boyunca tiyatro izleme zevkimizden mahrum bırakmadığı için. Eminin benim gibi bu oyunları izleyen herkesin kendisinden tek bir talebi olacak: Yarının Oyunları ,tiyatro sezonunda da devam etsin! Böylesine başarılı oyunlar, sadece yaz dönemiyle sınırlı kalmasın.

ikincikat-temmuz-980x0-540x215

Yarının Oyunları’nda başlangıcı POZ ile yaptım ve şimdi de LET’i izlemek için sabırsızlanıyorum. Sonrasında da RUVEYDA var. Salonun her gösterimde dolu olduğu bu oyunlara bilet almak için şimdiden sıraya girmelisiniz. Neden mi? Çünkü özgün bir proje, harika oyunlar, muhteşem oyuncular, inanılmaz yönetmenler ile Yarının Oyunları’na seyircisiz kalınmaz!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?